BARZANİ’NİN REFERANDUM İSRARI


Bu makale 2017-08-25 20:44:37 eklenmiş ve 232 kez görüntülenmiştir.
ALİ İHSAN GÜRCİHAN

Sen şimdi ne dersen de.

Barzani tutturmuş bağımsızlık referandumu  diye.

ABD ise sözüm ona bizden yana caydırmaya çalışıyor.

Aslında işi kendi kontrolünde biraz geciktirerek ve her zaman olduğu gibi iki yüzlü davranarak bizi aldatmaya devam ediyor.  

 

Barzani’nin ısrarla Eylül ayında yapacağız dediği referandumun, Büyük Ortadoğu diye bilinen projenin sözde Kürdistan ile ilgili

planlı bir aşaması olduğunu bilmeyen, Arap Baharı yutturmacası ile de bunun gerçekleşmekte olduğunu görmeyen mi vardı ?

 

1970’lerden beri bilinen ve PKK terör örgütünün de dahil olduğu

bu proje, sözüm ona kurulması düşünülen Kürdistan hayalinin  sondan bir önceki safhasıdır. Bu bilinen gerçekten hareketle, bölgedeki terör ve çatışmaların esas amacının bir Kürdistan devleti kurulması olduğunu bizler bile bu mütevazı köşemizde yıllardır defalarca yazdık ve söyleyedurduk. 

 

Büyük Ortadoğu Sayın Eşbaşkanlarının da bilmesi gereken bu gerçeği on yıl önceki bir yazımdan alacağım kısa bir bölümle aşağıda aynen tekrarlıyorum ve geçmişi hatırlatmak istiyorum.

             ....................................................................

1984 yılı Kasım ayında Eruh bölgesinde bir çatışma sonrası ele geçirdiğimiz Mustafa Çimen adlı teröristin sırt çantası içerisinde çıkan dokümanlardan biri de, dün gibi hatırlıyorum orta boy açık eflatun renk kapaklı bir kitaptı.

“Partiya Karkerên Kurdistan” yani Türkçe’si ile,

“Kürdistan İşçi Partisi “nin tüzüğü.

 

Bölgemizdeki terörist yapılanması ile ilgili bulduğumuz örgütsel notlar bizim için daha öncelikli olmasına rağmen gecikmeksizin bu kitabı da okuduk ve gördük ki 1970’li yıllar içerisinde yapılan temas ve toplantılarda;

Barzani, Abdullah Öcalan dahil dört ayrı ülkedeki sözde Kürt liderler, uzun vadede  sözde ”Kürdistan” kurulması yolunda bir mutabakat sağlamış.

Yaşanan ülkelerin (Türkiye-Irak-Suriye-İran) şartları dikkate alınarak, Kürtler’in o ülkeye karşı 30 yıl boyunca mücadele vermesi, o ülke içerisinde özel statüler ve özerklik elde etmesi kararlaştırılmış.

30 yıl sonunda kazanılan şartlar ve yaratılan siyasi ortama göre de, sözde Kürdistan’ın kurulması açısından gelinen durumun yeniden değerlendirilmesine ve müteakip safhanın da belirlenmesine söz verilmiş.

 

Görüldüğü gibi bizzat kendi ifadelerince, Barzani açısından da, PKK ve uzantıları açısından da mesele, yukarıda belirttiğim gibi bu işin en başından beri çok açık ve net bir durumdadır.Yıllar önce düşündükleri ve yazdıkları amaçları doğrultusunda da faaliyetlerine devam etmişler ve halen de etmektedirler.

       

                   ..................................................

Bugün geldiğimiz noktada kendimize tekrar soracak olursak, oynanacak bu senaryo yıllar öncesinden bilinmesine ve “Arap Baharı” denen ihanet ile yeniden alevlenmesine rağmen ;

PKK terör örgütü ile verilen mücadelede “Açılım,Çözüm Süreci” gibi tutarsızlıklar yüzünden, terör yeniden azdı ve başta Ülkemiz olmak üzere bu bölgedeki  hassasiyet ve zaafiyet arttı ise,

 

Türk Silahlı Kuvvetleri ve Güvenlik Güçlerimiz nerede ise teröristlerle birlikte aynı kefeye konup yargılanıp, yıpratılıp ve bunun sonucunda bölgedeki caydırıcılık gücü azaldı ise,

 

Bir yandan Irak’ın bütünlüğü derken öte yanda Irak Kuzeyinde ayrı bir devlet yapılanmasına destek verildi, Irak’a karşı Barzani ve Kürt Bölgesi bir denge unsuru olarak kullanıldı, Devlet Başkanı gibi  kabul gören Barzani’nin ziyareti sırasında Kürdistan Bölgesel Yönetim bayrağı Türk hava meydanlarında göndere bile çekildi ise,

 

Suriye’de kardeşim dediğimiz Esad’ı indireceğiz diye kötüde olsa var olan bir otoritenin ülkedeki hakimiyeti kaybetmesine ve parça parça edilmesine zemin hazırlandı ise, şimdi ortaya çıkan bu sonuca şaşırmak ve ortalığı ayağa kaldırmak kamuoyunu ve kendimizi kandırmaktan başka birşey değildir. 

 

Açıkçası bilinen tehlikeyi önlemek yerine, bölgede yürütülen oyunun parçası haline gelerek kendi ayağımıza kurşun sıkmışız demektir ki, ortaya çıkan sonuçlarla ilgili artık onu bunu suçlamak da hiçbir işe yaramayacaktır.

 

Kısacası;

Bölgeye şekil vermeye çalışan ABD kaynaklı iki yüzlü projeler çok iyi bilinmesine ve ortada olmasına rağmen, yürütülen  hatalı politikaların sonucunda gerçekleşmek üzere olan sözde Kürdistan sorununda suçu Barzani kadar kendimizde de aramamız gerekir. Artık kişisel yaklaşımlarla her konuda racon kesen ve ülkeyi sıkıntıya sokan politikalar  yerine de, devlet hafızasını dikkate alan ve demokratik süzgeçten geçen  politikalara dönmeye acilen ihtiyaç bulunmaktadır.

 

Sağlıcakla kalın .

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Edirne\\\'nin İlk Ve Tek Yerel Televizyonu
© Copyright 2016 Edirne\\\'nin İlk Ve Tek Yerel Televizyonu. Tüm hakları saklıdır. Bu site Edirne Televizyonu haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır..
GÜNDEM
Edirne Temizlik
Edirne Perde
Edirne Web Tasarım
Edirne Reklam
SPOR
Edirne Toplu Sms
Edirne Taksi
SİYASET
Toplu Mail
Edirne Bakliyet
EĞİTİM
Edirne Temizlik
DÜNYA
Toplu Sms
Edirne otel
Anadolu Farm