MİLLİ TAKIM MI RUHSUZ TAKIM MI…?


Bu makale 2017-10-09 13:40:41 eklenmiş ve 109 kez görüntülenmiştir.
İ. Melih Yurduseven

Bana göre 2.tanım cuk diye oturuyor.

Milli kelimesinin insan üzerinde yapması gereken coşku, heyecan, sorumluluk duygusu, ülkeyi temsil etmenin gurur ve şevkini göremediğimiz bu takıma Ulusal gibi çok ağır bir sorumluluk taşıyan haslet maalesef fazla gelir.

Geliyor da zaten.

Sahasında ve seyircisi önünde 300 bin nüfuslu bir ülkenin gerçekten de Milli denilebilecek bütün özellileri taşıyan futbolculardan kurulu takımına 3-0 mağlup oluyorsanız ve de bundan en ufak bir hicap duymadığınız çok iyi anlatan “sırıtarak sahayı terk etme” eylemini gerçekleştiriyorsanız, size Milli demek haksızlık olur bana göre.

Rakip oyuncular Ülkelerinin gerçek Millileri gibi oynadılar ve kazandılar.

Bir Azerbaycan Türkünün ülkemize hem sporcu olarak hem de uyruğunu değiştirerek transfer olup Milli takımda ülkemize şampiyonluk kazandırmasını örnek alın hiç değilse.

Yazık ki yazık derim sadece.

Ve 80 milyon insanı üzmeye ve kahretmeye hakkınız olmadığını da hatırlatmak istiyorum.

Aslında bu iş baştan doğru başlamadı.

Ahı gitmiş vahı kalmış bir Lucesku ne verebilir bu takıma.

Fatih Terim gibi bir Teknik adamı başarısız olarak görüp değiştirmek istiyorsun ama yerine Türkiye de bu işi yapacak Hoca bulamıyorsun.

Türk Milli Takımı ile ülkesine Dünya Üçüncülüğü kazandırma başarısı göstermiş olan Şenol Güneş ile masaya oturuyorsun ama Beşiktaş Milli takım sorumlularından baskın çıkıp, “hayır biz Şenol hocayı vermiyoruz” deyip yurt dışında araşa gidiyorsunuz.

Hiç mi bu işi yapacak Teknik Direktör yok Ülkemizde.

Var bana göre.

Bakın, Yılmaz Vural Hoca bu takımın başına getirseydi inanıyorum ve iddia ediyorum ki bundan çok daha iyi sonuçlar alırdı.

Milli takım üzerine daha önce yazmış olduğum bir yazımda belirttiğim gibi günümüzde Millilik anlayışı da değişti sanki.

Ben bizim çocukluğumuz ve gençliğimiz dönemlerindeki Milli anlayışını hatırlıyor ve bazı olayları anımsıyorum ki, günümüz ile bağdaşır tek bir noktasını dahi göremiyorum.

Yazmıştım ama tekrar edeyim.

Taçsız Kral Metin Oktay’ı bizim tevellüdümüz de olanlar çok iyi hatırlarlar.

Onun adı “GOL” dü.

Galatasaray ve Milli takımın kurtarıcısı ve sembolüydü.

Can Bartu, Lefter ve Basri Dirimlilinin Fenerbahçe’de,Şenol,Birol ve Vedat’ın Beşiktaş’ta olduğu gibi.

Bir Milli Maç kadrosunda olduğu halde İzmir’de bulunan nişanlısının yanına giderek kamp kadrosundan habersizce çıkan Metin Oktay o zaman Askeri bir suç işlemiş muamelesi görmüş ve yargılanmıştı.

Şimdi Arda Efendi; “ben Milli takımda oynamak istemiyorum” diyor,

Burak Efendi ;”Arda yoksa bende yokum” diyebiliyor.

Eeeee. elbette bu ruh halinde olan bir futbolcu 3-0 mağlup durumdayken gülerek sahayı terk edebilir.

Seremonide İstiklal Marşı okunurken Lucesku ne hissediyor acaba?

Geçmiş yıllarda Mustafa Denizlinin Galatasaray’ı çalıştırdığı yıllarda İstiklal Marşı söylenirken gözyaşları içinde damarları çıkarak Marşımızı söylediğini çok iyi biliyorum.

Etkililer yetkililer lütfen kendinizi toparlayın ve bu gençleri Milli duygu testinden geçirip, gerekiyorsa terapi seanslarına başlayın.

Yetmişi aşmış Melih Hocayı kimsenin üzmeye hakkı yok çünkü.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Edirne\\\'nin İlk Ve Tek Yerel Televizyonu
© Copyright 2016 Edirne\\\'nin İlk Ve Tek Yerel Televizyonu. Tüm hakları saklıdır. Bu site Edirne Televizyonu haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır..
GÜNDEM
Edirne Temizlik
Edirne Perde
Edirne Web Tasarım
Edirne Reklam
SPOR
Edirne Toplu Sms
Edirne Taksi
SİYASET
Toplu Mail
Edirne Bakliyet
EĞİTİM
Edirne Temizlik
DÜNYA
Toplu Sms
Edirne otel
Anadolu Farm