<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <title>Atilla Bilgin's blog</title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin"/>
  <link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.edirnetv.com/blog/10/atom/feed"/>
  <id>http://www.edirnetv.com/blog/10/atom/feed</id>
  <updated>2008-05-23T12:08:27+03:00</updated>
  <entry>
    <title>Trakya nın en uzun ömürlü görsel spor programı haftanın spor panoraması 16 yaşında</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/trakya-nin-en-uzun-omurlu-gorsel-spor-programi-haftanin-spor-panoramasi-1" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/trakya-nin-en-uzun-omurlu-gorsel-spor-programi-haftanin-spor-panoramasi-1</id>
    <published>2008-10-12T10:52:28+03:00</published>
    <updated>2008-10-12T10:52:28+03:00</updated>
    <author>
      <name>Atilla Bilgin</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Trakya televizyonu ile 1992 yılında Görsel Yayın Yaşamına giren, 1995 yılından bu yana Edirne Televizyonunda aynı isimle spora hizmetine devam eden “Haftanın Spor Panoraması” Trakya’nın, belki de Türkiye’nin en uzun ömürlü ve istikrarlı spor programı olmakta devam ederken, 7 Ekim 2008 Salı günü başlattığı 2008 / 2009 yayın dönemi ile 16 yaşına girmiş olmanın gurur ve onurunu taşıyor.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Trakya televizyonu ile 1992 yılında Görsel Yayın Yaşamına giren, 1995 yılından bu yana Edirne Televizyonunda aynı isimle spora hizmetine devam eden “Haftanın Spor Panoraması” Trakya’nın, belki de Türkiye’nin en uzun ömürlü ve istikrarlı spor programı olmakta devam ederken, 7 Ekim 2008 Salı günü başlattığı 2008 / 2009 yayın dönemi ile 16 yaşına girmiş olmanın gurur ve onurunu taşıyor.</p>
<p>           Hiç kuşkusuz Haftanın Spor Panoraması Programının bu günlere ulaşmasında, devamlılık ve istikrar kazanmasında başta yıllık yayın programlarında Haftanın Spor Panoramasını daima yer veren televizyon sahipleri ve yöneticileri kadar, programlarda yer alan sporun içinden gelen arkadaşlarımızın, bu programa özel bir ilgi gösteren Edirneli ve Trakyalı spor severlerimizin ve izleyicilerimizin yadsınamayacak katkıları olmuştur ve olmakta da devam etmektedir.</p>
<p>          Şunu altını çizerek belirtmek isterim ki, Haftanın Spor Panoraması Programı içeriğinde sadece aktüalite ve habercilik etkinliklerine yer vermekle yetinmemiş, yayın alanı dahilindeki spor severlerin ve izleyicilerimizin çeşitli spor dallarına olan sevgilerini, sporsal bilgi ve eğitimlerini artırmayı, sporcuların ve yöneticilerin motivasyonlarını yükseltmeyi, amatör kulüplerimize çalışmalarında yardımcı olabilmeyi, sorun ve isteklerinin spor ilgilileri ve sorumlularına iletilmesini, keza sporu yönetenlerin istek arzu ve önerilerinin kulüplerimize ve spor camiasına duydurulmasını önemli bir misyon olarak kabul etmiştir.</p>
<p>          Örneğin, 16 yıllık faaliyetimizin muhtelif dönemlerinde gerçekleştirdiğimiz, bir kısmını da gerçekleştirmekte olduğumuz Edirne ve Keşan’ın tekrar 3’cü Lige dönebilmesini irdeleyen paneller, sezon sonlarında Amatör Liglerdeki başarılı takım, antrenör, hakem ve futbolcular için düzenlenen ödül törenleri, kazananlara değişik ödüllerin verildiği spor içerikli bilgi yarışmaları, son iki yıldır 25 Kasım Stadında oynanan Süper Amatör Lig maçlarının ve Mimar Sinan Kapalı Spor Salonunda oynanan üst kademe basketbol maçlarının canlı olarak yayınlanması, amatör takımlarımıza ligler öncesinde hazırlık maçları yapabilme fırsatı yaratmak için “ETV Futbol Turnuvası” düzenlenerek bunun geleneksel hale getirilmesi sadece aktüaliteyi haberciliği öncelikle benimsemediğimizin canlı örnekleridir.</p>
<p>           Program içeriğimizin oluşturulmasında, Haftanın Spor Panoramasının kuruluşundan bu güne kadar yapım ve sunucusu olarak en çok itibar ettiğim kaynak spor severlerimizin ve program izleyicilerimizin görüş, öneri ve istekleri ile zaman zaman yaptığımız kamu oyu yoklamalarıdır.</p>
<p> İsteklerinizin yerine getirilmesinde bizi zorlayan konu ise programlarımıza konuk alabilme miktarımızın program yöneticimiz dahil 5 kişi olarak, program süresinin de  bir saat ile sınırlandırılmış olmasıdır. </p>
<p>           İlk yıllarda Haftanın Spor Panoramasına 25 kişilik Edirne spor futbol takımının tamamını, Basketbol ümit milli takımımızın 18 kişilik genel kadrosunun tamamını konuk edip akşam haberleri ile gece haberleri arasındaki 3 saatlik sürenin bize ayrıldığını hatırlarım. Ama artık bu mümkün değildir. Ne RTÜK ne TV sahipleri nede artan programlar ve reklamlar buna müsaade etmemektedir.</p>
<p>           Bu sezonda ise programlardaki yorumcu sayımızı azaltıp, her programa hiç değilse o haftanın gündemine giren 1 yönetici, 1 Teknik adam ve 1 sporcuyu konuk etmeyi düşünüyoruz. Hiç kuşkusuz Haftanın Spor Panoraması Programının yaşamını ve devamını sürdürmesi bu programın sponsorlarca desteklenmesine bağlıdır.</p>
<p> Bu nedenle şimdiye kadar bize desteklerini sürdüren ve başarımızda hisseleri bulunan Haftanın Spor Panoraması Programının sponsorlarına da teşekkürlerimizi sunmayı bir borç biliriz.</p>
<p>Atilla BİLGİN</p>
<p>ETV Haftanın Spor Panoraması Programı Yapım ve Sunucusu</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Etv Spor Panoraması Programı Sporun Hizmetinde</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/etv-spor-panoramasi-programi-sporun-hizmetinde" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/etv-spor-panoramasi-programi-sporun-hizmetinde</id>
    <published>2008-09-11T10:05:45+03:00</published>
    <updated>2008-09-11T10:05:45+03:00</updated>
    <author>
      <name>Atilla Bilgin</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p><strong>Etv Geleneksel Futbol Turnuvası 2 Yaşında</strong><br />
Edirne görsel basınının tek yerel televizyonu olan Edirne televizyonu sporun çeşitli dallarında Edirne’ye hizmetlerini sürdürürken, ETV’nin kuruluşundan bu yana sporun içinden gelen arkadaşlarımızla şu anda 15 yaşına ulaşan “Haftanın Spor Panaroması” ile bu hizmet kervanındaki yerimizi almaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p><strong>Etv Geleneksel Futbol Turnuvası 2 Yaşında</strong></p>
<p>Edirne görsel basınının tek yerel televizyonu olan Edirne televizyonu sporun çeşitli dallarında Edirne’ye hizmetlerini sürdürürken, ETV’nin kuruluşundan bu yana sporun içinden gelen arkadaşlarımızla şu anda 15 yaşına ulaşan “Haftanın Spor Panaroması” ile bu hizmet kervanındaki yerimizi almaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz.<br />
Bizim inancımıza göre özellikle yerel televizyonlarda spor programlarının amacı sadece aktüel spor hareketlerini yayınlamaktan, habercilik görevini sürdürmekten ibaret olmamalıdır.<br />
En etkileyici basın organı olan televizyonlar izleyicilerinin kendilerine olan olağanüstü ilgilerinden de yararlanarak programlarının içeriğine eğitim amacını da sokmak göreviyle de karşı karşıyadırlar.<br />
Bizler haftanın spor panoraması programının yapım ve sunucuları olarak kendimize görev saydığımız bu misyonu sürdürmenin sorumluluğu içinde hareket ediyoruz.<br />
İl merkezinde ve bazı ilçelerimizde düzenleyip yayınladığımız önemli spor adamlarının ve eğitim uzmanlarının yer aldığı paneller, her sezon sonunda başarılı takım ve oyuncuların tanıtılmasına ve onure edilmesine yönelik ödüllendirme organizasyonları, Türkiye’de ilk defa tüm amatör maçların yerinde arkadaşlarımız tarafından izlenerek görüntülü yorumlarının ekrana getirilirken eğitici faktörlere öncelik verilmesi, bu arada her hafta önemli bir spor lig maçının ve basketbol maçının canlı olarak yayınlanması Edirneli sporseverlerin alışageldiği ve ilgiyle izlediği etkinliklerimizdir. Şu anda Türkiye’de amatör lig maçlarını canlı yayınlayan ve bu konuda Türk Futbol Federasyonu Amatör Şube Müdürlüğü’nün taktir ve teşekkürlerine mashar olmuş tek televizyon olmanın gururunu yaşıyoruz.<br />
İşte bir süredir hazırlıklarını sürdürdüğümüz bir etkinliğimiz daha 2 yaşına girmek üzere. “ETV haftanın spor panoraması geleneksel futbol turnuvası” nın ilkini 2007- 2008 futbol sezonu öncesinde başarılı bir şekilde gerçekleştirmiştik. Süper Amatör Lig’in lk 4 sırasını alan takımların davet edildiği ilimizdeki sporla ilgili kuruluşların yetkililerinin de organizasyon ve yürütme komitesinde yer aldığı bu turnuvanın ikincisi 18 eylül- 21 eylül 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.<br />
Edirnespor, Keşanspor, Osmanlıspor ve Anafartalar’ın katılacağı bu turnuva İl Hakem Komitesi’nin atayacağı hakemlerimiz tarafından yönetilirken final gurubu maçları televcizyonumuz tarafından canlı olarak yayınlanacak.<br />
Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu toplantı salonunda organizasyon komitesi yetkililerinin ve kulüp temsilcilerinin katılımı ile yapılacak kura çekimi sonunda turnuvanın ilk maçları 18 Eylül Perşembe günü saat 15.00 de Keşan ilçemizin iki takımı Keşanspor- Anafartalarspor arasında saat 17.00 de de Edirnespor- Osmanlıspor arasında 25 Kasım stadında oynanacak.<br />
Final grubu maçları ise 21 Eylül Pazar günü saat 15.00 de ilk maçların mağlupları arasında 3’lük 4’lük için, saat 17.00 de de turnuvanın şampiyonunu belirlemek için ilk gün maçlarının galipleri arasında oynanacak.<br />
Edirne’de amatör futbola olan ilgiyi arttırmak halkımızı temiz havalı açık alanlara çekebilmek amatör takımlarımız da ligler öncesinde hazırlık maçları yerine geçecek ciddi karşılaşmalar yapabilmek amacını taşıyan bu girişimimizin şimdiden amacına ulaştığını, Edirne’deki spor severlerimizin ve kulüplerimizin bu turnuvaya gösterdiği büyük ilgiden anlıyoruz.<br />
Hiç kuşkusuz bu etkinlikleri gerçekleştirmekte en büyük desteğimiz televizyonumuzun devamlı izleyicisi olan onların görüş ve istekleri doğrultusunda programlarımızı düzenlediğimiz Edirne halkı ve spor severlerimizdir. Çünkü Türkiye’nin batıya açılan penceresi Edirne’ye iyi düşünülmüş iyi hazırlanmış kaliteli proğramlar layıktır.<br />
Edirneli spor severlerimizin bu ilgileri televizyonumuz sahip ve yöneticilerimiz spora olan olumlu yaklaşımları sürdüğü sürece ben ve arkadaşlarım iyi niyetli hizmetlerimize devam etmek arzusundayız.</p>
<p>Atilla Bilgin<br />
ETV Spor Yapımcısı</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Futbolda başarıyı etkileyen psikolojik diğer faktörler</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/futbolda-basariyi-etkileyen-psikolojik-diger-faktorler" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/futbolda-basariyi-etkileyen-psikolojik-diger-faktorler</id>
    <published>2008-08-24T18:34:07+03:00</published>
    <updated>2008-08-24T18:34:07+03:00</updated>
    <author>
      <name>Atilla Bilgin</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Önceki yazımızda futbolda başarıyı etkileyen en önemli psikolojik faktörlerden oyuncularla ilişkiler takımın oluşturulması ve yedekler sorunlarından bahsetmiştik. Bu yazımızda da en az onlar kadar önemli olan yöneticilerle ilişkiler, kurs ve kamplardan söz edeceğiz.<br />
Yöneticilerle ilişkiler</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Önceki yazımızda futbolda başarıyı etkileyen en önemli psikolojik faktörlerden oyuncularla ilişkiler takımın oluşturulması ve yedekler sorunlarından bahsetmiştik. Bu yazımızda da en az onlar kadar önemli olan yöneticilerle ilişkiler, kurs ve kamplardan söz edeceğiz.</p>
<p>  Yöneticilerle ilişkiler<br />
Yöneticiler tıpkı oyuncular antrenörler ve seyirciler gibi futbolun canlılık ve başarısında vazgeçilmez öğelerdir. Geçici bir süre için de olsa yöneticilerin kulübün ve takımın sorumluluk yüklenmiş mali riske girmiş sahipleri olduğunu antrenörler hiçbir zaman unutmamalı. Böyle bir psikolojinin etkisi altında davranış sergileyeceklerini hiçbir zaman unutmamak gerekir. Takımlarını seven takımlarıyla birlikte yaşayan onu yakından izleyen vaktini ve bazen de parasını bu yola harcayan tutkulu yöneticiler bu sporda hep gerekmiştir. Bundan sonra da gerekli olacaktır.<br />
Yukarıda belirtmeye çalıştığım sahiplik egosuyla o hep “babadır” yöneticidir. Teknisyen değildir. İşin teknik uygulayıcısı değildir. Antrenör ona çok dostça yanaşmak ve saygı göstermek zorundadır. Bununla birlikte üstlendikleri görevlerin farklı ve ayrı olduğunu ona mutlaka belirtmelidir. Birbirlerine karşı yardımda bulunmalıdır. Ama yönetici antrenörün antrenör yöneticinin işine karışmamalıdır.<br />
Antrenör – yönetici ilişkilerinin olumlu geçmesinde bence her şey antrenörün gerçekçi akıllı ve zeki olmasına bağlıdır. Unutulmaması gerekir ki başarı kolektiftir birlikte elde edilir. Yönetici de bu konuda hem zamanını hem parasını harcadığına toplum önünde ismini ortaya koyduğuna göre kazanılan başarıda mutlaka hisse sahibi olduğunu hissetmek karşı taraftan duymak ister. Antrenör tüm başarı payını kendisi almaya çalışırsa bu yöneticiler arasında olumsuzluk yaratabilir. Yöneticinin çalışma isteğini azaltır. Örneğin ben uyguladığım şöyle bir davranışla en zor yöneticileri dahi kendime bağlamayı onu dost yapmayı başarırdım. Şöyle ki; her yöneticinin takımda oynamasını istediği bir futbolcu vardır. Bunu pek belli etmek istemez. Eğer ben de o oyuncuyu o hafta oynatmak istemiyorsam onu tuttuğunu bildiğim yöneticinin yanına dostça yaklaşır “sizin doğru görüşleriniz var. Şu iki oyuncu arasında tercih yapacağım. Siz ne dersiniz” diye sorardım. Tabii ki o hemen “aman hocam siz bilirsiniz, bizim ne haddimize, ama benim naçizane görüşüm falan futbolcu” diyerek onun sevdiği futbolcuyu aslında benimde işime gelen futbolcuyu takıma alırdım. Hele o hafta sonuç iyi olursa gider ona bir de teşekkür ederdim. Bütün sezon o yönetici ile ilişkilerim hep iyi olurdu. Tabii ki paçayı kaptırıp yanlışlık yapmamak şartıyla…</p>
<p>     Kurslar ve Kamplar<br />
Profesyönel kulüplerde ve Milli Takımlarda oyuncuları maçların ve antrenmanların dışında bir araya getirmek sık sık görülen zorunlu bir yöntem haline gelmiştir.<br />
Yöneticilerin çeşitli bölgelerden ve takımlardan gelen oyuncuları bir mevsimde ancak dört beş kez bir araya getirebildikleri Milli Takımlar bu gibi kurslar için en uygun fırsatlardır. Ama sporcular için düzenlenen kursların çok uzun sürmemesi gerekir. Çünkü kısa zamanda ortaya çıkan sıkıntı ve tekdüzelik psikolojik bakımdan ulaşılmak istenen amaca ters ve zararlı bir etki yapabilir.<br />
Kulüp futboluna gelince. Kurslara ya da yaygın biçimde yararlanılan kamplara oyuncunun maçın önemini kavraması için başvurulabilir. Oyuncuları genellikle maçtan önceki gece ya da maç sabahı bir yemekte bir araya toplamak yeterlidir. Tabi yemek olayı aynı zamanda oyuncunun maç öncesi beslenmesini denetleme olanağı da sağlar.<br />
Ancak kamp olayında da fazla aşırı gitmemek gerekir. Çoğunlukla evli ve aile babası olan oyuncuların normal yaşamlarını sürdürmeyi özledikleri unutulmamalıdır. Alışkanlıklarından sevdiklerinden ayrı kalmak onları tedirgin edebilir.<br />
Önümüzdeki yazımda ise çok önemli olan “maç öncesi sohbet” ve “maç sonrası eleştiri” “genç futbolcular” konularını sizlere sunacağım.</p>
<p>Atilla Bilgin<br />
Futbol Teknik Direktörü<br />
ETV Spor Programı Sorumlusu</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title> Futbol ve psikoloji</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/futbol-ve-psikoloji" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/futbol-ve-psikoloji</id>
    <published>2008-08-09T20:28:44+03:00</published>
    <updated>2008-08-09T20:28:44+03:00</updated>
    <author>
      <name>Atilla Bilgin</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Futbol oyununda psikoloji başarıyı etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Aslında yaşamın her anında insanı etkisi altında bulunduran psikoloji futbol alanında da hakim bir pozisyona sahiptir.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Futbol oyununda psikoloji başarıyı etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Aslında yaşamın her anında insanı etkisi altında bulunduran psikoloji futbol alanında da hakim bir pozisyona sahiptir.<br />
Biz bu yazımızda amatör ve profesyönel futbolun bazı önemli safhalarındaki bazı psikolojik kurallardan söz etmek istiyoruz. Şöyle ki psikolojinin belirleyici faktör olduğunu  başarıyı en direk yoldan etkilediği, oyuncularla ilişkiler, takımın oluşturulması, yedekler sorunu, yöneticilerle ilişkiler, kamplar ve çeşitli seminerler, kurslar, maç öncesi konuşması maç sonrası eleştiri ve genel futbolcularla ilişkiler konularına değineceğiz.</p>
<p>OYUNCULARLA İLİŞKİLER : Antrenman ve maç sahalarının dışında futbol olayı çerçevesindeki bir grup insan örneğin oyuncular, sorumlular, taraftarlar birlikte yaşamak ve birbirleriyle anlaşmak durumundadırlar. Futbol bir grup psikolojisini gerektirir. Bu kişiler oyuncularının her biriyle ayrı ayrı ilgilenmeli sık sık onlarla konuşmalıdır. Çünkü antrenörlerin ve eğitimcilerin oyuncuların hangi koşullarda yaşadığını maçlara ve antrenmanlara nasıl hazırlandıklarını bilmeleri gerekir.<br />
Sağlık sorunları ruhsal sorunlar, oyuncunun özel yaşamından kaynaklanan özel sorunlar, davranışları, formu ve randımanı üzerinde kötü etkiler yaratabilir. Mutsuz, endişeli, öfkeli, halsiz ve maçlarda başarısız bir oyuncunun neden böyle olduğu araştırılmalıdır. Fizik ve moral çöküntü içindeki bir oyuncuya güç vermek önce durumunu anlamaya bağlıdır.<br />
Antrenörün en güç işi oyuncuları birleştirerek bir takım oluşturmaktır. Sporcular arasındaki ilişkileri denetlemek, çekişme ve kıskançlıkları gidermek, tutkuları yatıştırmak kolay bir iş değildir. Oyuncular arasında dostluk bağları kurulmasına antrenör tarafsız ve otoriter tavrıyla yardımcı olmalıdır.<br />
Elbette ki antrenörün genç bir oyuncuya karşı tavrıyla daha çok ikna etmeye çalışacağı yaşlı bir oyuncuya karşı tavrı aynı olmayacaktır. Bununla birlikte en önemlisi hep kendisi olarak kalması, düşünmek için kendine vakit ayırması, kararları yalnız başına vermesidir. Çünkü hep başkalarının önerilerine kulak verirse kolayca kararsızlığa düşebilir. Bir süre sonra kendisini dahi tanıyamaz olur. İyice düşünmekten sonra kendisinin de onayladığı kararı vermeli ve tavizsiz uygulamalıdır.</p>
<p>TAKIMIN OLUŞTURULMASI: Kuşkusuz futbol oyununda her şey eldeki oyuncuların ve bunların form durumuna bağlıdır. Çoğu kez gücü yerinde bir yedek futbolcu çaptan düşmüş asıl oyuncudan iyidir. Ancak altın kural takıma duyulan güveni mümkün olduğu kadar sık ve uzun zaman gösterebilmek üzücü ve olumsuz olaylarla futbolculara gözdağı vermek gibi ani kararlarla takım düzenini bozmamak güvensizliğe yol açmamaktır.<br />
Bu arada çoğu kez geçerli olan ve antrenörü haklı çıkarabilecek bir kural da kazanan takımın bozulup yerine yeni bir takım oluşturulmasıdır. Ama böyle bir şeyin her zaman yapılmayacağı ayrıca böyle değişiklikler için elde çok zengin bir kadro bulunması gerektiği unutulmamalıdır.</p>
<p>YEDEKLER SORUNU: Yedeklerin asıl oyuncularla yaklaşık aynı düzeyde olduğu durumlarda bu sorunu çözmek bazen güç olabilir. Çünkü oyuncunun kendini takımın dışına itilmiş olarak görmesi sonucunda düşeceği hayal kırıklığı anlaşılmayacak bir duygu değildir. Kızgın oyuncular gruplaşmalar için tehlikeli bir durum yarattıkları gibi zaman zaman çözülmesi çok güç sorunlar da yaratırlar. Şunun altını çizerek belirtelim ki yaklaşık 40 yıllık antrenörlük  yaşamımda en zorlandığım durumlar yedek futbolcuları maçlardan önce açıklarken olmuştur. Özellikle elinizde 20 futbolcunuz varsa listeye giremeyecek futbolcuları açıklamak kadronun ilanından da defalarca zor olmuştur.<br />
Aslında işe küçültücü olan yedek kavramını kaldırmakla başlamak gerekir. Bir takımda asıl oyuncu oldukları herkesçe kabul edilen kilit iki üç yada dört kişi deneyimlerini yaşlarını ve yeteneklerini elbette kullanacaklardır.  Ama öbür bütün oyuncular yerlerini korumak ya da takıma girmek için ara vermeden canla başla çalışmalı, antrenmanlarda olduğu gibi karşılaşmalarda da bu amaçla mücadele etmelidirler.<br />
Her gün saatlerce oyuncuları ile birlikte yaşayan onların tepkilerini izleyen randımanların  ve formlarını nesnel olarak değerlendirebilen antrenör, takımı kurma konusunda en iyi karar verebilecek kişidir. Takımın başarısızlığa uğraması halinde koşullar ne olursa olsun kendisini bir numara  suçlu düşüren ağır sorumluluklar yüklenmiş olması bu görüşümüzün doğruluğunu açıkça gösteren bir gerçektir. Bundan sonraki yazımda futbolda başarıyı etkileyen diğer psikolojik faktörlerden söz edeceğim.</p>
<p>Atilla Bilgin<br />
Futbol Teknik Direktörü<br />
ETV Spor Programı Sorumlusu</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>İyi bir antrenörde aranılan nitelikler</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/iyi-bir-antrenorde-aranilan-nitelikler" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/iyi-bir-antrenorde-aranilan-nitelikler</id>
    <published>2008-07-28T12:05:00+03:00</published>
    <updated>2008-07-28T12:05:00+03:00</updated>
    <author>
      <name>Atilla Bilgin</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Katıldığım uluslar arası seminerlerden birinde İngiliz Futbol Eğitim Dairesinin ünlü eğitimcisi Charles Hughes’ten dinlemiştim.<br />
İngiltere’nin en eski ve deneyimli aynı zamanda başarılara imza atmış 10 antrenörden iyi bir antrenörün sahip olması gereken 10 özellik sorulmuş. Verilen cevaplarda birbirinden az veya çok farklı 90’ın üzerinde özellik toplanmış.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Katıldığım uluslar arası seminerlerden birinde İngiliz Futbol Eğitim Dairesinin ünlü eğitimcisi Charles Hughes’ten dinlemiştim.</p>
<p> İngiltere’nin en eski ve deneyimli aynı zamanda başarılara imza atmış 10 antrenörden iyi bir antrenörün sahip olması gereken 10 özellik sorulmuş. Verilen cevaplarda birbirinden az veya çok farklı 90’ın üzerinde özellik toplanmış. </p>
<p>  Bu örnek gösteriyor ki antrenörde bulunması gereken nitelikler sınırlanamaz. Her ileri sürülen niteliğin çalışılan ortama takımlara mevcut şart ve olanaklara göre çalıştırılan futbolculara göre doğruluk payı vardır. Hiç biri yanlış ve gereksiz kabul edilemez. </p>
<p> Yadsınamayacak bu gerçek nedeniyle ben sizlere İngiltere’de yapılan bu araştırmada en çok oy alan ilk 10 nitelikten söz edeceğim.</p>
<p><strong> 1- HEVES: </strong>Bu iddiaların kendiliğinden harekete geçmesini sağlayan faktördür. Bir antrenörde aranılan diğer niteliklerin çoğu bundan kaynaklanır. Heves hiçbir zaman becerinin yerini tutmasa da, beceri ne kadar çok olursa olsun heves noksanlığının yerini tutmaz. Eğer bir antrenör bu mesleği ileri derecede sevmeden sadece beceri ve üstün yeteneklerine dayanarak seçmişse zorluklar karşısında ısrarlı ve azimli olamaz.</p>
<p><strong> 2- SEBAT:</strong> Hayatta elde etmeye değer hiçbir şey kolay elde edilmez. Sebat bir işlem boyunca gösterilen devamlılıktır. Aynı zamanda işe bağlılık da gösterilen iman ve işin doğru olduğunu gösteren inançtır. Sebat, yukarıda bahsettiğimiz heves ve sevgi ile birleşirse o antrenörün en büyük avantajı ve gücü olur.</p>
<p><strong> 3- SABIR:</strong> Sabrın daima ödüllendirileceği söylenir. İlerleme bazen çok yavaş olur. Ve insan ne kadar yükseklere çıkarsa o kadar yavaşlar. Bu nedenle sabır yüksek performans gösteren antrenör ve oyunculara aynı derecede özgüdür. Aslında bu özellik diğer bir çok alan ve meslek dallarında da üstün performans için en önde gelen yetilerden biridir. Bu Türk halkının yaşamına “sabreden derviş muradına ermiş” öğüdü ile girmiştir.</p>
<p><strong> 4- DÜRÜSTLÜK: </strong>Dürüstlüğün yerini alacak hiçbir şeyin olmadığını söylemeye gerek yoktur. Antrenör dürüst değilse meslek arkadaşları üzerinde etkin bir pozisyon işgal etmesine imkan yoktur. Unutmamak gerekir ki antrenörün kendi alanındaki başarısında antrenörler arasındaki yardımlaşmanın ve zaman zaman meslektaşlarında da destek alabilmesinin önemli rolü vardır.</p>
<p><strong> 5- İYİ ÖZELLİKLER: </strong>İyi bir antrenör özellikle tutum yönünden iyi örnek teşkil etmelidir. Böylece aynısını karşısındakinden de bekleme imkanına sahip olabilir. Onu örnek haline getiren iyi özellikler futbolcularında kendiliğinden iyi bir örnek olmalarını çağrıştırır. Sadece istemekle ve önermekle iyi örnek olunmaz ve yapılamaz. </p>
<p><strong> 6- AÇIK FİKİRLİLİK VE ARAŞTIRICI KAFA:</strong> İlerlemenin değişikliğe ve değişikliğinde yeni fikirlerdeki gelişmeye dayandığı çok açıktır. Soru sorma ve araştırma sürecinden yeni fikirler doğar. Aynı yoldan da aldatıcı fikirler açığa çıkar. Aşama göstermeyen körü körüne bildiklerinde ısrar eden statik bir antrenör yıllar öncesine bağlı kalmış bir müze eşyası gibidir. Günümüzde başarılı olma şansını yitirmiştir.</p>
<p><strong> 7- MANTIKLI VE İRDELEYİCİ KAFA, TEŞHİS YETENEĞİ:</strong> Etkili bir öğreti ve öğretim analiz ve sentez yapmaya yönelik mantıklı bir yaklaşmaya dayanır. Sadece kitaplardan ve kurslardan seminerlerden kazanılmış basma kalıp bilgilerle şartlı kalmayıp teşhis yeteneğinden yararlanarak mantıklı doğruları bu bilgilere katıp devamlı bir arayış içinde olmak şarttır.</p>
<p><strong> 8- OYUNCULARIN NASIL ÖĞRENDİĞİNE DAİR BİLGİ SAHİBİ OLMAK: </strong> Oyuncuların çeşitli öğrenme yollarından daha önce geniş şekilde bahsetmiştik. Geçen yazılarımızdaki bu bölümü bir kez daha gözden geçirmenizi öneriyoruz. Bu bilgiden yoksun olan bir antrenörün başarılı olması mümkün değildir. </p>
<p><strong> 9- ETKİN BİR ANTRENÖR OLMANIN PRENSİPLERİNİ BİLMEK: </strong>Oyunun kendini bilmek önemliyse de sadece bu yeterli değildir. Bu bilginin futbolcuya azami şekilde aktarılması etkin bir antrenörün prensiplerine bağlı olması ile mümkündür.</p>
<p><strong> 10- TEŞVİK YETENEĞİ: </strong>Bazı antrenörlerde oyuncularına sonsuz bir amaç duygusu aşılama yeteneği vardır. Yüksek bir amaç duygusu taşıyan bir kişide ancak beklenen normal performans ve başarı çizgisinin üstüne çıkılır. Bu nedenle teşvik yeteneği performansını arttırmanın ve başarı çizgisinin de üzerine çıkmasının anahtarı teşviktir. Başarılı bir antrenör amaca uygun teşvik yöntemlerini yerine ve zamanına göre teşvik etmeyi ve uygulamayı çok iyi bilmelidir. Bu diğer iş ve meslek kollarında da önemlidir..</p>
<p>                                                                                    Atilla Bilgin<br />
Futbol Teknik Direktörü<br />
ETV Spor Programları Yapımı ve Sunucusu</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Futbol eğitiminde oyun koşulu</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/futbol-egitiminde-oyun-kosulu" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/futbol-egitiminde-oyun-kosulu</id>
    <published>2008-07-09T10:28:23+03:00</published>
    <updated>2008-07-09T10:28:23+03:00</updated>
    <author>
      <name>Atilla Bilgin</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Oyun koşulu gerçeğe en çok yaklaşılarak yapılan en önemli eğitim şeklidir. Buna aynı zamanda en yoğun bir çalışma şekli olarak bakabiliriz. Bir futbolcunun peşinden koşmak, topun peşinden koşmak, bir başa sahaya doğru koşmak üçünün de kendine aynı özellikleri olan bir koşu şeklidir. Üçüne de hakim olan etkenlik koşudur. Ama topun peşinde koşarken yapılan bir hareket öğretilecekse bu bir hedefe doğru yapılan koşu esnasındakinden farklıdır. Aksi takdirde futbol eğitiminde “oyun koşulu”na uyulmamıştır.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Oyun koşulu gerçeğe en çok yaklaşılarak yapılan en önemli eğitim şeklidir. Buna aynı zamanda en yoğun bir çalışma şekli olarak bakabiliriz. Bir futbolcunun peşinden koşmak, topun peşinden koşmak, bir başa sahaya doğru koşmak üçünün de kendine aynı özellikleri olan bir koşu şeklidir. Üçüne de hakim olan etkenlik koşudur. Ama topun peşinde koşarken yapılan bir hareket öğretilecekse bu bir hedefe doğru yapılan koşu esnasındakinden farklıdır. Aksi takdirde futbol eğitiminde “oyun koşulu”na uyulmamıştır.</p>
<p>  Doğru bir çalışma şekli oyunu sahanın belirli bir bölümünde  oyunu kontrol altına almakla elde edilebilir. Ancak özel bir koşul meydana getirildiğinde çalışma daha da yoğunlaşır. Örneğin çabuk çalışma paslaşması yapılacağı zaman tek pas koşulu geçerli olabilir. Eğer yoğun çalışma dışardan yapılan  “overlap” çalışmaları ile ilgiliyse o zaman oyuncunun topu geçirdiği kişinin dışında koşması koşulu ile getirilebilir. </p>
<p>  Oyunun herhangi bir tarzı için koşul konulabilir. Ancak bir koşulun kesinlikle kişisel görüşe dayandığı bilinmelidir. Çünkü bazı hallerde bazı durumlar gerçekçilikten uzak olabilir. Ona aynısıyla bir futbol maçının yapısında rastlamayabilirsiniz. Bu nedenle koşulları sadece kısa süreler için zorunlu kılmak akıllıca bir iş olur. 15 dakikalık süreler bu bakımdan normal sayılır.</p>
<p>-OYUNU DONDURMA: Oyuncuların pozisyonlarının uygun olup olmadığını göstermek için bu yoldan oyun durdurulur. Bu yöntemin uygulamasında iki husus önem taşır.</p>
<p>1- Daha önceden kararlaştırılmış örneğin oyunculara oyunun duracağını belli eden ikili düdük sesi gibi bir işaret.</p>
<p>2- Yerlerinde durakalmış oyuncular hareketsiz kalmaktadırlar. Oyuncular yerlerinde birkaç metre dahi oynasalar bu bütün görünümü bozmaya yeter.</p>
<p>   Antrenörlük kendiliğinden oyunun durdurulmasını gerektirecek durumları saptayabilecek derecede uyanık ve çabuk görünüşlü olmalıdır. Oyuncu durdurmada göstereceği bir duraksama değişen bir duruma yol açacaktır. Ayrıca antrenörün oyunu örneğin hücum sırasındaki destekleyici açıların ve uzaklıkların gösterilmesi gibi nedenlerle durdurması gerekir. Özel bir çalışma esnasında eğer çalışma bu ise oyun sık sık gerekli uyarıları yapmak üzere durdurulur. Ancak oyunu çok kere değişik nedenlerle durdurmak da büyük bir hata olur.</p>
<p>-YENİ BAŞTAN ALMA VE PROVA: Oyun durdurulduğu sırada neyin hatalı yapıldığını göstermek için oyunu yeni baştan almak ve prova yapmak yararlı olur. Eğer oyuncuların pozisyonlarındaki hataya dikkat çekmek için oyun durdurulmuş ise bu yöntemle oyun yeni başa alınır ve oyuncuların nasıl daha iyi pozisyon alabilecekleri gösterilir. Arkadan bu pozisyonlardan oyunun daha iyi bir şekilde kurulacağı gösterilir.</p>
<p>  Oyunun yeni baştan alındıktan sonra oyuncuların bu pozisyonlara girmelerinin, önce yürüyerek sonra koşarak ve en sonunda maç hizayla koşarak provası yapılır. Doğal olarak oyuncuların değişik pozisyonlara girmelerinin provaları hiçbir zaman yeterli olmaz. Sonuçta kendilerinin bu değişik pozisyonların sağlayacağı yararı algılamaları gerekir.</p>
<p>-İLERİYİ DÜŞÜNMEK: Bu yöntemle antrenör oyuncunun yerine yüksek sesle düşünür. Çoğu kez bu yöntemden yeni baştan aldıktan sonra ve prova yaptıktan sonra yararlanılır. Oyun belirli bir konu üzerinde odaklaştırılmış ise antrenör oyuncunun düşüncelerini yeniden düzenlemesine ve çabuklaştırılmasına yardımcı olur. Bu yöntemde ancak doğal bir tehlike vardır. O da oyuncunun tamamen antrenörün düşüncesine güvenerek kendi kendine düşünmeyi bir yana bırakmasıdır.</p>
<p>    Antrenörlükteki bütün bu yöntemler az veya çok kesinlikle gerçekçi değildir. Bütün seanslar bu nedenle serbest oyunla son bulmalıdır. Antrenörün ve kullandığı yöntemlerin ne derece etkili olduğunu gösterecek tek geçerli test budur.</p>
<p>   Önümüzdeki yazımı “iyi bir antrenörde aranan nitelikler” konusunda kaleme alacağım.</p>
<p>Atilla Bilgin<br />
Futbol Teknik Direktörü<br />
ETV Spor Programları yapım ve sunucusu</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Oyun içi antrenörlük</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/oyun-ici-antrenorluk" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/oyun-ici-antrenorluk</id>
    <published>2008-06-24T15:17:54+03:00</published>
    <updated>2008-06-24T15:17:54+03:00</updated>
    <author>
      <name>Atilla Bilgin</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Bir antrenörün becerisi on birer kişilik 2 takımın karşı karşıya geldiği an en acımasız şekilde denenecektir. Maç içinde antrenörlük önceden olup biten her şeyin artık kendini göstermesi için son bir fırsattır. İyi bir oyun performansı sağlanması amacını güder. Bu bütün aşamaların sonuncusu olup önceden yapılan yatırımların semeresinin alınmasını öngörür.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Bir antrenörün becerisi on birer kişilik 2 takımın karşı karşıya geldiği an en acımasız şekilde denenecektir. Maç içinde antrenörlük önceden olup biten her şeyin artık kendini göstermesi için son bir fırsattır. İyi bir oyun performansı sağlanması amacını güder. Bu bütün aşamaların sonuncusu olup önceden yapılan yatırımların semeresinin alınmasını öngörür.</p>
<p>   Genel olarak oyun içi antrenörlük çok az bilindiği ve uygulandığı için antrenörlüğün en tatsız tarafını oluşturur. Oyun içi antrenörlük aslında çoğu kez antrenörün taç çizgisi boyunca bir sürü ilgisiz şaşırtıcı ve ilgiyi dağıtan uyarı ve tavsiyelerde bulunduğu bir antrenmandan ibarettir. Bu insanlar ne kadar iyi niyetli ve yaklaşımlarında gayretli olurlarsa olsunlar öğrenmek sadece bu yolda olmaktadır. </p>
<p>    Bazılarının anlayışına göre oyun içi antrenörlük gereksizdir. Futbolun kişisel inisiyatifini kısıtladığı ileri sürülür. Bu hatalı bir düşünüştür. Verilen teknikler ve basit antrenmanlar bir bütünü oluşturan parçaların saptanması ise oyun içi antrenmanda bu parçaların yerli yerine konulmasıdır. Bu parçaların kendiliğinden yerlerini bulmalarını beklemek saflık olur. Bu hiçbir zaman olmaz ve olmayacaktır.</p>
<p>   Oyun içi antrenörlük her türlü antrenörlükte olduğu gibi etkili olmak için esaslı temellere oturtulmalı, mantıklı ve sistematik olmalıdır. Oyun içi antrenörlüğün üç önemli konusu bulunmaktadır.</p>
<p>1- NE ÖĞRETİLMELİ ?<br />
Oyun içi antrenörlük oyuncuların bir takım olarak en iyi şekilde yerine getirecekleri faktörlere yönelik olmalıdır. Bu faktörler iki grupta toplanır. Savunma ve Hücum.</p>
<p>a) SAVUNMA<br />
<ul class="easylist"><li> Zamanı ve alanı sınırlama<br />
</li><li> Karşı koyma ve markaj<br />
</li><li> Blok yaparak savunma</p>
</li></ul>
<p>b) HÜCUM<br />
<ul class="easylist"><li> Alan yaratma ve kullanma<br />
</li><li> Pas verme ve deplase olma<br />
</li><li> Blok yaparak hücum </p>
</li></ul>
<p>   Yukarıdaki hususlarla ilgili olarak antrenör oyuncularını aşağıdaki 2 noktayı ne şekilde değerlendireceklerini öğrenmeye zorlayacaktır.<br />
<ul class="easylist"><li> Emniyet ve risk arasında değerlendirme<br />
</li><li> Olasılık hesaplarına göre değerlendirme. Yani herhangi bir belirli durumda yoğunlukla neyin başarılı olacağının saptanması. Oyun içi antrenörlük yine de diğerlerinden farklı bir şey değildir. Özellikle sırası ve mantıklı düzenleme en önemli konulardır.</p>
</li></ul>
<p>2- NEREDE ÖĞRENMELİ ? (Nerede öğretilmeli)<br />
Öncelikle güvenlik ve risk arasında yapılacak değerlendirme, dolayısıyla oyuncular antrenman yoluyla sabahın her üçte birlik bölümünde takım halinde oyun oynama deneyimini elde etmek zorundadırlar. Hücumda takım oyunu sahanın savunma tarafındaki üçte birinden ortadaki üçte birine ve ardından hücum tarafındaki üçte birine doğru geliştirilmelidir. Dikkat edilmesi gereken nokta hücumun, savunma üçte birinden, savunmanın ise hücumun üçte birinden başlatılacağıdır. </p>
<p>3- NASIL ÖĞRETMELİ ? ( Nasıl öğrenmeli)<br />
Oyunda antrenörlüğün 5 temel şartı vardır. Oyun kontrolü, bir takımın özel bir oyun tarzını sahanın belirli bir yerinde uygulaması gerekiyorsa o zaman oyunu o saha içinde kontrol etmek ve sınırlamakta yarar vardır. Örneğin takımın sahanın üçte birlik alanında boşluk yaratma konusunda çalışma yapması gerekiyorsa çalışma o saha içinde kontrol edilip sınırlandırılabilir. Bu yüzden bir hedef seçilmelidir. Örneğin ayağında top bulunan ve yüzü rakip kaleye dönük durumda bulunan bir hücum oyuncusu sahanın son üçte birinin kenarında yer alır. Hedefe ulaşıldıktan sonra çalışma yeniden başlatılır. Bu suretle iyileştirilmesi gereken oyun tarzı üzerinde zaman daha yoğunlaştırılmış olur. Oyuncuların her çalışma başlangıcından evvel gerçekçi bir şekilde yerleştirilmesine özen göstermek gerekir.<br />
Yukarıda bahsi geçen takım oyununun çeşitli yönleri başlangıçta sahanın üçte birlik bölümlerinde öğretilir. Bu oyun sonradan sahanın üçte ikilik bölümlerine intikal ettirilir ve sonuçta bütün sahaya serbest şekilde yayılır. Antrenörün çalışmayı kendi başlatmak suretiyle kontrol altında bulundurması gereklidir. Bu da topun belirli bir oyuncaya veya sahanın gerekli bir yerine atılması ile sağlanır.</p>
<p>Atilla BİLGİN</p>
<p>Futbol Teknik Direktörü<br />
ETV Spor Programları Sorumlusu</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Genç bir futbolcu nasıl öğrenir ?</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/genc-bir-futbolcu-nasil-ogrenir" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/genc-bir-futbolcu-nasil-ogrenir</id>
    <published>2008-06-07T10:52:03+03:00</published>
    <updated>2008-06-07T10:52:03+03:00</updated>
    <author>
      <name>Atilla Bilgin</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Genç oyuncularda başarma arzusu ve kendilerini diğer kişilere kanıtlama arzusu vardır. Onları başarılı bir şekilde harekete geçirmek için antrenörün aşağıdaki faktörleri göz önünde bulundurması gerekir.<br />
İLGİ GÖSTERME: Yaptığı işe ilgi göstermeyen futbolcu dar fikirli olur ve bu değiştirilmediği takdirde kötü sonuçlara neden olur.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Genç oyuncularda başarma arzusu ve kendilerini diğer kişilere kanıtlama arzusu vardır. Onları başarılı bir şekilde harekete geçirmek için antrenörün aşağıdaki faktörleri göz önünde bulundurması gerekir.</p>
<p>İLGİ GÖSTERME: Yaptığı işe ilgi göstermeyen futbolcu dar fikirli olur ve bu değiştirilmediği takdirde kötü sonuçlara neden olur.</p>
<p>HEVES SAHİBİ OLMALIDIR: Genç futbolcuda işin içinde olma ve katılma arzusu bulunmalıdır. Hevesten yoksun olan herhangi bir genç oyuncudan şüphelenilmelidir. Hevesli olan insanların daha az değil daha çok şey yapma arzusunda olduklarını hatırlatmakta yarar vardır.</p>
<p>İYİ ÖRNEKLERİ GÖRME VE İYİ STANDARTLAR OLUŞTURMA: Canlı olarak yada bir filmde iyi oyuncular görmek önemlidir. İyi oyuncuların ve yaptığı gözlenerek standartlar belirlenir. Şunu da ilave etmek gerekir ki standartlar sadece başarı değil aynı zamanda başarı ile ilgilidir. Başta saydıklarımız ve takdir ettiklerimiz olmak üzere diğer oyuncular gözlenmek sureti ile tutum ve alışkanlıklar doğar. Bu nedenle genç oyuncular için standartlar oluşturulmasında gerek yıldız oyuncuların gerekse oyuncuların üzerine düşen sorumluluklar tahmin edilemeyecek kadar büyüktür. Bu öğrenme araçlarını devreye sokmakla antrenör hem tutum hem de davranışlarda daha iyiye doğru kalıcı bir değişikliğe neden olabilir. </p>
<p>DOĞRU VE ÇOK SAYIDA ANTRENMANLA ÖĞRENME: Antrenmanın niteliği sıklık derecesinden daha önemlidir. Ne var ki gereken nitelik antrenmana ne kadar çok zaman ayrılırsa sonuçlar o kadar iyi olacaktır. </p>
<p>SONUÇLARIN IŞIĞINDA ÖĞRENME: Oyuncu ne kadar gelişme gösterirse antrenman da o oranda teşvik görür. Tıpkı ilaç almak gibi. Her zaman beğenmeye biliriz. Ama ortada bizi iyileştireceğine dair bir belirti varsa almaya devam ederiz. Doğru antrenman oyuncuların doğru hedeflerinin ayarlanmasını içerir ve bu şekilde ölçülebilir. Bu görev büyük çapta antrenmana aittir. </p>
<p>REKABET YOLUYLA ÖĞRENME: İlerleme kişinin elde ettiğinin daha ötesine ulaşabilmesini içeren bir süreçtir. İlerleme kişinin kendi sınırları içinde hiç durmadan çalışması ile sağlanmaz. Yani aşağıya bakılarak daha yukarıya tırmanılmaz. Oyuncular daha güç görevler yüklenerek daha iyi oyuncular yanında ve karşısında oynayarak gelişeceklerdir. Ancak görevin çok zor ve rakip oyuncuların üstün olmaması şarttır. Antrenörler genç oyuncular için bu rekabet ortamını başarı olasılığını hesaba katarak dikkatli bir şekilde hazırlamalıdırlar. </p>
<p>İNANÇ VE ÖĞRENME: İnsan gün bitiminde olanaklı olduğuna inandığından daha fazlasını başaramaz. Sorulması gereken olanaklı olan nedir? Bir çoğumuz başardıklarımızın değerini takdir edemeyiz. Aynı zamanda çoğumuz umutla yaşarız. Fakat çoğu umutlar gerçeğe dayandırılmaz. Antrenörler oyunlarını umut ve hırslarını yaratma ve geliştirme yolunda kendilerini daha fazla zorlamaya telkin ve teşvik etmelidirler. Buraya kadar genç öğrencilerin yani genç futbolcuların nasıl daha iyi öğrendiklerinin üzerinde durduk. Şimdi de futbolda neler öğrenilmesi gerektiğine bakalım. Usta bir oyuncu olmanın içerdiği faktörler nelerdir? Bunlar üç ana konudan ibarettir: Teknik, Kavrama ve Yatkınlık (form).</p>
<p>1- TEKNİK: Futboldaki teknikler mesleki araçlara benzer. Oyuncuya sunulan teknikler ne kadar iyi olur ve ne kadar geniş kapsamlı tutulursa oyuncu da o kadar iyi olabilir. Bu nedenle tek ayağı ile oynayan bir oyuncu o ayak teknik olarak ne kadar verimli olursa olsun öbür ayağını da teknik yönden aynı verimlilikte kullandıkça daha iyi olacaktır.</p>
<p>2- KAVRAMA: Kavrama insanın yapabileceğinin ne olduğunu ve neyin gerekli olduğunu anlayabilmesidir. Birinin yapamayacağını bildiği bir şeyi yapmaya kalkması en hafifinden beceriksizliktir. Neyin gerekli olduğunun kavranması bilgi, sezgi ve görüş gerektirir. Yani tekniği yüksek bir oyuncu çeşitli tekniklerini nerede ve ne suretle kullanacağını kavrayamaz ve sezemez ise usta bir oyuncu olmayabilir. Oyuncular çoğu kez maç sırasında top tekniklerini tam olarak ortaya koymazlar. Usta bir oyuncu takıma ve arkadaşlarına yararlı olabilmek için nasıl hareket etmesini bilir. Burada başarılı olabilmek için de kafasını oyun prensipleri yönünde çalıştırır. Bu kavramlar tam manası ile gerçek bir futbolcu anlayışı olamaz. Bir futbolcu tehlikeye atılmakla atılmamak arasında karar verirken sahada bulunduğu yerin niteliği oyunun gidişatı ve fiziksel koordinasyonunun taşıdığı önemi kavramak zorundadır. Bütün bunlar göstermektedir ki futbolda kavrama yeteneği ve maharet çeşitli faktörlerin bir araya gelmesiyle oluşmaktadır. </p>
<p>3- YATKINLIK: Yatkınlığa form da denilebilir. Çünkü müsabakalarda karşılaşılan problem ve engelleri en iyi şekilde çözebilecek durumda olma yeteneğidir. Yatkınlık, fiziksel ve düşünsel formun birlikte olmasını gerektirir. Bugün için bilindiği kadarı ile fiziksel formun nerede sona erdiği , düşünsel formun nerede başladığını saptayabilmek mümkün değildir. Aynı şekilde bir futbolcunun fiziksel durumunun düşünsel durumu üzerindeki etkisinden veya bunun tersinden söz edilebilmesi olanaksızdır. Yorgunluk, tekniğin bozulmasına yol açar. Maçlarda gollerin atıldığı dakikalar üzerinde yapılan bir inceleme ortaya bazı ilginç istatistikler getirmiştir. 76 golün atıldığı 30 maç üzerinden yapılan analizlerde 23 golün (% 30) oyunun son 15 dakikasında, 17 golün (% 22) oyunun son 5 dakikasında atıldığı görülmüştür. Bu istatistiklerde yatkınlık (form)’ın önemli bir faktör olduğunu göstermektedir. </p>
<p>   Gelecek yazımızda ise çok önemli bir konu olan düşüncelerin bir noktada toplanabilmesi (konsantrasyon) ve antrenörlüğün genel prensiplerinden söz edeceğiz.</p>
<p>Atilla BİLGİN<br />
Futbol Teknik Direktörü<br />
ETV Spor Programları Yapım ve Sunucusu</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Futbolda Öğrenmenin Prensipleri</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/futbolda-ogrenmenin-prensipleri" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/atilla-bilgin/futbolda-ogrenmenin-prensipleri</id>
    <published>2008-05-23T12:08:27+03:00</published>
    <updated>2008-05-23T12:08:27+03:00</updated>
    <author>
      <name>Atilla Bilgin</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Çoğu kez antrenörlük ve öğretim ne kadar çok çalışılırsa o kadar iyi olur şeklinde yanıltıcı bir düşünceye dayandırılmaktadır. Bu her zaman böyle olmayabilir.</p>
<p></p>
<p>Çalışma ancak kalıcı sonuçlar verir ve bu olgunun kesinliği hem iyi hem de kötü çalışma için eşit derecede geçerlidir. Böylece doğru uygulanmayan çalışma sonuçta kötü alışkanlıklar yaratacaktır. Öncelikle futbol eğitiminde bu temel gerçeğin kabul edilmesi gerekir.</p>
    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Çoğu kez antrenörlük ve öğretim ne kadar çok çalışılırsa o kadar iyi olur şeklinde yanıltıcı bir düşünceye dayandırılmaktadır. Bu her zaman böyle olmayabilir.</p>
<p>Çalışma ancak kalıcı sonuçlar verir ve bu olgunun kesinliği hem iyi hem de kötü çalışma için eşit derecede geçerlidir. Böylece doğru uygulanmayan çalışma sonuçta kötü alışkanlıklar yaratacaktır. Öncelikle futbol eğitiminde bu temel gerçeğin kabul edilmesi gerekir.</p>
<p>Futbol antrenörlüğü ile ilgili daha başlangıçta kafalardan çıkarılması gereken iki yanıltıcı düşünce daha vardır. Bunlardan birincisi futbolcuların doğal bir yetenekle dünyaya geldikleri ve antrenör ihtiyaçları olmayabileceği şeklindedir. Oysa ki gerçekler bu düşünceyi desteklememektedir.</p>
<p>Esas olan şudur ki yıllar boyunca uygarlıktaki ilerleme daha ziyade eğitimin gelişmesi ile izah edilebilir ki bu sayede her bir nesil bir sonraki nesile daha fazla bulgu ve daha iyi öğretim ve öğrenim teknikleri aktarabilmektedir.</p>
<p>Böylece insanoğlu daha hızlı koşabilmiş daha yüksek atlayabilmiş yer yüzünün en yüksek noktasına çıkmış ve aya ayak basmıştır. Bu başarılar usanmadan yapılacak çalışma ve eğitimin emrine verilmiş gelişmiş bilgilerin uygulamaya geçirilmiş olmasının sonucudur. Futbolcuları ve evrim sürecinden soyutlayabilmek mümkün değildir.</p>
<p>Değinilmesi gereken diğer bir yanıltıcı düşünce antrenmanlara tek başına çalışanların tekniklerinin oyuna yansıtılamayacağı yolundadır. Eğer bir oyuncu kendisine karşı koyacak birinin olmadığı bir durumda teknik yönden zayıf kalıyorsa oyuna teknik yönden getirebileceği hiçbir yarar yoktur. Ancak şu bilinmelidir ki kendisine karşı koyacak futbolcu yokken teknik yönden usta olan bir futbolcu ise oyun içinde rakip ve kendi takım oyuncuları ile bir araya geldiğinde zorluk çekebilir.</p>
<p>Eğitimin sahaya aktarılmasında meydana gelecek sonuçların yanlış bir kanıya yol açması deneme ve öğretim yapma arzusunu meydana getirir. Kişinin performansında başarılı olmadığı zaman öğrendiğinin başarılı olduğu zamankinden farklı olmadığı yolunda da tehlikeli bir varsayım vardır.</p>
<p>Oyuncuların rekabet havası içinde ve formda olmaları arzu edilmekle beraber öğretimdeki gelişmeler öyle olmalıdır ki herhangi bir yeni öğrenme ortamı başarı olasılığı ile dengeli bir şekilde yaratılmalıdır.</p>
<p>Futbolun etkili bir şekilde öğretilmesi ve öğrenilmesi daha ziyade doğru tutumların doğru alışkanlıkların ve doğru hareketlerin oluşturulmasına bağlıdır. Hem antrenörün hem futbolcunun öğrenime yönelik tutumu başta gelir.</p>
<p>Bu tutum iki nitelikle tanımlanabilir. Birincisi açık fikirli olmak, ikincisi ise araştırıcı zihniyette olmaktır. Açık fikirli olmak yeni düşünceleri kabullenmekte ve zihinsel canlılık ile gelişme için önemlidir. Dar fikirlilik ise her şeyi bildiğini sanan insanlara özgüdür. Bu kişinin kendisini yaşlı hissetmesinden veya gerçekten artık yaşlanmış olmasından kaynaklanır.</p>
<p>İkinci olan araştırıcılık ise yeni fikirleri değerlendirmede esastır. Yeni bir fikri sadece yeni olmak kriterine göre kabul etmek yanlıştır. İnsan yeni fikirleri sorgulamalı, analiz etmeli ve ilkesel olarak doğru olup olmadığını saptamalıdır.</p>
<p>Futbolda öğrenmenin yerini ve önemini anlayabilmek için şu soruyu soralım:</p>
<p>Teknik nedir? Beceri nedir?</p>
<p>Teknik bir becerinin uygulamasıdır. Pas, top kontrolü, sıçrayış ve dönüşler gibi alınan kararlar hem fiziksel hem de zihinsel unsurlar kapsadığını gösterir.</p>
<p>Futbolda beceri doğru zamanda doğru yerde olma ve duruma göre doğru tekniği kullanabilme yeteneğidir. Bu nedenle beceri seçme karar verme ile ilişkilidir. Futbol ise daha ziyade karar verme oyunudur. İşte sizlere futboldaki bazı basit istatistik gerçekler:</p>
<ul class="easylist">
<li>90 dakikalık bir futbol maçında top yaklaşık 60 dakika oyundadır. Geriye kalan zamanda oyun haricindedir.
</li>
<li>Başa baş bir oyunda her takım topun oyunda olduğu 60 dakikanın 30 dakikasında topa sahip olmaktadır.
</li>
<li>Topun oyunda olduğu süre içinde top sık sık havalanmakta 22 oyuncunun herhangi birinin oyun mesafesinden uzakta olmaktadır.
</li>
<li>2 takımdan herhangi bir tek futbolcu ortalama olarak topu 2 dakikadan daha fazla oyunda tutamaz.
</li>
</ul>
<p>Peki bu oyuncu topun oyunda olduğu 58 dakika boyunca ne yapar?</p>
<p>Cevap şudur: yargıda bulunur, karar verir, seçim yapar.</p>
<p>Bir gerçek de futbolun tüm oyunların en akıcısı olmasıdır. Zira tüm oyuncular ve top 360 derece içinde hareket eder ve oyunda asgari sayıda kural ve nispeten az duraklama vardır. Bu nedenle hızla değişen durumlar oyuncuların büyük çapta düşünsel uyanıklığını ve kendilerini oyuna vermelerini gerektirir.</p>
<p>Tüm bu gerçekler bizi temel bir noktaya getirir ki bu da kişinin nasıl antrenörlük yapacağı değil, genç bir oyuncunun nasıl öğreneceğidir.</p>
<p>Bu nedenle gelecek yazımda genç bir öğrencinin nasıl öğreneceğine ve bunların ana esaslarına değineceğim.</p>
    ]]></content>
  </entry>
</feed>
