Haluk Koç rüzgarı Edirnede esti
Bilemiyorum olur mu?
CHP’de Baykal kanunları geçerli olduğu sürece Baykal’ı Genel başkanlıktan indirmek mümkün mü?
Bana göre biraz zor.
Aslında bir çok sosyal demokratın olması gerekir dediği ve beklediği bir değişim bu.
Ben bir çok kez yazdım ve aktardım. Vatandaşın bu konudaki düşüncelerini sizlerle paylaştım.
Ve,bir çok CHP linin, Baykal bu partiye artık zarar veriyor,parti büyüyeceğine küçülüyor, Baykal’ın bu parti Genel başkanlığını bırakarak onursal başkan sıfatıyla danışılan bir kişi olarak köşede oturması gerekir dediğini bir çok kez yazdım.
İşte bu gün bir aday çıkıp Türkiye’nin dört bir yanında geziler ve toplantılar yaparak Genel Başkan adaylığını açıklıyor ise bu toplumun isteklerinin tezahürüdür bir anlamda.
Mustafa Sarıgül’den sonra ikinci bir aday olarak Haluk Koç’u cesareti ile sahnede görüyoruz.
Şimdi Edirne’nin nabzını yokluyor.
Edirne şu anda Baykal’cı olduğunu ve sadakatini devam ettireceğini her fırsatta dile getiren belediye başkanı Hamdi Sedfçi’nin insiyatifinde görülüyor.
Yapılan son delege kayıtları, yapılacak olan parti içi seçimlerde Sedefçi’nin işaret ettiği tarafı güçlü kılacak.
Son aylarda yaşanan büyük çekişme ve parti içi kaos ta zaten Kurultayda oy kullanacak olan 9 delegenin Baykal lehine oy kullanmasını sağlamaya yönelikti.
Her halde, Keşan ilçesi dışında bu konu halloldu sanırım. Bu da dokuz kişiden en az 5 veya 6 kişinin Baykal lehine oy kullanması demek oluyor.
Haluk koç çok güzel ve doğruları konuşuyor aslında.
Doğruları diyorum, çünkü yıllarca sağ kolu gibi görev yapan ve yediği ayrı gitmez tabirine uygun ilişkiler içersinde olan Baykal ve Koç’un bir biri hakkında bilmedikleri hiçbir şey yoktur sanırım. O nedenle,bu güne kadar yapılmış olan ve yanlış olarak nitelendirilen her davranışta ortaklık yaşamışlardır. Aslında Haluk Koç, yeni yeni doğru yolu bulmuştur ve bunu uygulamaya koyma gayreti içindedir.
Nedir bunlar ?
Mesela; CHP’de gençleşme ve yenileşme başlamalıdır diyor Koç. Herkesin Genel başkanı olacağım, kimseyi dışlamayacağım diyor Haluk Koç. Önce CHP de birlik,sonra Türkiye’de solda birliği gerçekleştireceğim diyor Haluk Koç. Cesurlar bir kere, korkaklar her gün ölür, bu nedenle aramızla ve davamızda ortak olanlar yaşasın diyor sayın Haluk Koç. Genel Merkez binasından çıkarak, halk ile bütünleşmek gerekir, yüzünü halka dönersen %20, halkın içine girersen %40 oy alırsın diyor Haluk Koç. Partimizde bir çok yanlışlar yapılıyor, birçok il ve ilçede kurbanlar veriyoruz, Edirne’de bunlardan biri diyor sayın Haluk Koç. Yerel seçimlerde CHP’yi büyük bir başarısızlığın başladığını, bu nedenle değişim taleplerini korkmadan ortaya koyduklarını söylüyor sayın Koç. Sadece iktidarın günlük politikalarını eleştirmek ile siyaset yapılmaz diyor sayın Haluk Koç.
Diyor ve doru da söylüyor. Bunları herkes görüyordu zaten.Dillendirmeye cesaret edemeseler de çeşitli platformlarda konu oluyordu bu aksaklıklar.
Sayın Haluk Koç, birlikte sürdürdükleri bu yanlışlık ve aksaklıkların farkına vararak yol değişimi gerçekleştiriyor anladığım kadarıyla.
Kendisine başarılar diliyorum her şey den önce.
Türkiye’nin CHP ye ihtiyacı olduğu kadar, CHP nin Baykal’a ihtiyacı olmadığını anlatması gerekir Ülkenin sosyal demokratlarına.
CHP de bu değişimin çok önceden yapılması gerektiğini anlamış ve bazı eylemlere kalkışma cesareti göstermiş olan ve bunun cezasını da aday bile gösterilmemek ile ödeyen eski vekilimiz Nejat Gencan, habersizce görevi elinden alınmak suretiyle antidemokratik bir uygulamaya kurban giden eski il başkanı Erdoğan Hatipoğulları ile ayni akıbeti yaşamış olan Kadın Kolları eski başkanı Mine Hepgüllü ile çok sayıda CHP’li Haluk Koç’un başlatmış olduğu değişim rüzgarında yerlerini almış görünüyorlar.
Bakalım, buna rağmen yıkılmayan bu kale bu kez yıkılabilecek mi?
Hayırlısı Allah’tan....
Bu gün Yunanistan’ın Dedeağaç kasabasındayız.Üç günlük bir gezi için bu sabah yola çıkıyoruz.Yani siz gazetenizi okurken bir orada olacağız.Bu şehrin belediyesi ile Edirne belediyesi Kardeş şehir protokolu imzalayacaklar.Geçen yıl da Bulgaristan’ın Yanbol şehri ile ayni şekilde kardeş olmuştuk ve yine Belediye meclisi üyesi olarak başkanımızın yanında yer almıştık.
Bu kez başkanımız eşli olarak gitmemizi uygun gördü ve eşlerimiz ile birlikte üç günlük bir yurt dışı tatili yapmış olacağız. Bu da doping olacak bize herhalde. Bu gezi ile ilgili olarak hem televizyon haberi, hem de gazete haberi yapmak üzere kamera ve fotoğraf makinemi yanıma alıyorum.
Yani yediğimiz ve içtiğimiz bizim olacak ama, gördüklerimizi arkadaşlarım adına sizlere aktaracağım.
Birkaç gün yazmayacağım için bağışlayın ve Allah’a emanet olun.






>
>
>
>
>
>
>