Tarihi köprülere tonaj sınırlaması
Tarihi köprülere tonaj sınırlaması
İl trafik komisyonu toplanarak köprülerden geçecek araçlarda uygulanacak tonajı belirlemiş.
3 ton.
Ve sadece yolcu minibüsleri ve servis araçları köprüden geçebilecek,diğer araçlara ise tonaj sınırlaması getirilecek.
Açıklamadan sanki bunun geçici bir karar olarak alındığını düşünebiliyor insan.
Yani köprülerin tam onarımı sona erdiği zaman bu uygulama devam edecek mi etmeyecek mi biraz muğlak gibi.
Çünkü yapılan açıklamada “alternatif yolun öğrenci ve yolcu taşımacılığında can güvenliğini tehlikeye atacak düzeyde olduğu göz önünde bulunduran komisyon” deniliyor.
Yani alternatif yola gerek kalmayıp eski hale dönüldüğünde durum ne olacak çok ta açık seçik belli olmuyor bu ifadede.
Aslında konu şu anda veya daha sonraki zamanlarda 3 tonun üzerindeki araçların ne yapacağı ve geçişi nereden yapacağı sorunu.
Acaba bu alternatif yol hiçbir zaman atıl duruma getirilmeyip bundan sonra 3 tonun üzerindeki araçların geliş gidiş yaptığı bir yol olarak mı kalacak ?
Değilse bu araçlar nereden gidecek ve yük taşımacığı yapacak.
Komşu Yunanistan ile aramızda ki ticari faaliyette bu ülke ile ithalat ve ihracat ilişkisi olan iş adamlarımız yüklü araçlarını nereden geçirecek ?
Şimdi gelelim esas konuya.
Bunu yıllardan beri söyler dururuz.
ETSO geçmiş dönemde de şu anda da bu konuyu sürekli dillendirir ama sonuç alınmaz bir türlü.
Sarı bayır ile Karaağaç arasına yapılması gereken alternatif köprüden bahsediyorum
Şimdi anladık mı bunun ne kadar gerekli olduğunu ?
Ama biz böyle elzem projelerden çok günü birlik gösteriş ve kendini tatmin projeleri ile uğraşmayı daha elzem buluruz her zaman.
Ben çok iyi biliyorum ki bu proje Ak Parti belediye başkan adayı Mustafa Hatiplerin projelerinin başında geliyordu ve Maliye Bakanımız da bu konuda kendisine her türlü desteğin verileceğini söylemişti.
Ve yine çok iyi biliyorum ki,daha Alamut döneminde hazırlanan bir çok projede yer almıştı bu konu.
Hatta emekli olan ve Edirne trafiğini herkesten daha iyi bildiğine inandığım Trafik baş komiseri Hüseyin Önderin hazırlamış olduğu “Edirne trafiği nasıl rahatlar”isimli çalışmasında bile bu köprü yer almıştı.
Şimdi yapılacak işler var.
Öncelikle,geçen dönemde 6,5 ay sonra tebrik için gittiğimiz Edirne’li Maliye Bakanımız Kemal Unakıtanı ziyaret edip hayırlı olsun demek için yine altı ay beklemeden Ankara’ya gitmek ve sorunları bakanımıza aktarmak.
Biz de hep vardır ya,işimiz düşmeden aramayız nedense.
Bakanımız ile ne zaman bir araya gelmiş isem sürekli şu sözü duymuşumdur “Edirneliler Gaziantepliler gibi olamıyorlar.Onlar tüm kitle örgütleriyle ve yetkileri ile bana taleplerini iletmek için geliyorlar.Ama projeler ile geliyorlar”
Aslında Edirnelilerin Gaziantepliler kadar bile bana yakın ve ilgili olamadıklarını demek istiyor bana göre Bakanımız.
Her gidişimde de bunu gördüm zaten.
Kapısının önü,meclis kulisleri her gittiğimde çeşitli illere mensup yöneticilerle ve vatandaşlarla dolup taşıyor.
Bizde maalesef öyle bir düşünce ve uygulama yok.
Öyle bir dert yok demek daha doğru olur herhalde.
Biz sadece sataşmayı,kavga etmeyi ve çıkarımız olduğunda kerhen olduğu belli olan yaklaşım örnekleri gösteririz.
İşimiz düşünce gideriz ve hallolduktan sonra ne arar ne sorarız.
Minnet ve şükran maalesef bizim lügatimiz de çokça bulunmaz.
Başka bir ilin evladı Maliye Bakanı olsa ertesi gün kapısında sıralanır tüm ilin vatandaşları.
Hemde hangi partiye mensup olursa olsun.
Ama biz her zaman partizanlığı ön plana çıkarmayı adet haline getirmişiz bir kere.
Takip edin ve görün bakalım Eskişehirlilerin bu dönemdeki yaklaşımlarını ve kazanımlarını.
Tek başına iktidar olmuş bir hükümetin Maliye Bakanına bırakın Edirneli olmasını 6 ay sonra mı tebrik için gidilir Allah aşkına ?
Yetmezmiş gibi bizim en yetkili kurumlarımızdan biri olan Belediyemizin başkanı böyle bir bakanı kendine rakip görüp mücadele eder imajı yaratmaya çalışır durur her zaman.
Haberi bile olmadan adını verdiği küçücük bir parktaki isim tabelasının çalındığını söyleyerek akıbetini soran gazetecilere “bilmiyorum arıyorum arıyorum bulamıyorum” gibi alaylı sözlere muhatap ediliyor bu bakan Edirne’mizde maalesef.
İnşallah artık bunlar biter ve her kes haddini bilip hareket eder de bu il gerekli yatırımları ve destekleri alır hale gelir.
Şimdiye kadar iktidar olma ve hesap sorma hayali vardı başkanın o da bitti.
22 Temmuz seçimleri onunda mümkün olmayacağını gösteren bir sonuç ile tecelli etti.
Artık başkanımız da sivil toplum kuruluşlarımızın yetkilileri de kol kola gireceğiz derken çok samimi olduğunu kanıtlayan davranışlarda ve uygulamalarda bulunurlar.
Lütfen beyler,insanları çileden çıkartarak yaptığına ve yapacağına pişman olma noktasına getirmeyelim.
Hem suçluluk hem güçlülük yaparak gerçek güce sahip insanların bu şehre bir şeyler yapma imkanına ve isteğine engel olmayalım.
Bunun hesabını sorarlar bir gün.
Hemde bu konuda hesap soranların yanılgı payı çok az olduğu gibi affı da yok.
Çünkü bundan Edirne zarar görüyor.
Bunlar hallolmayacak şeyler değil.
Koskoca bir Devlet için buraya bir köprü yapmak veya benzeri yatırımlar yapmak hiçte zor değil.
Hele hele bu devletin kasasının yed emini Edirneli Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ise.
Kendimize gelelim ve Edirne için neler yapılması gerekiyor ise onu el birliği ile yapmaya çalışalım.
Koca bir beş yılın kıymetini çok iyi bilemedik bari bundan sonrasını daha iyi değerlendirelim.
Çünkü başka Edirne yok……






>
>
>
>
>
>
>