Kırkpınar elden gider mi
Kırkpınar Elden Gider mi?
Neden olmasın.
Bundan önce gidenler gibi.
Elden de gider, Edirne’den de gider.
Sen, koskoca saray içinde ki, beş bin kişilik stadyumda senede üç gün güreş müsabakası yaparsan tabii ki Kırkpınar gidecektir.
Sen, Kapıkule gibi altın yumurtlayan bir sınır kapısına sahipken, Trakya Birlik gibi dev bir kuruluşun varken, Osmanlıya başkentlik yapmış Edirne’de, Edirne Belediyesi varken ve bunlara üstlük Edirne’de Üniversitenin yanında, Sanayi ve Ticari alanda çok önemli kuruluşlar olmasına karşın Edirneli olarak bizler hala Kırkpınar etkinliklerini adam gibi düzenleyemeyerek üstüne üstlük Kırkpınar diyarından bir Başpehlivan çıkaramıyorsak belki bu gün değil ama gelecekte Kırkpınar Edirne’den gerçekten gidecektir.
Zaten bu yönde de çalışmalar yapıldığını hissediyoruz ve zaman zaman da duyumlar alabiliyoruz.
“Hadi yaa! Olmaz öyle şey!”diye sakın konuşmayın.
Bakın beyler! Yağlı Güreşin anavatanı Kırkpınar’dır, Edirne’dir.
Ancak Mart ayında yapılan 1. Yağlı Güreş Kurultayı neden Antalya’da yapılıyor?
Bu organizasyonu kimler, niçin, Antalya’da düzenliyor?
Cevabı çok basit;
Çünkü öncelikle güreşi seven çok sayıda taraftarları ve güreşçisi var.
Çünkü, bu güreşlere kafa yoran Valileri, Belediye Başkanları, Siyasetçileri ve her hükümet döneminde görev almış bakanları var.
Çünkü, Türkiye’nin her yerinde çok güçlü lobi faaliyetlerinde bulunan işadamı, bürokratları var.
Çünkü, güçlü ekonomisi ve paraları var.
Çünkü, hepsinden önemlisi her zaman güreşlerde dolan 25 bin kişilik özel güreş stadyumları var.
Bizim ise yaşamı seven, hayatı doya doya yaşayan Roman halkımız sayesinde sadece Davul- Zurna eşliğinde oynanan oyunlarımız var.
Edirne çalar, oynar, ses yapar, döner dolaşır bu sesi de Edirne halkı duyar.
Hepsi bu kadar.
Kırkpınar güreşlerimize sahip çıkarak ve Kırkpınar sayesinde Edirne’nin sesini Uluslar arası arenaya duyurabilmek için yediden yetmişe her Edirneliye görev düşmektedir. Edirne’de yaşayan her Edirneli de Kırkpınar’a kafa yorup öneri ve projelerini yetkililerle paylaşmalıdır. Uygulamaların da sonuna kadar destekçisi olmalıdır. İsterseniz tespit edilen bazı önerileri sizinle paylaşalım. Öncelikle;
Siyasetçilere önem verelim, ancak Kırkpınar etkinliklerini siyasi arenanın dışında tutarak siyasi şovlara müsaade etmeyelim.
Acilen bir “Kırkpınar Sempozyumu” Edirne’de yapılmalı ve her yıl bu sempozyum Edirne’de tekrarlanmalıdır.
Güreş eğitim merkezi acilen bitirilmeli ve sponsorluk yasasından istifade edilebilecek yerli veya yabancı büyük uluslar arası şirketlerden yararlanarak gerek güreşçi yönünden gerekse Kırkpınar etkinlikleri düzenlenmesinde kendilerinden yararlanmalıyız.
Başta TRT olmak üzere yerli ve yabancı televizyon, gazete, radyo ve dergiler gibi yayın kuruluşlarından 12 ay istifade edilebilecek bir tanıtım organizasyonu yapılmalıdır.
Kırkpınar’ın doğuş efsanesine göre Saray içinde güreş tutarak ölen iki yiğit akıncının gömülü olduğu yere “Kırkların Pınarı”nı andıran tarihi bir çeşme yapılarak gelen ve gidenlere, soranlara tarih daha iyi anlatılabilir.
Fuar, sergiler, her türlü müzik, bilgi, resim, spor gibi yarışmalar, uluslar arası kongreler, sempozyumlar düzenlenerek en azından bir ay etkinlik yapılabilir.
Stadyum daha kullanışlı, daha modern bir hale getirilebilir.
Bu yazdıklarımız, düşüncelerimiz çözülemeyecek çok önemli konular değildir.
Eğer ‘Kırkpınar’ı kaybetmek istemiyorsak ve Kırkpınar’ı daha iyi bir şekilde organize etmek istiyorsak Belediye ve hükümet yetkilileri el ele vermek zorundadır.
Bakın, Japonların 150 kiloluk, yağ fıçısı, Sumo güreşlerini ve güreşçilerini tüm dünya yerinde veya TV’lerden izleyebiliyorsa, bizim güçlü kuvvetli, adaleli vücutlu yağız delikanlılarımızın güreşlerini inanıyorum ki ailece tüm dünya zevkle takip edip izleyecektir.
Dönüp, dolaşıyoruz bu projelerin uygulanılabilirliği konusunda kimden yardım alabiliriz? Tabii ki her defasında “Bana Proje getirin.” “Paranın tozunu size versem, yeter.” Şeklinde her zaman destek sözü veren Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’dan sonra da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan geçiyor.
Eeee ne yapalım yani..
Zaten Belediye Başkanı Namık Kemal Döleneken, Vali ve Kırkpınar Ağası ile birlikte Ankara’ya gidecek;
Gittiğinde de “Kırmızı Dipli Mumla” kendilerini davet eder ve “Kırkpınar”ın nasıl olması konusunda bizden çok daha iyi olacağına inandığım projesini sunar.
Ama lütfen acele edin.
Kırkpınar’da “Kapıkule gibi olmasın.”






>
>
>
>
>
>
>