<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
  <title>Beyazıt Sansı's blog</title>
  <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi"/>
  <link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://www.edirnetv.com/blog/8/atom/feed"/>
  <id>http://www.edirnetv.com/blog/8/atom/feed</id>
  <updated>2008-10-29T10:21:59+02:00</updated>
  <entry>
    <title>Köprülerimizin karanlığı ve anıtlar kurulu</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/koprulerimizin-karanligi-ve-anitlar-kurulu" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/koprulerimizin-karanligi-ve-anitlar-kurulu</id>
    <published>2008-11-19T10:06:45+02:00</published>
    <updated>2008-11-19T10:06:45+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Tarihi köprülerimiz neden aydınlatılmıyor?<br />
Meriç ve Tunca köprülerinin onarımları biteli nerdeyse 6 ay oldu.<br />
Yalnızgöz ve Bayezit köprüleri de geçtiğimiz haftalarda açıldı.<br />
Edirne’nin ziyneti olan bu tarihi gerdanlıklar, neden karanlıkta tutuluyor?<br />
Edirne’ye kimlik kazandıran ve aynı zamanda şehir içi ve şehir dışı trafiğin de vazgeçilmezleri olan bu güzel eserleri, neden gözlerden saklıyoruz?<br />
Bunların aydınlatılması bu kadar zor mu?<br />
Geçenlerde TREDAŞ Genel Müdürü Sayın Ahmet Erdoğan’a;</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Tarihi köprülerimiz neden aydınlatılmıyor?<br />
Meriç ve Tunca köprülerinin onarımları biteli nerdeyse 6 ay oldu.</p>
<p>Yalnızgöz ve Bayezit köprüleri de geçtiğimiz haftalarda açıldı.</p>
<p>Edirne’nin ziyneti olan bu tarihi gerdanlıklar, neden karanlıkta tutuluyor?</p>
<p>Edirne’ye kimlik kazandıran ve aynı zamanda şehir içi ve şehir dışı trafiğin de vazgeçilmezleri olan bu güzel eserleri, neden gözlerden saklıyoruz?</p>
<p>Bunların aydınlatılması bu kadar zor mu?</p>
<p>Geçenlerde TREDAŞ Genel Müdürü Sayın Ahmet Erdoğan’a;</p>
<p>“Bir babalık yap da bu tarihi köprülerimizi aydınlat. Bu güzellik de Edirnemize senin armağanın olsun” dedim.<br />
Verdiği yanıt;</p>
<p>“Köprülerin aydınlatılması işi, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun yetkisinde. Biz karışamayız” şeklinde oldu.<br />
Halkımızın kısaca “Anıtlar Kurulu” dediği bu kurul, neden böyle ağır davranıyor.</p>
<p>Tunca Köprüsü’nün onarımı sırasında da “köprünün gözleri oval mi, yuvarlak mı olsun” diyerek, köprülerin onarımını 2 ay geciktirmişlerdi.<br />
Haber aldığımıza göre;</p>
<p>Şimdi de Saraçlar caddesindeki havuz ve heykellerin yapımına “durdurma kararı” çıkarmışlar.</p>
<p>Bu Kurul’un Sayın Başkanı her kimse; basının karşısına çıkıp, verdikleri kararların gerekçelerini kamuoyuna açıklamalıdır.<br />
Aksi halde bu sayın Kurul, kamuoyunda güven ve itibar kaybetmeye devam edecektir.<br />
Ve belki de bir gün varlık nedeni tartışılmaya başlayacaktır.</p>
<p>BEDAVA KÖMÜR VE HOROZUN İNCİSİ</p>
<p>Kömür çok kötü zam yemiş.<br />
Geçen yıl 160 YTL’ye aldığımız Uzunköprü kömürü, bu yıl 220 YTL olmuş.</p>
<p>Yaklaşık yüzde 30 fiyat artışı olmuş.<br />
Hükümetin sebil gibi kömür dağıttığı bu dönemde, bu zam doğrusu akıl kârı değil.<br />
Bu arada şu notu da düşelim;</p>
<p>Kenar mahallelerde kömür yardımından yararlanan bir bölük fakir insanımız, tonu yüz liradan kömürlerini satmış.</p>
<p>Ucuz kömürü bulan bazı fırsatçı insanlarımız da; fırsat bu fırsat deyip, gelecek kışın kömürünü de bu seneden depolamış.</p>
<p>Hani horoz çöplükte eşinirken inci bulmuş da, götürüp sarrafa;<br />
“Bunu al, bana biraz darı ver” demiş ya...</p>
<p>Bedava kömür bulmuş gariban insanımızın ki de o hesap.<br />
Hükümetin dağıttığı bu bedava kömür işi, bir yerde cıvıklamıştır.</p>
<p>Hükümet böyle yapacağına, vereceği kömür bedeli kadar para versin. Böylesi daha gerçekçi olacaktır ve her türlü suistimalin önüne de geçilmiş olacaktır.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Karaçarşaf ve CHP</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/karacarsaf-ve-chp" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/karacarsaf-ve-chp</id>
    <published>2008-11-19T10:03:25+02:00</published>
    <updated>2008-11-19T10:03:25+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>CHP lideri Deniz Baykal’ın çarşaflı bir kadına CHP rozeti takması, dünkü yaygın medyada pek fazla yer almadı ama, TV ekranlarında nerdeyse flaş haber olarak irdelendi.<br />
İstanbul Sarıgazi’de partiye katılımlar nedeniyle yaşanan olay, bence hem CHP katmanlarında ve hem de karşıt siyasi partilerde çok tartışılacaktır.<br />
CHP lideri Deniz Baykal konuya ilişkin yaptığı konuşmada;</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>CHP lideri Deniz Baykal’ın çarşaflı bir kadına CHP rozeti takması, dünkü yaygın medyada pek fazla yer almadı ama, TV ekranlarında nerdeyse flaş haber olarak irdelendi.</p>
<p>İstanbul Sarıgazi’de partiye katılımlar nedeniyle yaşanan olay, bence hem CHP katmanlarında ve hem de karşıt siyasi partilerde çok tartışılacaktır.</p>
<p>CHP lideri Deniz Baykal konuya ilişkin yaptığı konuşmada;<br />
“Türkiye yol ayrımına geldi. Her kesimden insan yeni bir değerlendirme yapma, Türkiye’ye yeniden sahip çıkma gereği hissediyor. Kılık-kıyafetlerinden, bir insanın düşüncesini, ahlâkî kimliğini çıkarmak yanlış” diyor.</p>
<p>Tesadüfen bulunduğu yada sadece türkücü İbrahim Erkal’ı dinlemek için toplantıya katıldığı iddia edilen karaçarşaflı kadın ise, Tv mikrofonuna yaptığı açıklamada;</p>
<p>“Ne yani çarşaf giyen bir kadın CHP’ye üye olamaz mı? Ben kendi isteğimle toplantıya katıldım ve CHP’ye kaydımı yaptırdım” dedi.</p>
<p>Hem CHP liderinin ve hem de karaçarşaflı kadının sözleri, birçok yönüyle tartışmaya açıktır.<br />
Şimdi sorular sorulacak;</p>
<p>-CHP Atatürk’ün kılık-kıyafet devriminden taviz mi veriyor?</p>
<p>-Karaçarşaflıları dahi törenle partisine kaydeden CHP, üniversiteli kızların türbanına ne diyecek?</p>
<p>Bu sorular artarak uzayacak ve CHP belki de yeni bir yapılanmaya pencere açacaktır.<br />
Ben kendi kanaatimi söyleyeyim;</p>
<p>Karaçarşafın altındaki her Türk kadını mutlaka Atatürk ilke ve devrimlerine karşı değildir. Karaçarşaf bugün Anadolu’nun uzak kalmış birçok köyünde olduğu gibi, Edirne’mizin merkez köylerinde de yaşayan kadınlarımız tarafından halen kullanılan bir giyim şeklidir.</p>
<p>Köylü kadınların bu hali, yaşadıkları doğal çevrenin bir geleneğidir. İnsanları kökleşmiş geleneklerinden koparıp yeni bir şekle sokmak ise, çok uzun zaman isteyen ve eğitimi gerektiren bir süreçtir.</p>
<p>Benim ninelerim ve annem de 1970’li yılların başlarına kadar karaçarşaf giyerlerdi. Ama onlar, Atatürk’e derin saygı duyarlar ve oylarını da hep CHP’ye verirlerdi.<br />
CHP lideri sayın Deniz Baykal, CHP’nin siyasi yaşamında yeni bir dönemi başlatmıştır.</p>
<p>Belki de AKP ve diğer tutucu partilerin elindeki en kuvvetli kozu almak kararını vermiştir.<br />
Veya “insanların kafasına ne giydiği önemli değil. Önemli olan; insanların kafasında şekillenen düşüncelerdir” yargısına varmıştır.</p>
<p>Daha da özeti; Sayın Deniz Baykal, ülkemizde yaşayan ve sayıları milyonları bulan aydınlık düşünceli, Atatürk sevgisiyle dopdolu çarşaflı kadınlarımızın oylarını kazanmayı düşünmüştür. </p>
<p>Nasıl düşünürse düşünsün..Bence CHP lideri sayın Deniz Baykal doğrusunu yapmıştır.</p>
<p>LOZAN MASASI EDİRNE’YE YAKIŞIR</p>
<p>CHP lideri Deniz Baykal İsviçre Konfederasyonu Başkanı Couchepin’in Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’e armağan ettiği, Lozan Antlaşması’nın imzalandığı tarihi masaya talip olmuş.</p>
<p>Bu tarihi masa CHP’ye gelirse; Edirne örgütü de bu masayı Edirne’ye istemelidir. Çünkü bu tarihi masanın yakışacağı en uygun yer; Karaağaç’taki Lozan Müzesi olacaktır.<br />
Bu tarihi masa Lozan Müzesine ve dolayısıyla Edirne turizmine çok şey kazandıracaktır.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Selimiye&#039;de bir sabah namazı</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/selimiyede-bir-sabah-namazi" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/selimiyede-bir-sabah-namazi</id>
    <published>2008-11-19T09:56:27+02:00</published>
    <updated>2008-11-19T09:56:27+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Cami cemaatlerinde gözle görülür cinsten bir artış gözlemleniyor.<br />
Önceki hafta muhteşem Selimiye’de bir sabah namazı kılmak nasip oldu.<br />
Akşamdan bir arkadaşımla sözleştik ve sabah ezanı dahi okunmadan erkencecik Selimiye’ye ulaştık. Yediyolağzı’ndaki çorbacı dükkânları ve kahvehaneler ışıklarını yeni yeni yakmışlardı.<br />
Muhteşem Selimiye’ye Kıyık Caddesi’ne bakan Cümle Kapısı’ndan girdik. Loş ışıkların aydınlattığı avluda adeta uhrevi bir sessizlik vardı.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Cami cemaatlerinde gözle görülür cinsten bir artış gözlemleniyor.</p>
<p>Önceki hafta muhteşem Selimiye’de bir sabah namazı kılmak nasip oldu.</p>
<p>Akşamdan bir arkadaşımla sözleştik ve sabah ezanı dahi okunmadan erkencecik Selimiye’ye ulaştık. Yediyolağzı’ndaki çorbacı dükkânları ve kahvehaneler ışıklarını yeni yeni yakmışlardı.</p>
<p>Muhteşem Selimiye’ye Kıyık Caddesi’ne bakan Cümle Kapısı’ndan girdik. Loş ışıkların aydınlattığı avluda adeta uhrevi bir sessizlik vardı.</p>
<p>Arkadaşımla birlikte sağımıza solumuza selam verdik. Ardından da bahçedeki kabirlerde yatanların önünde durup ruhlarına Fatihalar gönderdik.</p>
<p>Arkadaşım haklı bir merakla, “bu kabirlerde kimlerin yattığı neden bir tabelada yazılmamış” diye sordu.<br />
Yazılmasında mutlaka yarar var. Sayın İl Müftümüzün bu eksiği kapatmasını diliyorum.</p>
<p>Çünkü her gün yüzlerce insanın ziyaret ettiği muhteşem Selimiye’de bizim gibi başkaları da mutlaka buradaki yatırları merak ediyorlardır.</p>
<p>Yatırlara okuduğumuz Fatihalardan sonra Taş Odalar tarafında ki kapıdan caminin içine girdik. </p>
<p>İçerde bizden başka sadece 2 kişi vardı. 2 yaşlı adamın birisi duvara dayanmış tespih çekiyor, diğeri de loş ışıklar altında Kur’an okuyordu.</p>
<p>Arkadaşımla hiç vakit kaybetmeden bize bu sabah namazını kılmayı bahşeden Yüce Allah’a “teşekkür” babında ikişer rekât “şükür” namazı kıldık.<br />
Namazımızın bitiminde sabah ezanının büyüleyici davetiyle toparlandık.</p>
<p>Ezan sesi o muhteşem kubbede yankılanıp dolaşırken, gönüllerimiz Yüce Yaratıcı’nın korkusuyla titredi, sevgisiyle coştu.</p>
<p>Gözlerimizdeki yaşlara engel olamadık.<br />
Bu arada cami cemaati de yavaş yavaş yoğunlaşmaktaydı.<br />
İmamın davetiyle 2 rekât ilk sünnet namazını kıldıktan sonra, genç bir imam kardeşimiz güzel bir ses ve kıratla Yasin-i Şerif okudu.</p>
<p>Ardından topluca farz namazını kıldık.<br />
Kalabalık bir cemaat oluşmuştu. Ben şahsen o kocaman camide bu denli kalabalık bir sabah namazı cemaatini ummamıştım.<br />
Yüz kişiyi aşan bir cemaat toplanmıştı.<br />
Namaz sonrası görüştüğüm bir emekli imama bu durumu naklettiğimde;</p>
<p>“25-30 yıl öncelerinde o koca camide sabah namazlarını ancak 8-10 kişi ile kılardık. Geldiğimiz nokta sevindiricidir.” şeklinde konuştu.</p>
<p>Camiden çıkarken o muhteşem caminin minberine, Ters Lale’sine el sürdüm. Minaresinin taşlarına gözyaşlarımla yıkanan yüzümü sürdüm.</p>
<p>Bir an durup kubbesine, minarelerine, çeşmelerine baktım.<br />
Koca Sinan geldi gözümün önüne. Padişahları, şehzadeleri hayal ettim.</p>
<p>Büyük Atatürk’ün müzeden çıkarken görüntülendiği yerde durdum. O toprağı öpesim geldi. </p>
<p>“İyi ki varsın Selimiye” dedim. “Sen taş kalpleri dahi yumuşatır, iman nuruyla doldurursun.” dedim ve bu manevi ziyafetin tadına doyamayarak ve bir daha nasip olması dileğiyle ayrıldık.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Ekonomik krizin ayak izleri</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/ekonomik-krizin-ayak-izleri" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/ekonomik-krizin-ayak-izleri</id>
    <published>2008-11-15T10:14:39+02:00</published>
    <updated>2008-11-15T10:14:39+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Ekonomik krizi giderek daha açık olarak görmeye başladık. Sadece görmek değil, aynı zamanda yaşamaya da başladık.<br />
Kriz en çok hizmet sektöründe kendini gösteriyor.<br />
Kocaman kocaman restoranlarda 1 yada 2 masayla dükkan kapatılıyor.<br />
Dün akşam çok büyük bir işletmenin misafiri oldum. Bu işletmenin 40-50 çalışanına karşılık sadece 15-20 kadar müşterisi vardı. Patron gülümsemeye çalışsa da kara kara düşündüğünü anlayabiliyordum.<br />
İşletme sahibi hayırseverliği ile tanınmış birisiydi.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Ekonomik krizi giderek daha açık olarak görmeye başladık. Sadece görmek değil, aynı zamanda yaşamaya da başladık.</p>
<p>Kriz en çok hizmet sektöründe kendini gösteriyor.<br />
Kocaman kocaman restoranlarda 1 yada 2 masayla dükkan kapatılıyor.<br />
Dün akşam çok büyük bir işletmenin misafiri oldum. Bu işletmenin 40-50 çalışanına karşılık sadece 15-20 kadar müşterisi vardı. Patron gülümsemeye çalışsa da kara kara düşündüğünü anlayabiliyordum.</p>
<p>İşletme sahibi hayırseverliği ile tanınmış birisiydi.<br />
“Önce çalışanlarım” diyor. “Onların yevmiyelerini verebildiğim zaman kendimi mutlu hissediyorum. Ama bu durgunlukta daha ne kadar dayanabilirim, bilmiyorum” diye ekliyor.<br />
Bu hayırsever işadamımız şunları da sohbetimiz arasında söylüyor;<br />
“Beni hep eskisi gibi işleri tıkırında bilen birçok insanımız, benden ayni ve nakdi yardım talebinde bulunuyorlar. Ve bu yardım talepleri ekonomik krizle beraber çok yoğun bir hal aldı. Bunlara cevap veremediğim için de ayrıca üzülüyorum”<br />
Ekonomik krizin belirtilerini kahvehanelerde de çok açık bir şekilde gözlemliyoruz. İnsanlar öylece oturmuş tv ekranlarına bakışıyorlar. Yüzleri donuk ve mutsuz.<br />
Ekonomik krizin bankacılık sektörünü de sarstığını görüyoruz. Banka elemanları ev ve işyerlerine kadar gidip;</p>
<p>“bankamızın mevduat faizleri... şu kadar oldu. Sizin için özel bir uygulamamız da olur” diyerek müşteri kapmaya çalışıyorlar.<br />
“Maşallah” diyeyim; ekonomik kriz sadece bizim Başkan Sedefçi’ye uğramamış gözüküyor. Müteahhitleri, müdürleri, işçileri, makineleri harıl harıl çalışıyorlar.<br />
Başkan sedefçi adeta Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın sloganıyla konuşuyor;<br />
“Durmak yok yola devam”<br />
Allah bozmasın.</p>
<p>Sayın Sedefçi Edirne’ye yeni bir Edirne katmak için bütün riskleri göğüsleyerek, gece gündüz çalışıyor.<br />
Umarız bu ekonomik kriz fazla uzun sürmez de insanlarımız yine o eski mutlu günlerine dönerler.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Başkan Sedefçi&#039;ye büyük moral güç</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/baskan-sedefciye-buyuk-moral-guc" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/baskan-sedefciye-buyuk-moral-guc</id>
    <published>2008-11-13T09:46:41+02:00</published>
    <updated>2008-11-13T09:46:41+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Başkan Hamdi Sedefçi’nin siyasi yaşamındaki en büyük engel, önceki gün Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği kararla kalkmış oldu.<br />
07 Mart 2008 sabahı sansasyonel bir şekilde gözaltına alınıp 4 ay mahpus yatan Başkan Hamdi Sedefçi, 11 Kasım Salı günü yapılan duruşmada adeta “Beraat” ederek yaklaşan yerel seçimler için çok büyük bir moral güç kazandı.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Başkan Hamdi Sedefçi’nin siyasi yaşamındaki en büyük engel, önceki gün Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği kararla kalkmış oldu.<br />
07 Mart 2008 sabahı sansasyonel bir şekilde gözaltına alınıp 4 ay mahpus yatan Başkan Hamdi Sedefçi, 11 Kasım Salı günü yapılan duruşmada adeta “Beraat” ederek yaklaşan yerel seçimler için çok büyük bir moral güç kazandı.</p>
<p>Başkan Sedefçi’ye bundan böyle hiçbir siyasi rakibi yürütmekte olduğu görevi ile ilgili hiçbir karalamada bulunamayacak. Bulunsalar da inandırıcı olamayacaklar ve karalamaları geriye tepecektir.<br />
Başkan Hamdi Sedefçi’ye duruşması öncesinde bir moral yükseltici haber de Ankara’dan geldi.</p>
<p>Bu moral yükseltici haberi CHP Merkez İlçe Başkanı Erdal Akgün getirdi.<br />
Özel bir ziyaret için Ankara’ya giden Erdal Akgün bir fırsatını bulup Genel Başkan Deniz Baykal ve Genel Sekreter Önder Sav ile de görüşmüştü.<br />
Her iki liderden de Başkan Sedefçi adına güzel mesajlar alan Erdal Akgün, Ankara’dan getirdiği mesajı şöyle özetledi;</p>
<p>“Sayın Genel Başkanımız Gölet (Barış) Parkının açılışı için geldiği Edirne’de gördüğü ilgiden ve Başkan Sedefçi’nin çalışmalarından övgüyle söz etti. Başkanın rahat olmasını ve çalışmalarına gönül rahatlığı ile devam etmesini istedi ve selamlarını iletti.” </p>
<p>Başta Saraçlar Caddesindeki düzenlemeleri olmak üzere, Edirne’deki diğer çalışmaları ile de Edirne Halkının takdirlerini kazanan Başkan Hamdi Sedefçi, Mart 2009 yerel seçimlerine çok büyük bir moral güçle girmiş olacaktır.</p>
<p>Öyle anlaşılıyor ki; hem CHP içinden ve hem de karşı siyasi partilerden Başkan Sedefçi’ye rakip olacakların işi zor olacaktır.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Ölümsüzlüğünün 70.Yıl dönümünde Büyük Ata&#039;mızı gururla andık</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/olumsuzlugunun-70yil-donumunde-buyuk-atamizi-gururla-andik" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/olumsuzlugunun-70yil-donumunde-buyuk-atamizi-gururla-andik</id>
    <published>2008-11-12T10:23:40+02:00</published>
    <updated>2008-11-12T10:23:40+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Ölümsüzlüğünün 70. yıldönümünde Büyük Atatürk’ü Edirnemizde şanına yakışır bir şekilde andık.<br />
Atatürk anıtı önündeki törende çelenkler sunuldu,saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşımız söylendi, bayraklar yarıya indirildi.<br />
Valimiz Sayın Mustafa Büyük’ün Anıt Şeref Defterine yazdığı metnin mikrofondan okunması, günün anlamıyla çok güzel bağdaştı.<br />
Belediye Binasındaki Atatürk Odası’nın topluca ziyareti de Ata’mızın Edirne’de geçirdiği günlerin yâd edilmesine vesile oldu.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Ölümsüzlüğünün 70. yıldönümünde Büyük Atatürk’ü Edirnemizde şanına yakışır bir şekilde andık.</p>
<p>Atatürk anıtı önündeki törende çelenkler sunuldu,saygı duruşu yapıldı ve İstiklal Marşımız söylendi, bayraklar yarıya indirildi.</p>
<p>Valimiz Sayın Mustafa Büyük’ün Anıt Şeref Defterine yazdığı metnin mikrofondan okunması, günün anlamıyla çok güzel bağdaştı.</p>
<p>Belediye Binasındaki Atatürk Odası’nın topluca ziyareti de Ata’mızın Edirne’de geçirdiği günlerin yâd edilmesine vesile oldu.</p>
<p>Atatürk Odası’nın periyodik bir programla, her dereceden okulların öğrencileri tarafından ziyaret edilmesinde; Atatürkçü öğretinin benimsetilmesi açısından çok yararlar olacaktır.<br />
Milli Eğitim Müdürlüğümüz bunu sağlamalıdır.</p>
<p>EDİRNE LİSESİ ATATÜRK’ÜN SESİ</p>
<p>10 Kasım Atatürk’ü Anma programlarının en anlamlısını Halk Eğitim Merkezinde izledik.</p>
<p>Edirne Lisesi öğretmen ve öğrencilerinin hazırlayıp-sunduğu programda; duygulandık, heyecanlandık ve de gururlandık.<br />
Edirne Lisesi’nin programında bilgi vardı, duygu vardı,içtenlik ve heyecan vardı.</p>
<p>Okunan şiirler, Söz Korosunun temsili, Tarih Öğretmeninin konuşması ve Okul Korosunun marşları, ayrı ayrı güzeldi ve coşkuyla alkışlandı.</p>
<p>Bu etkinliklerde görev alan gençlerimizin yüz hatlarına dikkatle baktım. Bu gençlerimizin bakışlarında ve yüz çizgilerinde hiçbir yapmacık ifade yoktu. Gençlerimiz her söyledikleri sözde, yaptıkları her figürde Büyük Atatürk’ü yaşadılar ve bize de yaşattılar.<br />
Edirne Liseli gençlerimizin Büyük Atatürk’e olan bu sevgi ve inançları, bana ülkemizin geleceği açısından büyük bir güvenç verdi.<br />
Anladım ki;</p>
<p>Böylesine Atatürk sevgisiyle dopdolu bir gençliğe sahip olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, gizli ve açık hiçbir düşman, hiç bir şey yapamayacaktır.<br />
Büyük Atatürk’ü milletin gözünden düşürmek isteyen hainler, Atatürk sevgisiyle dolu bu inançlı gençlerin gücü ve azmi karşısında, melanetlerinin karanlığında kaybolup gideceklerdir.</p>
<p>10 Kasım Atatürk’ü Anma Gününde; büyük bir çalışma ve ciddiyetle hazırladıkları programla; Büyük Atatürk’ü ve O’nun yazdığı şanlı tarihimizi bize coşku ve gururla yeniden yaşatan Edirne Lisesi’nin müdürü, öğretmenleri ve öğrencilerine derin takdir ve sevgilerimi sunuyorum.<br />
Sağ olsunlar var olsunlar.<br />
Ve son söz olarak diyorum ki;<br />
“Edirne Lisesi, Atatürk’ün sesi..”</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Atatürk camilerde de anlatılmalı</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/ataturk-camilerde-de-anlatilmali" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/ataturk-camilerde-de-anlatilmali</id>
    <published>2008-11-12T10:18:53+02:00</published>
    <updated>2008-11-12T10:18:53+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Son günlerde Büyük Atatürk’ü karalamaya çalışanlara karşı yazdığım yazılar nedeniyle; Atatürk sevgisi ile dolu yurtsever hemşehrilerimizden sözlü ve yazılı övgüler alıyorum.<br />
Duyarlı okurlarıma teşekkürlerimi arz ediyorum.<br />
Büyük Atatürk’ü ve onun ilke ve devrimlerini sonuna kadar savunmaya devam edeceğim.<br />
***<br />
Cumhuriyetin nimetleri ile insanca bir yaşama kavuşmuş olan her T.C Devleti yurttaşının, Atatürk’ü her platformda savunma ve yüceltmek görevleri vardır.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Son günlerde Büyük Atatürk’ü karalamaya çalışanlara karşı yazdığım yazılar nedeniyle; Atatürk sevgisi ile dolu yurtsever hemşehrilerimizden sözlü ve yazılı övgüler alıyorum.<br />
Duyarlı okurlarıma teşekkürlerimi arz ediyorum.<br />
Büyük Atatürk’ü ve onun ilke ve devrimlerini sonuna kadar savunmaya devam edeceğim.</p>
<p>***</p>
<p>Cumhuriyetin nimetleri ile insanca bir yaşama kavuşmuş olan her T.C Devleti yurttaşının, Atatürk’ü her platformda savunma ve yüceltmek görevleri vardır.<br />
Başta siyasi parti önderleri ile sivil toplum liderleri olmak üzere; özellikle öğretmenlerimizin ve din adamlarımızın Atatürk’ü anlatmak ve gerçek yönleriyle onu sevdirmek görevleri herkesten daha ön plandadır.<br />
Öğretmenlerimizin bunu en iyi şekilde yaptıklarından çok eminim.</p>
<p>Aynı şekilde din adamlarımızın da (müftüler,imamlar) bu görevi çok iyi yapmış olduklarına yürekten inanmak istiyorum.<br />
Camiler şehri Edirnemizde her gün her namaz sonrasında dualar ediliyor. Bu dualarda Hz. Peygamberimizden başlayarak bütün din ulularına ismen Fatihalar gönderiliyor.<br />
Ben din adamlarımızdan hassaten rica ediyorum;</p>
<p>SAYIN HOCALARIM;</p>
<p>Vatanımızın kurtarıcısı, Devletimizin kurucusu Aziz Atatürk’e de ismen dua ediniz.Atatürk adını telaffuz etmekten çekinmeyiniz.</p>
<p>Unutmayınız ki; kadir bilir halkımız, Büyük Atatürk’ü çok seviyor ve ona gönülden minnet duymaktadır. Atatürk için yaptığımız her dua cemaatiniz tarafından büyük kabul görecek ve siz de takdir edileceksiniz.</p>
<p>Okuması-yazması kıt yurttaşlarımız, Büyük Atatürk’ün bu ülkeye ve dolayısıyla kutsal İslam Dinine yapmış olduğu iyilik ve hizmetleri çok iyi takdir edememiş olabilirler. Özellikle de Büyük Atatürk’ün Hz. Kur’an’ın Arapçadan Türkçeye çevrilmesindeki inceliği, anlayamamış olabilirler.<br />
Bugün Hz. Kur’an’ın Türkçe mealini (anlamını) ve tefsirini (yorum-açıklama) okuyup-anlayabiliyorsak, bunu Büyük Atatürk’e borçlu olduğumuzu lütfen cemaatinize anlatınız.<br />
Eğer Büyük Atatürk samimi bir Müslüman olmasaydı; Türk Halkı okusun-anlasın diye Kur’an’ı Kerim-i Arapçadan Türkçeye çevirtir miydi?</p>
<p>Haydi sayın Hocalarım;<br />
Büyük Atatürk’ün bu hizmetini dahi cemaatinize anlatmanız bu ülkenin birlik ve beraberliğine en hayırlı katkınız olacaktır.<br />
Bu sevaba nail olmanızı dilerim.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>O sonsuza kadar bizim Atatürk&#039;ümüzdür</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/o-sonsuza-kadar-bizim-ataturkumuzdur" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/o-sonsuza-kadar-bizim-ataturkumuzdur</id>
    <published>2008-11-08T10:06:09+02:00</published>
    <updated>2008-11-08T10:06:09+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Cumhuriyetimizin 85. yılında hâlâ Atatürk’ü ve O’nun ilke ve devrimlerini savunucu yazılar yazmak, tarifsiz bir hüznü yüreğime yüklüyor.<br />
Oysa bu evrenin çoktan gerilerde kalmış olması gerekirdi. Yani Cumhuriyetin 85. yılında Büyük Atatürk’ün koyduğu ilkelerin ve devrimlerin yerleşmiş ve her yurttaşımızca benimsenmiş olması gerekirdi. Ve bizim de bu türden yazılar yazmamıza gerek duyulmamalıydı.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Cumhuriyetimizin 85. yılında hâlâ Atatürk’ü ve O’nun ilke ve devrimlerini savunucu yazılar yazmak, tarifsiz bir hüznü yüreğime yüklüyor.</p>
<p>Oysa bu evrenin çoktan gerilerde kalmış olması gerekirdi. Yani Cumhuriyetin 85. yılında Büyük Atatürk’ün koyduğu ilkelerin ve devrimlerin yerleşmiş ve her yurttaşımızca benimsenmiş olması gerekirdi. Ve bizim de bu türden yazılar yazmamıza gerek duyulmamalıydı.</p>
<p>Ama işte olmuyor. Cumhuriyetin 85.yılında dahi bırakın Atatürk ilke ve devrimlerini bizzat O büyük adamın bireysel yaşamını yalan-yanlışlarla karalamaya çalışan Atatürk ve millet düşmanları çıkabiliyor.</p>
<p>Atatürk’e ve O’nun devrimlerine saldıranlar, nasıl bir ruh hali içindedir ki; bu kadar kör, bu kadar sağır, bu kadar zalim ve bu kadar nankör olabiliyorlar.</p>
<p>Son Kurtuluş Savaşı Gazimiz, birkaç ay önce rahmete erdi.</p>
<p>Bugün Türkiye’de yaşayan her yurttaşımız, Cumhuriyet kuşağıdır.</p>
<p>Hepimiz O büyük adamın, yaşamı pahasına kurduğu laik-demokrat Cumhuriyetin nimetleri (kazanımları) ile büyüdük.</p>
<p>O’nun gerçekleştirdiği devrimlerle Padişah’a kulluktan kurtulup, sadece Yüce Allah’a kul olmaya eriştik.</p>
<p>Din ve inanç özgürlüğüne kavuştuk.</p>
<p>Peçeden-sarıktan arınarak, modern dünyanın kullandığı adam gibi giysilere büründük.</p>
<p>Okuyup-yazması zor eciş-bücüş Arap harfleri yerine, Türkçe okuyup-yazması kolay, kendi özgün alfabemize kavuştuk.</p>
<p>O’nun “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” felsefesinin ışığında; Türk-Kürt-Laz-Çerkez-Çingene vb etnik kökenden gelen yurttaşlarımızla bir arada kardeşçe yaşamayı başardık.</p>
<p>O’nun getirdiği “laiklik” kuralı doğrultusunda; camilerimizde her mezhepten insanımızda omuz omuza birlikte saf tuttuk.</p>
<p>“Demokrasi” dediğimiz düşünce ve davranış özgürlüğünü, bize o getirdi.<br />
Bizzat 20 yıl cephelerde-muharebe meydanlarında savaşarak, bugün üstünde yaşadığımız özgür vatan toprağını O kurtardı ve bize armağan etti.</p>
<p>Kısacası, bize insan olmanın onurunu ve adam gibi adam olmayı O öğretti.</p>
<p>Şimdi ne oluyor da bazı nankör yaratıklar, O’nu “Mustafa” diyerek küçültmeye, karalamaya, halkımızın gözünden düşürmeye çalışıyorlar.</p>
<p>O Mustafa Kemal’dir.</p>
<p>O Gazi Mustafa Kemal’dir.</p>
<p>O gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.</p>
<p>O Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.</p>
<p>O sayfalara değil, tarihlere ve çağlara sığmayan en büyük Türk’tür.</p>
<p>O sadece Türklere değil, tüm insanlığa ışık tutan bir dünya dahisidir.</p>
<p>O’nu küçültmeye çalışanlar; alçak ruhlu millet ve insanlık düşmanıdırlar.</p>
<p>85 yıldır O’nun öğretisiyle yetişmiş, etnik kökeni ne olursa olsun, özüyle “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” diyen, büyük ulus çoğunluğu, Atatürk düşmanlarına pirim vermeyecektir.<br />
O sonsuza dek ulusumuzun “Atatürk’ü” olmaya devam edecektir.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Dünyada enerji kaynakları tükeniyor</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/dunyada-enerji-kaynaklari-tukeniyor" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/dunyada-enerji-kaynaklari-tukeniyor</id>
    <published>2008-11-08T10:00:37+02:00</published>
    <updated>2008-11-08T10:00:37+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>ENERJİ TASARRUFU ŞART OLDU<br />
04 Kasım Salı akşamı çok yararlı bilgiler edindiğimiz bir tanıtım toplantısına konuk olduk.<br />
Enerji Bakanlığının başlattığı Enerji Verimliliği (En-Ver) programı doğrultusunda, Valilik ve TREDAŞ’ın organize ettiği toplantıda; Enerji tasarrufunun yaşamsal önemi, ayrıntıları ile anlatıldı.<br />
DSİ Konferans Salonunda yapılan toplantıya Vali Mustafa Büyük ve TREDAŞ Genel Müdürü ile birlikte resmi daire müdürleri ve mahalle muhtarları katıldı.<br />
TREDAŞ Genel Müdürü Ahmet Erdoğan yaptığı konuşmada;</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>ENERJİ TASARRUFU ŞART OLDU</p>
<p>04 Kasım Salı akşamı çok yararlı bilgiler edindiğimiz bir tanıtım toplantısına konuk olduk.</p>
<p>Enerji Bakanlığının başlattığı Enerji Verimliliği (En-Ver) programı doğrultusunda, Valilik ve TREDAŞ’ın organize ettiği toplantıda; Enerji tasarrufunun yaşamsal önemi, ayrıntıları ile anlatıldı.</p>
<p>DSİ Konferans Salonunda yapılan toplantıya Vali Mustafa Büyük ve TREDAŞ Genel Müdürü ile birlikte resmi daire müdürleri ve mahalle muhtarları katıldı.<br />
TREDAŞ Genel Müdürü Ahmet Erdoğan yaptığı konuşmada;</p>
<p>“Dünyanın enerji kaynakları sınırsız değil. 50-200 yıl içinde enerji kaynakları tükenecek. Alternatif enerji kaynakları aranıyor. Ancak yenileri bulununcaya kadar var olan enerji kaynaklarını tasarruflu kullanmak en akılcı yoldur” dedi.</p>
<p>TREDAŞ Genel Müdürü Ahmet Erdoğan’ın rakamlar vererek irticalen (yazılı metne bakmadan) yaptığı konuşma takdir gördü ve alkışlandı.</p>
<p>Şahsen ben de Sayın TREDAŞ Genel Müdürünün konuşmasından etkilendim ve;<br />
“Kurumunun görev ve sorumluluklarına böylesine vakıf olabilen üst düzey bürokratlar var oldukça gözümüz arkada kalmayacak” diye gururlandım.</p>
<p>Valimiz Sayın Mustafa Büyük de toplantıda yaptığı konuşmada; “Enerji tasarrufunun topluma iyice anlatılabilmesi için çalışma başlatıldığını, başarıya ulaşana kadar bu çalışmaların sürdürüleceğini” söyledi.</p>
<p>Enerji Bakanlığı tarafından başlatılan En-Ver (Enerji verimliliği) kampanyası bence çok yararlı bir girişimdir.</p>
<p>Bu kampanyanın okullardan başlayıp en uzak köylere kadar gidilerek, birebir anlatılması gerekir.</p>
<p>Çünkü gerçekten hayat, enerjidir. Ve enerjinin bittiği an yaşamda bitecektir.<br />
Enerji verimliliğini konu edinen toplantıdan benim aklımda kalan en çarpıcı örnek;<br />
“Bugün kullandığımız sarı ışık veren ampullerin, beyaz ışık veren tasarruflu ampullerle değiştirilmesinin, yüzde 90 enerji tasarrufu sağlayacak” olmasıdır.<br />
Bu, çok büyük ve önemli tasarruf rakamıdır. Ve bugünden tezi yok, sade vatandaş olarak bu uygulamaya bir yerinden başlamalıyız.<br />
Haydi enerji tasarrufuna.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Cumhuriyet resepsiyonları ve fener alayı</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/cumhuriyet-resepsiyonlari-ve-fener-alayi" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/cumhuriyet-resepsiyonlari-ve-fener-alayi</id>
    <published>2008-11-05T12:01:45+02:00</published>
    <updated>2008-11-05T12:01:45+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Cumhuriyetimizin 85. yıldönümü Edirnemizde resmi tören geçidi dışında da çeşitli etkinliklerle kutlandı.<br />
Bu etkinliklerin en önemlileri; Valiliğin Cumhuriyet Resepsiyonu, üniversitenin Cumhuriyet resepsiyonu ve CHP’nin Cumhuriyet şöleni idi.<br />
Resepsiyonların her ikisinde de bulundum.<br />
Cumhuriyet resepsiyonlarının ilkinin ev sahibi T.Ü Rektörü Prof. Dr. Sayın Enver Duran idi.<br />
Sayın Enver Duran frak ve smokini ile bize Atatürklü yılların Cumhuriyet resepsiyonlarını anımsattı.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Cumhuriyetimizin 85. yıldönümü Edirnemizde resmi tören geçidi dışında da çeşitli etkinliklerle kutlandı.</p>
<p>Bu etkinliklerin en önemlileri; Valiliğin Cumhuriyet Resepsiyonu, üniversitenin Cumhuriyet resepsiyonu ve CHP’nin Cumhuriyet şöleni idi.</p>
<p>Resepsiyonların her ikisinde de bulundum.<br />
Cumhuriyet resepsiyonlarının ilkinin ev sahibi T.Ü Rektörü Prof. Dr. Sayın Enver Duran idi.</p>
<p>Sayın Enver Duran frak ve smokini ile bize Atatürklü yılların Cumhuriyet resepsiyonlarını anımsattı.</p>
<p>Edirnemizin seçkin resmi ve sivil şahsiyetlerinin katıldığı resepsiyonda ciddiyet ve samimiyet içiçe yaşandı.</p>
<p>Birlikte marşlar, türküler söyledik. Öylesine coştuk ki milli oyunlarımızı elele, kolkola yine birlikte oynadık.<br />
Cumhuriyet resepsiyonlarının ikincisini valimiz Sayın Mustafa Büyük verdi.</p>
<p>Tarihi Ekmekçizade Kervansarayı’nda gerçekleştirilen resepsiyona yaklaşık 1000 seçkin davetli katıldı.</p>
<p>Silahlı kuvvetler ve polis mensuplarının resmi gece törenlerinde giydikleri üniformalarıyla katıldığı resepsiyonda, resmi disiplin daha ön plandaydı.</p>
<p>Resepsiyonun ev sahibi konumundaki valimiz Sayın Mustafa Büyük’ün, eşi Hanımefendinin resepsiyonda bulunamamış olması, resepsiyona katılanların en çok konuştuğu konu oldu.</p>
<p>Geç saatlere kadar süren Cumhuriyet resepsiyonunda Edirne Devlet Korosu Saz sanatçıları Klasik Türk müziğinin en güzel eserlerini seslendirerek gecenin anlamına renk ve mana verdiler.</p>
<p>Resepsiyonun hizmet bölümünü düzenleyen Adres Organizasyon şirketi de dört dörtlük servisi ile konuklardan tam not aldı.</p>
<p>“FENER ALAYI YAPILSIN”</p>
<p>Resmi makamların düzenlediği Cumhuriyet resepsiyonları halkımız tarafından takdir edilirken, aynı zamanda bir serzenişe de neden oldu.</p>
<p>Saraçlar Caddesi esnaflarımızdan duyarlı bir hemşehrimiz;</p>
<p>“Hocam...Siz ve seçkin tabaka şahsiyetleri Cumhuriyetimizin 85. yılını kapalı lüks salonlarda şen-şakrak şenliklerle kutluyorsunuz. Ancak bu resepsiyonlara katılamayan binlerce hemşehrimize bir fener alayı düzenlemeyi düşünemiyorsunuz. 29 Ekim gecesi Atatürk Anıtı önünde toplanan Edirneliler, bir şenlik olur diye saatlerce bekleştiler” dedi.</p>
<p>Bu sayın hemşehrimize hak vermemek mümkün değil. Kutlamaları halk katmanlarına yaymak bence de en doğrusu olacaktır.<br />
Yöneticilerimize duyurulur.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Haydi Sayın Başbakan</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/haydi-sayin-basbakan" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/haydi-sayin-basbakan</id>
    <published>2008-11-05T11:45:58+02:00</published>
    <updated>2008-11-05T11:45:58+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Her ne kadar birileri “bu, bir mizansendir” dese de; Başbakan Sayın Erdoğan’ın Güneydoğu gezisini gerçekleştirmesini takdirle karşılıyorum.<br />
Karayolları Genel Müdürlüğü’nün ünlü Zigana Geçidi girişine koyduğu tabelada; “Gidemediğin yer senin değildir” diye yazıyordu.<br />
Bu yazıyı 1961 yılında ilk kez okumuştum ve sonrasında da hiç unutmadım.<br />
Geçtiğimiz hafta DTP ve bölücü örgüt, sayın Erdoğan’a açık tehdit göndermişlerdi;<br />
“Van’a, Hakkari’ye, Diyarbakır’a gidersen şöyle olur, böyle olur” diye.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Her ne kadar birileri “bu, bir mizansendir” dese de; Başbakan Sayın Erdoğan’ın Güneydoğu gezisini gerçekleştirmesini takdirle karşılıyorum.</p>
<p>Karayolları Genel Müdürlüğü’nün ünlü Zigana Geçidi girişine koyduğu tabelada; “Gidemediğin yer senin değildir” diye yazıyordu.</p>
<p>Bu yazıyı 1961 yılında ilk kez okumuştum ve sonrasında da hiç unutmadım.</p>
<p>Geçtiğimiz hafta DTP ve bölücü örgüt, sayın Erdoğan’a açık tehdit göndermişlerdi;</p>
<p>“Van’a, Hakkari’ye, Diyarbakır’a gidersen şöyle olur, böyle olur” diye.</p>
<p>Sayın Başbakan gayet güzel bir mantık ve cesaretle gitti ve programını uyguladı.</p>
<p>Bir ülke düşünün ve o ülkenin Başbakanı, o ülkenin bazı illerine gidemiyor...</p>
<p>Hiç böyle bir şey olabilir mi?</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti Devletini bunlar acaba bir dandik Cumhuriyet olarak mı görüyorlar.</p>
<p>Başbakan Sayın R.Tayyip Erdoğan eğer bu tehditlere boyun eğerek Güneydoğu gezisini iptal etseydi; asıl o zaman çok kötü şeyler olacaktı.<br />
Millet çoğunluğu;</p>
<p>“Hıı! Demek ki Güneydoğuda bu DTP ve bölücüler gemi azıya almışlar. Çok güçlenmişler. Baksanıza T.C Devletinin Başbakanını dahi oralara sokmadılar” diye düşünecekti.<br />
Ve böyle bir düşüncenin hakim olması, ülkemizde bütün moral güçlerin çöküşü olacaktı.</p>
<p>Başbakan sayın R.Tayyip Erdoğan’ın Güneydoğu gezisi ve oradan verdiği cesur mesajlar, yurtsever vatandaşlarımız tarafından takdirle karşılanmıştır.</p>
<p>Biz de Sayın Başbakanı bu cesur ve kararlı tavrından ötürü kutlarken, tutturduğu bu doğru çizgiden geriye dönmemesini umuyor ve diliyoruz.</p>
<p>Bugüne kadar DTP ve PKK konusunda sürdürülen pasif ve tavizkar politikaların sorunu çözmediğini, aksine büyüttüğünü yaşayarak görmekteyiz.</p>
<p>O halde bu hainlere artık anladıkları dilden konuşma zamanı gelmiştir.</p>
<p>Haydi Sayın Başbakan...</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Barış ve Barış parkı</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/baris-ve-baris-parki" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/baris-ve-baris-parki</id>
    <published>2008-11-05T11:44:06+02:00</published>
    <updated>2008-11-05T11:44:06+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Türk Milleti olarak tarih boyunca hep barış ve kardeşlikten yana olmuşuzdur.<br />
En zor savaşlarda dahi düşmanlarımıza önce “barış” teklif etmişizdir.<br />
57 yıllık kısacık ömrünün tam 20 yılını muharebe meydanlarında geçiren Şanlı Mustafa Kemal Atatürk, savaşı hep en son çare olarak düşünmüş ve uygulamıştır.<br />
“Savaş, yaşamsal bir zorunluluk olmadıkça bir cinayettir” diyen Büyük Atatürk, tüm dünya halklarına ezberlettiği ünlü özdeyişini de yine barış için söylemiştir.<br />
“Yurtta Sulh (barış) Cihanda Sulh”</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Türk Milleti olarak tarih boyunca hep barış ve kardeşlikten yana olmuşuzdur.</p>
<p>En zor savaşlarda dahi düşmanlarımıza önce “barış” teklif etmişizdir.</p>
<p>57 yıllık kısacık ömrünün tam 20 yılını muharebe meydanlarında geçiren Şanlı Mustafa Kemal Atatürk, savaşı hep en son çare olarak düşünmüş ve uygulamıştır.</p>
<p>“Savaş, yaşamsal bir zorunluluk olmadıkça bir cinayettir” diyen Büyük Atatürk, tüm dünya halklarına ezberlettiği ünlü özdeyişini de yine barış için söylemiştir.</p>
<p>“Yurtta Sulh (barış) Cihanda Sulh”</p>
<p>Ancak “barış” dediğimiz o sihirli peri hemen ve kolaycacık insanların başına konmaz.</p>
<p>“Barış” zor ve zahmetli bir erişimdir.<br />
Barış’a erişmek için ağır bedeller ödemek gerekir.<br />
Bir eski atasözümüz:</p>
<p>“İstiyorsan Sulh-u Salah (barış ve huzur) hazır ol cenge” diyerek barışın bedelini işaret ediyor.</p>
<p>Açık Türkçeyle;</p>
<p>“Barış ve Kurtuluş istiyorsan, savaşa hazır ol” deniliyor.<br />
Savaşa nasıl hazır olunacak?</p>
<p>Tabii ki, güçlü bir ekonomiye ve güçlü bir orduya sahip olunarak...</p>
<p>Geçtiğimiz, hafta Edirne’ye gelen CHP lideri sayın Deniz Baykal, başkan Sedefçi’nin Şükrüpaşa Mahallesinde yaptığı gölet parkının adını “Barış Parkı” olarak koydu.<br />
Geçen gün Ayşekadın’dan Hacılarezanı Çeşmesine doğru yürürken “Barış Parkı” diye yazan bir levhayla karşılaştım. Yerde yatan bir uzun taşın üzerinde de “Barış Parkı” yazıyordu.</p>
<p>Demek ki 2 tane Barış Parkı’mız olmuştu. Her iki parkımızı da Edirne Belediyesi yapmış.<br />
Ne iyi.</p>
<p>Ancak ben bugüne kadar hiçbir yazıda ve söylemde “Barış Parkı” dan söz edildiğini duymadım.<br />
Yenisi için duyacağımızı da zannetmiyorum.</p>
<p>Halkımız eskisini Hacılarezanı Çeşmesi diye, yenisini de büyük ihtimalle “Gölet Parkı” diye anacaktır.<br />
“Barış” sözcüğü, anlamı itibariyle geniş anlamlı soyut bir sözcüktür.</p>
<p>Öylesine bir parkla falan sembolize edilmesi zordur.<br />
Umarım ben yanılırım ve Sayın Edirne halkımız “Gölet Parkını, Barış Parkı” diye yad eder.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Güneşi balçıkla sıvayamayacaksınız</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/gunesi-balcikla-sivayamayacaksiniz" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/gunesi-balcikla-sivayamayacaksiniz</id>
    <published>2008-11-05T11:42:07+02:00</published>
    <updated>2008-11-05T11:42:07+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Son yazılarımı okuyanlar anımsayacaklardır.<br />
Sıkça tekrarladığım bir cümle var; “Atatürk’ü anlatamadık”<br />
Bu cümleyi, son günlerde ülkemizde yaşanan ihanet hareketlerinin önde gelen nedeni olarak, yazmıştım.<br />
Eğer biz Atatürk’ü gereği gibi anlatabilseydik ve ihanetin failleri de gereği gibi anlayabilselerdi; bugün başımıza musallat olan;<br />
<ul class="easylist"><li>PKK bölücü hareketi,<br />
</li><li>Din yobazlarının şeriat devleti girişimleri,<br />
</li><li>Emperyalist ülkelerin içimizdeki işbirlikçileri,<br />
</li><li>Cadılar bayramının kutlayıcısı soysuzlar, olmayacaklardı.</p>
</li></ul>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Son yazılarımı okuyanlar anımsayacaklardır.</p>
<p>Sıkça tekrarladığım bir cümle var; “Atatürk’ü anlatamadık”<br />
Bu cümleyi, son günlerde ülkemizde yaşanan ihanet hareketlerinin önde gelen nedeni olarak, yazmıştım.</p>
<p>Eğer biz Atatürk’ü gereği gibi anlatabilseydik ve ihanetin failleri de gereği gibi anlayabilselerdi; bugün başımıza musallat olan; </p>
<p>-PKK bölücü hareketi,</p>
<p>-Din yobazlarının şeriat devleti girişimleri,</p>
<p>-Emperyalist ülkelerin içimizdeki işbirlikçileri,</p>
<p>-Cadılar bayramının kutlayıcısı soysuzlar, olmayacaklardı.<br />
Bunlar yetmiyormuş gibi Atatürkçü bildiğimiz gazeteci Can Dündar’dan da bir kazık yemişiz.</p>
<p>“Yemişiz” diyorum.Çünkü henüz Can Dündar’ın yazıp yönettiği “Mustafa” filmini izleyemedim.</p>
<p>Ama izleyipte anlatan gerçek Atatürkçü yazarların yazılarını okudum.</p>
<p>“Mustafa” filmi, Atatürk’ün dehasını ve başarılarını anlatacağı yerde, O’nun kişisel yaşamını ön plana almış.<br />
Ve zırva üstüne zırva yapılmış;<br />
Güya Atatürk günde bir büyük rakı ve üç paket sigara içermiş.<br />
Güya çok yalnızmış.<br />
Güya gayri meşru çocuğu varmış.<br />
Güya kadın düşmanıymış.<br />
Güya diktatörmüş...vb.<br />
El insaf...<br />
İnsafınız kurusun...<br />
Atatürk’ün binbir cefaya katlanarak kurduğu Cumhuriyetin nimetleri, yüzünüze-gözünüze dursun.</p>
<p>Ben, “Atatürk’ü anlatamadık” derken, O’nun dehasını, ilkelerini, devrimlerini anlatamadık diye feryat ederken, Atatürkçü bildiğimiz gazeteci Can Dündar milletin kafasını nelerle doldurmaya çalışıyor.</p>
<p>Filmi izleyen Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Adatepe hanımefendi;</p>
<p>“Ben Atatürk’ün yanında altı yıl kaldım. Atatürk bu filmde anlatıldığı gibi değildi. Çok üzüldüm” diyordu.</p>
<p>“Mustafa” filmi Atatürkçü millet çoğunluğunu derinden üzmüştür. Buna karşılık Atatürk düşmanı PKK bölücülerini, din yobazlarını, emperyalist devletlerin içimizdeki işbirlikçilerini ve dini imanı para olan milliyetsiz tufeyli takımını sevinçten hoplatmıştır.<br />
Yazıklar olsun...</p>
<p>Milletimizin kafasındaki Atatürk imajı, sulandırılmak, bulandırılmak isteniyor.</p>
<p>Ama güneşi balçıkla sıvayamayacaklardır.<br />
“Bulutlar ne kadar kalın olsa da arkasında güneşin varolduğu” gerçeğini değiştiremeyeceklerdir.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Devlet kendini savunacaktır</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/devlet-kendini-savunacaktir" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/devlet-kendini-savunacaktir</id>
    <published>2008-10-31T14:39:13+02:00</published>
    <updated>2008-10-31T14:39:13+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Cumhuriyetimizin 85. yılında T.C Devleti, ihanet çemberinde boğulmak istenmektedir.<br />
Biliyorum ve inanıyorum; boğamayacaklardır.<br />
Çünkü 85 yıldır Atatürkçü öğretiyle yetişen milyonlarca insanımız, buna müsaade etmeyecektir.<br />
Çünkü Atatürk’ün kurduğu şanlı Türk ordusu, tüm dinamizmi ile “Cumhuriyeti koruma ve kollama görevi” nin bilinç ve azmi içindedir.<br />
Ancak, yaşanan ihanet girişimlerini de görmekten gelemeyiz. Hele küçümseme gibi bir lüksümüz hiç olamaz.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Cumhuriyetimizin 85. yılında T.C Devleti, ihanet çemberinde boğulmak istenmektedir.</p>
<p>Biliyorum ve inanıyorum; boğamayacaklardır.<br />
Çünkü 85 yıldır Atatürkçü öğretiyle yetişen milyonlarca insanımız, buna müsaade etmeyecektir.</p>
<p>Çünkü Atatürk’ün kurduğu şanlı Türk ordusu, tüm dinamizmi ile “Cumhuriyeti koruma ve kollama görevi” nin bilinç ve azmi içindedir.</p>
<p>Ancak, yaşanan ihanet girişimlerini de görmekten gelemeyiz. Hele küçümseme gibi bir lüksümüz hiç olamaz.</p>
<p>Demokratik Türkiye Partisi (DTP) ülkeye ihanetin başını çekmektedir. Bu siyasi parti T.C Devletinin kendilerine bahşettiği olanakları, bu yüce devleti bölüp parçalamak için kullanmaktadır.</p>
<p>Bu siyasi partinin Belediye Başkanları Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını protesto amacıyla, törenlere katılmamışlardır.</p>
<p>Bu siyasi parti (DTP) Üniter devlet yapımızı bozmak emeliyle; ülkemizi 25-30 eyalete bölmek istemektedir. Bu konuda kitap bastırıp milletvekillerine göndermektedir.<br />
Din yobazlarının ihaneti daha sessiz ve derinden yürütülmektedir.</p>
<p>Onlar öncelikle Atatürk’ün “Kılık-Kıyafet Devrimi” ni delip geçmişlerdir. Son aşamada ise “laiklik” ilkesini ülkemiz insanının yaşamından silmek istemektedirler.</p>
<p>AB ve ABD emperyalizminin içimizdeki işbirlikçileri de tüm ulusal değerlerimizi yıkarak, bizi kimliğimizden koparmak istemektedirler.</p>
<p>Dini-imanı “para” olan bir tufeyli (parazit) zümre ise, Cumhuriyet Bayramında “Cadılar Bayramını” kutlayarak, ihanetin bir başka türlüsünü pervasızca gösterebilmektedirler.<br />
Bütün bu ihanet girişimleri “Demokrasi” zırhı giydirilerek yapılmaktadır.</p>
<p>Atatürk ilke ve devrimlerine gönülden bağlı millet çoğunluğunun, durum değerlendirmesi yapma zamanı gelmiştir.<br />
Demokrasi...<br />
Ama nereye kadar demokrasi?</p>
<p>Devletin altını oymak, demokrasinin hangi kuralında yazar?</p>
<p>“Çok sesliliği” isteriz ve savunuruz.</p>
<p>Ama devletimizi bölüp-parçalamak isteyenlerin çok sesliliğini isteyemeyiz vede savunamayız.</p>
<p>Devletimizin bekası için devlet, kendisini savunacaktır.</p>

    ]]></content>
  </entry>
  <entry>
    <title>Atatürk&#039;ü anlatamadık mı?</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/ataturku-anlatamadik-mi" />
    <id>http://www.edirnetv.com/koseyazilari/beyazit-sansi/ataturku-anlatamadik-mi</id>
    <published>2008-10-29T10:21:59+02:00</published>
    <updated>2008-10-29T10:21:59+02:00</updated>
    <author>
      <name>Beyazıt Sansı</name>
    </author>
    <summary type="html"><![CDATA[<p>Cumhuriyetimizin 85. yıldönümü kutluyoruz.<br />
Kutlu olsun.<br />
Dün orta dereceli okullarımızda renkli giysileri içinde gençlerimiz boru-trampet takımlarıyla son provalarını yaptılar.<br />
Atatürk Anıtına çelenkler sunuldu. Saygı duruşu yapıldı, İstiklal Marşımız çalındı-söylendi.<br />
Resmi daireler, yollar, caddeler bayraklarla süslendi. Evlerin pencerelerine balkonlarına Türk bayrakları-Atatürk posterleri asıldı.<br />
Bugün de resmi geçit töreni yapılacak. Şiirler okunacak. Konuşmalar yapılacak.<br />
Ne güzel.</p>

    ]]></summary>
    <content type="html"><![CDATA[<p>Cumhuriyetimizin 85. yıldönümü kutluyoruz.<br />
Kutlu olsun.<br />
Dün orta dereceli okullarımızda renkli giysileri içinde gençlerimiz boru-trampet takımlarıyla son provalarını yaptılar.<br />
Atatürk Anıtına çelenkler sunuldu. Saygı duruşu yapıldı, İstiklal Marşımız çalındı-söylendi.<br />
Resmi daireler, yollar, caddeler bayraklarla süslendi. Evlerin pencerelerine balkonlarına Türk bayrakları-Atatürk posterleri asıldı.<br />
Bugün de resmi geçit töreni yapılacak. Şiirler okunacak. Konuşmalar yapılacak.<br />
Ne güzel.<br />
Cumhuriyetin nimetlerinin farkında olmak...Ne güzel. Cumhuriyet Bayramını coşkuyla kutlamak ne güzel.<br />
Cumhuriyet, ne demek?<br />
Cumhuriyet, öncelikle bağımsızlık demek. Hiçbir devletten emir ve icazet almamak demek.<br />
Cumhuriyet, özgürlük demek.<br />
Cumhuriyet din ve vicdan özgürlüğü demek.<br />
Cumhuriyet, halk yönetimi demek. Halkın, memleketi yönetecek iktidarı özgür oyları ile belirlemesi demek.<br />
Cumhuriyet, farklı inanç ve etnik kökenden olan yurttaşların, yan yana kardeşçe yaşaması demek.<br />
Cumhuriyet, pozitif bilimlerin yol göstericiliği demek.<br />
Cumhuriyet, hukukun egemen olduğu adaletli bir yönetim biçimi demek.<br />
Ve Cumhuriyet, Atatürk’ü tanımak ve anlamak demek.<br />
Peki...Biz Cumhuriyeti acaba böyle mi anlıyoruz?<br />
Cumhuriyetimizin 85. yıldönümünde bu soruya ne yazık ki olumlu yanıt veremiyoruz.<br />
Özellikle Güneydoğumuzda son günlerde yaşanan olaylar, bu yöremizde Cumhuriyet nimetlerinin henüz anlaşılmadığını(belki de ulaştırılamadığını) gösteriyor.<br />
85 yıllık süreç içerisinde bu noktaya gelişimiz üzücü ve düşündürücüdür.<br />
Buna ek olarak; din ağırlıklı bir yönetim biçimini hedefleyen bir zümrenin oluştuğu da bir başka üzücü ve düşündürücü noktadır.<br />
Neden kaynaşamadık?<br />
Neden anlaşamadık?<br />
Bu soruların yanıtlarını açıkça yanıtlamaktan uzak durmak istiyorum.<br />
Ama bir şeyi çok açık ve net olarak söylemek istiyorum:<br />
Atatürk’ü anlatamadık.<br />
Eğer Atatürk’ün “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” özdeyişinin kaynaştırıcılığını, eğer Atatürk’ün koyduğu “laiklik” ilkesinin birleştiriciliğini kafalara, gönüllere nakşedebilseydik Cumhuriyetin 85. yıldönümünde bu tasalar içinde olmayacaktık.</p>

    ]]></content>
  </entry>
</feed>
