647 Kırkpınar ın ardından
Şimdi ben Recep Kara’ya sormak isterim ;hani tombala ile başpehlivan seçilmezdi?
Elbette başpehlivanlık güreşini tombala çekerek kazanmadın.Ama,seni finale taşıyan başarıyı tombala ile kazandın.Hem de ezilerek,müsabaka boyunca mahkum ve başarısız olarak sürdürdüğün bir güreş sonunda bu yıl gerçekten de başpehlivanlığı hak eden bir performans gösteren Şaban Yılmaz’ı kura ile eledin.
Kurayı neden çektin ve kurada kazanınca ; “bu benim hakkım değil,ben kura ile galibiyet elde edilmesine karşıyım,bu nedenle bunu kabul etmiyorum”demedin veya diyemedin.
Tabiki diyemezsin,biz hepimiz senin gibiyiz aslında.Kendimize olunca sesimiz çıkmaz ve hiç tasvip etmediğimiz bir kuralı bile mübah sayarız ve bu yolla gelen başarıyı içimize hemen sindiriveririz.
Recep Kara kötü güreşçi anlamında söylemiyorum bunları.Şaban Yılmaz’dan sonra en iyi güreşen bir güreşçiydi bu yıl.Ama geçen yılın, hatta 2004 ve 2006 yıllarında ki Recep değil di bu yıl ki Recep.
Neyse kazanılmış bir başarıyı daha fazla küçültmenin de bir anlamı yok zaten.Ama bu yıl gerçektende çok iyi hazırlanmış bir Şaban Yılmaz’a yazık oldu.Kural değişiminin en büyük darbesini o yedi.Şayet altın puan olsaydı,bunu mutlaka Şaban alırdı.Gelecek seneye inşallah diyelim ve Kırkpınarın diğer bölümleri ile ilgili değerlendirmeler yapalım biraz.
Kırkpınarın ev sahibi olan Edirne Belediyesi geçmiş yıllardan en ufak bir eksiklik ve hata göstermeksizin görevini ve sorumluluğunu yerine getirmiştir.
Ben başından beri söylediğim gibi,en ufak bir olumsuzluk sonrasında “Hamdi başkan yok ya işte böyle hatalar olur” denme olasılığı çok fazla olan söylemlere muhatap olmamak için sayın Döleneken azami dikkati göstermiştir ve başarılı da olmuştur.
Elbette ufak tefek kusurlar olacaktır.Böylesine büyük ve belediyenin kapasitesinin üzerinde bir yük durumunda olan bir organizasyonda tenkide değer bazı hatalar görülecektir.Ama bunlar bu gün olduğu gibi bundan önceki organizasyonlarda da vardı ve olacaktır da.
Bana intikal eden,memurlar ile meclis üyeleri arasında yaşanan görev alanı anlaşmazlığı gibi.Ama bunlar geçmişte de vardı.Daha önce de yazdım.İki yıl önce,CHP li meclis üyesinin torpili ile bir dondurma alabilmiştim.
Bunlar basit ve kayda değer konular olmaktan uzaktır.Belediye olarak iyi bir ev sahipliği gerçekleştirilmiş ve gelen konuklar bundan son derece memnun kalmışlardır.Bir kere Belediye ile Valilik dayanışması ve kaynaşması gerçektende herkesin dikkatini çekmiş ve takdir toplamıştır.Her fırsatta ve her durumda birlikte hareket eden Vali ve Belediye başkanının bu dayanışmasına hasret olan Edirne’liler son derece memnun kaldılar bu durumda.Pazar günü protokol kapısında görev yapan Gençlik ve Spor İl müdürlüğü personelini ve bilhassa da müdür yardımcısını kutlamak isterim.Geçmiş yıllarda burada bile kaos yaşanabiliyordu.
Emniyet her zaman olduğu gibi görevini son derece başarılı bir şekilde yürüterek en ufak bir olayın meydana gelmemesi konusunda hassasiyet gösterdi.Bilhassa Çevik Kuvvet Müdürümüz ile Asayiş şube Müdürüm bizzat görev alanı içinde yer alarak personeline moral motivasyon açısından büyük katkılar sağlamayı başarmışlardır.
Sağlık ekipleri son derece hazırlıklı ve görevinin sorumluluğunda bir şekilde görev icra etmişlerdir.Sağlık Müdürümüz protokol tribününde olmasına rağmen gözleri ile tüm ekipleri takip eder durumdaydı gün boyu.Tabiiki değerli eşi ve benim doktorum Çetin Gül’de hazır ve nazır bir durumdaydı orada.
Meclis başkanının verdiği sözü tutarak Kırkpınara gelmesi bir çok Edirne’liyi sevindirdi.Tüm trübünlerin cazgırın isteğine uyarak alkışlamasına karşın,kendisine yuh çekme nezaketsizliğini gösteren küçük bir grup haricinde.
Benim üzüldüğüm bu sözlerin Belediye Meclisi Tribünü olarak ayrılmış olan yerden gelmesiydi.
Halbuki bu arkadaşlar da biliyorlar ki,meclis başkanı kendi partilerine mensup milletvekillerinin oylarının da bulunduğu oy çokluğu ile seçilmişti.
Çağdaşlığımıza,medeni bir şehir imajımıza ve misafirperver insanların bulunduğu bir kent görünümümüze leke sürebilecek bu tür davranışların olması en büyük dileğimdir.
Ağamız bu yıl yine değişti.Mehmet Cadıl ağayı çok sevmiştik aslında.Ama ben ağa ile yaptığı görüşmelerde bunu sezmiş sözleri içeren konuşmalarda da bulunmuştu.Yani İstanbuldan birinin geleceğini biliyor ve birilerinin bunu istediğini ima ediyordu.
Hayırlısı diyelim.Yeni ağayı çok heyecanlı ve istekli gördüm şahsen.Ne bekliyor ve ne umuyorsa ağalıktan.
Kırkpınara bu yıl katılımın az olduğu söylense de,bilhassa güreş alanında çok farklı bir kalabalık veya eksiklik gözlenmedi.Geçmiş yıllarda var olan güreş sever sayısında ne azalma ne de fazlalaşma göremedim şahsen.Elbette Edirne’ye Kırkpınarı bahane ederek gezmek için gelmek isteyen insan sayısı düşük olabilir.Ama güreş için gelenlerde azalma olmadı.
Bunu da nedeni,şu anda devam eden soruşturma ve davaların yaratmış olduğu belirsizlik,tam hasat zamanının gelmiş olması ve ekonomik anlamda içinde bulunulan sıkıntılar olabilir.
Sonuç itibariyle güzel ve anlamlı bir Kırkpınar organizasyonunu başarmış olmanın gururunu ve sevincini yaşamalıyız.Sayın Valimiz ile yaptığım röportajda belirttiği gibi,bu büyük organizasyonu turizm açısından daha cazip hale getirerek ekonomik kazanıma dönüştürmek gerekiyor.Yine Belediye başkanımız ile yaptığım söyleşide söylediği gibi,artık Kırkpınarı bir yıla yayma zamanı gelmiştir.
Sayın Valimizi,Belediye başkanımızı ve emeği geçen herkesi kutlayıp bir Edirne’li vatandaş olarak teşekkür etmek istiyorum.
Sağ olun var olun.






>
>
>
>
>
>
>