Veda yemeğinden bir ayrıntı
Vali Sayın Nusret Miroğlu, Hatay ilimize tayin olması nedeniyle ilçelere ve Edirne’deki önemli kurum ve kuruluşlara bir dizi ziyaretlerde bulundu.
Bunlar doğaldır ve de olması gereken nazik tavırlardır.
Sayın Miroğlu aynı nazik tavrı, 1 Mayıs Perşembe akşamı tüm Edirne protokolüne verdiği veda yemeği ile de sergiledi.
Valilik Basın ve Halkla İlişkiler bürosundan gazetemize çekilen faksta, il protokolüne dair zevatla birlikte köşe yazarları da bu yemeğe davet ediliyordu.
Edirne de görev yaptığı süreçte Sayın Valimizin birçok davetinde yer aldık.
Sayın Miroğlu’nu hiçbir davette alkol alırken görmedik. Sayın Vali belki gerçekten alkolü sevmiyor ya da görevinin yüklediği büyük sorumluluk duygusuyla hiç kimseyle yüz göz olmamak için davetlerde alkol almıyordu.
Her iki halde de biz kendisine saygı duyarız. Çünkü alkol almak kişiye bir artı değer katmıyor. Ve hatta kimi akılsız kafalarda değer kaybına dahi yol açıyor.
Gelelim anlatmak istediğimize:
Sayın Valimizin veda yemeği DSİ’nin kışlık salonunda idi.
Kimler yoktu ki;
Edirne belediye Başkan vekili, Vali Yardımcıları, Kaymakamlar, ilçe-Belde Belediye Başkanları, Muhtarlar, Daire Müdürleri, İl genel meclisi ve Belediye Meclis Üyeleri, Gazete sahip ve çalışanları ve yazarları Sayın Miroğlu’nun davetine icabet etmişlerdi.
Ben salona girdiğimde, Sayın Vali, Cumhuriyet Başsavcımız Sayın İ.Ethem Dikmen ile protokol masasında oturmaktaydı.
Ben böyle davetlerde sunulan o güzelim yemeklerle, bir iki tek rakı içmekten büyük keyif alırım. Almışımdır da..
Vali Sayın Nusret Miroğlu kendisi almadığı halde, kendi masasında dahi benim alkol almama daima hoş görülü olmuştur.
Hal böyleyken Vali Sayın Nusret Miroğlu’nun veda yemeğinde hiç beklemediğimiz bir durumla karşılaştık.
Çünkü yemek alkolsüz düzenlenmişti.
Oysa ben neler hayal etmiştim. Sayın Valinin Edirne’ye yaptığı hizmetleri için ve onuruna ayağa kalkıp uzaktan da olsa bir kadeh kaldırmayı düşlemiştim. Ve hatta, bir küçük konuşma dahi yaparak duygularımı ifadeyi de hayal etmiştim.
Hoşgörüsüne sığınarak Sayın Valinin masasına gittim ve;
Bu yemeğin alkolsüz düzenlenmesinin bir eksiklik olduğunu, bunun yanlış değerlendirmelere yol açacağını ve alkol servisi yapılmazsa, yemeği terk edeceğimi söyledim ve vedalaştım.
Sayın Miroğlu’da durumdan yeni haberdar olduğunu ve nedenini, yemeği düzenleyenlerden sormak gerektiğini söyledi.
Öğrendik ki;
Yemeği İl Özel İdaresi düzenlemişti ve Valinin veda yemeğinin alkolsüz olmasına onlar karar vermişti.
Çünkü İl Özel İdaresi prensip olarak, alkollü yemek düzenlemiyor muştu.
Ben bu durum karşısında DSİ lokantası sorumlularından parasıyla bana bir duble rakı vermelerini istedim.
Aldığım yanıt şu oldu;
“Hocam içki dolapları kilitli.”
Bu yanıttan sonra salonu terk etme kararımı uyguladım. Kararıma yazar arkadaşım Sayın Ayhan Tunca’da katıldı ve beraberce salonu terk ettik.
Sayın okurlarım benim bu tavrımı sakın bir duble rakı meselesi olarak değerlendirmesinler.
Ben özgürlüğüme çok düşkün bir insanım, benim yaradılışım hiçbir dayatmayı kabul etmez.
Bana nerede ve ne zaman rakı içeceğimi veya içmeyeceğimi hiç kimse dikte edemez.
Alkolsüz veda yemeğini ben böyle algıladım.






>
>
>
>
>
>
>