şirinevler escort escort bodrum

BEN BİR HASTANEYDİM PİYADE KIŞLASININ BATISINDA Mustafa Hatipler


Bu makale 2019-07-31 09:54:48 eklenmiş ve 268 kez görüntülenmiştir.
İ. Melih Yurduseven

Senede birkaç kez köşeme taşıdığım ve birçok okurumun da özlemle beklediğini bildiğim tek duvarı kalan Asker

Hastanesini konu alan Değerli Başkanım Mustafa Hatiplerin bu duygu yüklü yazısını yayınlamak bu güne kısmet

miş.İşte bu güzel anlatım;

Ben bir hastaneydim. Üstelik askeri bir hastane... “Edirne Merkez Asker Hastanesi” derlerdi

adıma. Ah ne güzel bir adım vardı. Kimler geldi kimler geçti yatakhanelerimden. Kimlere şifası

dokundu bir bilseniz nur yüzlü, ak alınlı, hastasını iyileştirmekten başka bir şey düşünmeyen ve bunu

yaparken geceyi gündüzle karıştıran hekimlerimin.

Kimler görev yaptı bir bilseniz burada. 1890 yılında Miralay Hasan Kadri Bey vardı, Umumi Sıhhıye

Müfettişi. Ordu Sertabibi Miralay Şevket Bey, Tabibi-i evvel Miralay Fanu Bey, Tabib-i Sani

Kaymakam Ohannnes Bey, Tabib Binbaşı Davit Bey, Tabip Binbaşı Mahmut Fehmi bey, Tabib

kolağası Yusuf Ahmet efendi. 1894 yılında Miralay Ahmet Avni Bey vardı. O da Umumi Sıhıye

Müfettişiydi.1903 yılında Sertabib Ahmet Avni Paşa vardı. Aynı yıl Tabib-i evvel Miralay Hüsnü Bey

vardı. 1 1914 yılında Prof. Dr.Abdulkadir Noyan ve Bakteriyoloji doktoru Tokatlı Hamdi bey

gelmişti.

Ben bir hastaneydim. Müşir Veysel Paşa zamanında başlandı yapımına. Temelim atılırken Serasker

mektupçusu Muhtar Efendi’nin okuduğu şiir durur hala hafızamda. İki yılda tamamlandım.

Tamamlandığımda 7 odam vardı, 24 koğuşum, kabul salonum, ameliyathanem, pansuman odam,

doktor odalarım, bir tecrit odam, bir adet eczanem ve depom... Açılışımdan yaklaşık 20 yıl sonra

(1907–1908 yıllarında) ilk röntgen tetkiklerini bende yaptı Doktor Rıfat Osman. Belki de ülkemizin ilk

röntgen çalışmasıydı bu. Aynı yıllarda Tabip Binbaşı Ahmet Refet Bey kurmuştu laboratuvarımı

benim. Buhar makineli etüv dairem ve çamaşırhanem Sıhhiye Müfettişi Faruk Paşa ile Selami Paşa

tarafından yaptırılmıştı.

Ben bir hastaneydim. İki katlıydım. Dört duvarım ve ortasında avlum vardı benim. Haydarpaşa

hastanesi tarzındaydım yani. Tollet tarzı denen modelden. Bahçemde bir dfe çeşmem vardı.

Kitabesinde 1914 yılında çıkan salgın hastalık hastalıklarından ölenlerin yazılı olduğu. Aynı kitabede

salgın hastalıklar mücadele eden doktorlarımın adları yazılıydı. Tabip Kimyager Kazım, Tabip Cerrah

Mustafa Ahmet, Tabip Kehhal Cevat Seyit diye. Bir de “ biz her şeyi sudan hay kıldık” ayeti

yazılıydı.

Sarayakpınar’dan taşıdı ab-ı hayat misali suyumu Vali İzzet Paşa hem de demir borular döşeterek.

Bilenler bilir esaslı sudur Sarayakpınar suyu, Sultan Fatih’in Edirne Sarayında içtiği sudur. Tam

ortasına koydular sarnıcımı avlumun. Bir de pek güzel, küçücük tek minareli ve tek kubbeli bir camii

yaptılar bahçeme. Kuzey köşeme bir de hamam. Küçük, zarif, kibar, asil ve temiz bir hamam.

Yani baştan ayağa temizlik anlamında bir hamam. Kimler yıkandı sıcacık suyumdan. Kimler ter döktü

mermerlerimin üzerine bir bilseniz.

Ben bir hastaneydim, askeri hastane üstelik... Varlığımın en fazla işe yaradığı zaman Balkan Harbi

zamanıydı. O günleri yaşatmasın Cenabı Hak bir daha. Ama ne kara günlerdi. Yaralılar... Yaralılar...

Yaralılar... Kopmuş bacaklar... Eller... Yarılmış başlar... Bana yaralı gelip tedavi olanlar... Yaralı gelip

ruhunu teslim edenler... Odalarım, koğuşlarım, koridorlarım dolup taşmıştı hastayla. Üstelik de

ilaçlarım tükenmişti, pamuğum ve sargı bezim tükenmişti, hatta ispirtom tükenmişti. Tam 1273

hastam oldu Balkan harbi bittiğinde. Hastasını bekleyenlerin ektiği umut ağaçları dev bir çınara

dönüştü zamanla bahçemde. Yaralıların şifa arayan gözleri asılı kaldı duvarlarımda uzun zaman...

Şimdi o duvarlarım toprağın kara bağrında...

Ben bir hastaneydim, hatta bir ara okul oldum vatan sevdalısı jandarmalara. O yüzden Jandarma

Okulu olarak geçer adım bazı kayıtlarda. Ben bir hastaneydim,1941 yılında

Taşındım, önce Gemlik’e sonra da Çankırı’ya. Değişti adım, 308 numaralı Çankırı Hastanesi oldum.

Ben bir hastaneydim, ben bir okuldum... Sonra bir rüzgâr esti unutulmuş vakitlerin ürpertisini

taşıyarak. Bir rüzgâr paramparça etti ciğerlerimi... İnsanlar acımadılar ne bana ne de onların

yakınlarının bende saklı değerlerine... Anılarına... Belgelerine... Evraklarına...


Ben bir hastaneydim, birden yıkıldı her şeyim, yenildim vefasız bulutların taşıdığı vefasız

zamanlara... Ağladım günlerce kimse dönüp bakmadı bana... İnledim üzerime atılan çöplerin,

naylonların, artıkların rezilliğine... Kahrettim günlerce, aylarca, yıllarca yok sayıldığıma... Garip bir

umarsızlıkla baktı insanlar duvarlarıma. Yıkılıp yerle bir olmam için ne gerekiyorsa o yapıldı.

Ben bir hastaneydim şehrin piyade kışlasının batısında, Sarayakpınar yolu üzerinde, Tepebağları

mevkiinde Her tuğlam yere düştüğünde haykırdım kimse duymadı. Her bir duvarım yıkıldığında

hıçkırdım kimse anlamadı. Feryat ettim, inledim çöplük yapıldığımda kimse dönüp bakmadı. Toprak

konuştu benimle, ağaçlar konuştu Tunca nehri konuştu, yer açtı sularında gözyaşlarıma. Ama insanlar,

atalarına hizmet verdiğim, bağrıma bastığım insanlar duymadı beni, konuşmadılar benimle. Hatta bir

ara Kıyık Tabya’da Şükrü Paşa anıtı yapılınca çok umutlandım ama boşa çıktı umutlarım. Hatta zaman

zaman bu umarsızlığın karşısında bu şehirde yani ki Edirne’de yetkili yetkisiz kimse yaşamıyor

herhalde diye düşündüğüm bile oldu.

Ben bir hastaneydim ey halkım, ey milletim Edirne’de, Tunca nehri kıyısında, Sırp sındığı yolunda.

Seferde 1200 hazarda 800 hastam olacak büyüklükte. 120 metre genişliğinde, 160 metre uzunluğunda.

Ben bir hastaneydim. İnşa edildim hicri fi binüçyüzbeş, miladi binsekizyüzseksen yedide...

Yıkıldım yıllar önce. Çöplük oldum sonra. Yıkık, dökük ve viraneyim hala... Perme perişanım aslında

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Edirne\'nin İlk Ve Tek Yerel Televizyonu
© Copyright 2016 Edirne\'nin İlk Ve Tek Yerel Televizyonu. Tüm hakları saklıdır. Bu site Edirne Televizyonu haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır..
INSTAGRAM
Edirne Televizyonu Instagram Profili
KARİYER
İş Başvuru Formu
TWITTER
Edirne Televizyonu Twitter Profili
YOUTUBE
Edirne Televizyonu Youtube Kanalı