Bu ritmik cimnastik şöleni kaçmaz dı
Gelmeyenlere, izlemeyenlere söylüyorum tabiî ki.
Hafta sonu Mimar Sinan Spor salonunda yapılan Ritmik jimnastik Federasyon Kupasına katılan 8 cimnastik kulübünün sporcularını da üzdüğünüzü ve boynu bükük bıraktığınızı tahmin ediyorsunuzdur sanırım.
Oysa böyle bir organizasyonun ilimizde yapılmasını sağlamak o kadar kolay değil aslında.
Bunu gerçekleştirenleri kutlamak gerekir.
İl temsilciliği ve Gençlik spor il Müdürlüğünün bu konuda ki gayret ve katkısı yadsınamaz elbette.
Ama bu gayreti, organizasyonun duyurusu ve tanıtımında da göstermiş olsalardı sanırım şimdi kimse “benim haberim olmadı, duysam hiç gitmez miydim” diyemezdi.
Ama şu anda diyenler çok.
“Hiç kaçırır mıydım bu kadar büyük ve güzel jimnastik şölenini” diyenler o kadar çok ki.
Haklı da görüyorum bir bakıma onları. Tabiiki gerçekten duymadıkları için gelememişlerse.
Çünkü duyuru eksikliği gerçekten var. Basın organlarında sanırım bir kez okudum bu organizasyonun yapılacağını. Yerel televizyonda hiç rastlamadım desem yalan olmaz. Oysa bir veya birkaç program ile bu organizasyonun tanıtımı yapılsaydı, şehrimizin birçok yerinde bulunan bilbordlara ilanları ve afişleri yapıştırılmış olsaydı salon boş kalmaz ve gelen sporcular da boş tribünler önünde değil de alkışlar arasında gösterilerini yaparak onara olurlardı.
Ve de, boynu bükük kalmazlardı.
Gençlik sporu bu konuda hatalı ve kusurlu buluyorum.
Cimnastiğin benim için büyük önem taşıdığını ve geçmişteki anılarımı daha önceki yazımda belirtmiştim.
Şükrüpaşa İlk Okulu Müdürlüğü dönemimde kurulan Cimnastik spor okulu sporcuları benim okulumda eğitim öğretimlerini sürdürdükleri için tüm aktivitelerde rol almış bir kişiydim ve bu sporun içindeydim bir anlamda.
İbrahim Fazlıoğulları müdürümüz ile çok iyi bir diyalog ile büyük başarılara imza atmış ve bu sporu tüm Edirnelilere sevdirme başarısını da yakalamıştık.
Romen antrenörlerin çalıştırdığı sporcuların antrenmanlarını bile izlemeye gelenlerin sayısı şu anda yapılan bu büyük organizasyonun seyircisinden fazla olurdu o zaman.
İşte o dönemin sporcularını yani öğrencilerimi de bu tür organizasyonlarda görme imkânım oluyor ve büyük mutluluk duyuyorum. Bu yıl yine Gözde Erduvan, Demet Tetik ve Korcan Paytar ile buluştuk bu organizasyonda.
Tabiî ki birlikte görev yaptığımız sevgili kardeşim Semahat Uzgör ile de bir araya gelip sohbet etmek ayrı bir mutluluktu benim için.
Hanımefendiliği ve yaptığı görevinde ki başarısı ile her zaman herkesin beğenisini ve takdirini alan Semahat kardeşimi yine kutluyorum ve beni 26 yıldır mahçup etmediği içi de ayrıca tebrik ediyorum.
Çünkü bu göreve başlamasına sebep benimdir kendisinin.
Orhan Seri’yi yürekten kutluyorum. Bir il temsilcisi olarak yıllardan beri bu tür organizasyonlarda elde etmiş olduğu başarı, bu sporu sevenlerin gözünde kendisinin yücelmesini sağlamıştır.
İşte il temsilciliği de budur zaten.
Dilerim bundan sonraki organizasyonlarda daha iyi bir duyuru yapılırda bu kadar önemli spor faaliyetini izleyenlerin sayıları artar.
Hiç bir şey yapılamıyorsa, kurumun aracına asılacak pankart ve duyuru yazıları ile şehirde tur atılsa bile bu tanıtım daha iyi yapılmış olur sanırım.
Aracın üzerinde megafon ile duyuru yapma görevini de üslenebilirim.
Yeter ki, gelen misafir sporcuların ve hakemlerin söylediği “Edirneliler cimnastiği sevmiyorlar herhalde, sevmiş olsalar FEDARASYON KUPASI gibi önemli bir organizasyonu nasıl izlemeye gelmezler” sözünü ve serzenişini işitmemiş olurum.
Bir başka bahara inşallah….






>
>
>
>
>
>
>