Ana sayfa
Edirne'nin İlk veTek Yerel Televizyonu
Web Sitemize Hızlı Arama Özelliği Eklendi!
Artık ilişkili ve benzer haberleri okuyabilirsiniz...
Sitemize Haber Videoları bölümü eklendi!
Yeni yazı büyültme ve küçültme özelliği...

Haberler

  • Yayın Akışı
  • Haber Videoları
  • Bölgesel
  • Türkiye
  • Siyaset
  • Spor
  • Jenerikler
  • Köşe Yazarları
Ana sayfa Köşe Yazıları Naci Konyar köşe yazıları
  • Anasayfa
  • İletişim
  • Künye

Canlı Yayın

En Çok Oylananlar

  • Tümü
  • Hafta
  • Ay

Tüm Zamanlar

  • Devlet Yapımız (659 oy)
  • Barzani mi Tehlikeli PKK mı? (659 oy)
  • Siyasi Partilerde İnanmış Kadrolar (659 oy)
  • Bilim Adamları ve Din Alimleri (654 oy)
  • Avrupa Birliği ve Kıbrıs (651 oy)

Bu Hafta

  • Esnafa kredi müjdesi (102 oy)
  • Milli reflekslerimize ne oldu nereye gidiyoruz (36 oy)
  • Avrupa Birliği (35 oy)
  • Siyasi Partilerde İnanmış Kadrolar (33 oy)
  • Yurtta Sulh Cihanda Sulh (33 oy)

Bu Ay

  • Esnafa kredi müjdesi (175 oy)
  • Devlet Yapımız (121 oy)
  • Medya iş dünyası ve siyasetçiler (119 oy)
  • Avrupa Birliği (110 oy)
  • Milli reflekslerimize ne oldu nereye gidiyoruz (108 oy)

İçerik paylaşımı

İçeriği paylaş
Yazıyı KüçültYazıyı BüyütNormale Döndür

Dikili den selam

Naci Konyar kullanıcısının resmi
Naci Konyar tarafından Çar, 27/08/2008 - 12:01 tarihinde gönderildi.
70
oyla

Hayatın en manidar mevsiminin hazan olduğu, onun yaz mevsimini karşılama ve uğurlama gibi bir şerefi ifa ettiğini söyleyenler aslında yaz mevsimine de ayrı bir kıymet biçmişlerdir.

Her mevsimin kendine has bir güzelliği olsa da. A.Turan Alkan Güz Gazeli’nde bu mevsim için;

“Gözde fer, canda kuvvet, tende cila ve dimağda tatmin lezzetlerin parıldadığı yaşların ötedeki adıdır yaz…” der.

Öncelikle bu yaz günlerinde DİKİLİ gibi sakin, yabancı turistin olmadığı, orta tabaka insanımızın tatil yaptığı küçük şirin bir Ege kasabasında gördüğüm güzellikleri paylaşmaya imkân bulamadığım dostların yokluğunda tatil geçirmenin ufaktan vicdan azabına yol açtığını bilmenizi isterim…

16 Ağustos 2008 günü akşamı halk müziği sanatçısı Esat Kabaklı konserini izledik. Edebiyata aşina olanlar Esat Kabaklı’nın soyadından Şeyhül Muharrinin Ahmet Kabaklı’yla olan akrabağlığını ve dolayısıyla Elazığ Harput yöresinden olduğunu bilirler.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Türk halk müziği sanatçımız Esat Kabaklı tatilini geçirdiği DİKİLİ de türkü severlere bir yaza veda konseri verdi. Sanatçı yazlığının bulunduğu sitede tatil başlangıcı ve tatil bitimi gündüzleri oyunla zaman öldürdüğü çay bahçesinde konser vermeyi geleneksel hale getirmiş.

Bu yaz da 16 Ağustos akşamı onu çay bahçesinde mütevazı sahnesinde sazı ve sesiyle dinleme mutluluğunu yaşadık. Yurdumuzun değişik yörelerine ait türküler sazı ve tok sesiyle söyleyen sanatçıya zaman zaman konuklarda eşlik ettiler.

Türkü arlarında doğup büyüdüğü yörenin Harput Göllübağ’ın anılarını, aile bireylerini, tanıdıkları şiir diliyle anlattı. Kırk yıl öncesine gitti. Bu gün bulamadığımız kaybettiğimiz değerleri anlattı. Bazen hüzünlü bazen nostaljik bazen herkesin ayak ellerini oynattığı kıvrak havalar çaldı söyledi sazıyla… Sanatçı bizleri türkülere doyurup hüzünlendirirken güldürmeyi de ihmal etmedi. Kendi yöresinden yörenin şivesiyle fıkralar anlattı.

Elazığlı nüfus müdüresinin bir Elazığ gecesinde anlattığı fıkrayı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Nüfus cüzdanlarının değiştirilmesi zorunluluğu olduğu zamanlarda nüfus dairesine yanlarında çocuğuyla birlikte iki kişi gelir. Bay önde bayan arkada bay siyah takım elbiseli, iriyarı pala bıyıklı bir adam elindeki iki nüfus cüzdanını müdüre hanıma verir. Müdüre hanım nufus cüzdanlarını alır bakar ve adamın bayanla evli almadığını anlar ve onlara haydi buraya gelmişken fotoğraf çektirin gelin ve nikahınızı yapalım cüzdanlarınızı öyle veriyim deyince adamın suratı asılır ve kadında mahcup olur. Giderler ve birkaç saat sonra tekrar gelirler bu defa bayan önde ve bey arkadadır. Müdüre hanım sorar;

- Resimleri getirdiniz mi?

Bayan sıkılarak müdüre hanıma biz nikah olmak istemiyik, deyince müdüre hanım sorar:

- Niçin

Bayan Elazığ yöresinin şivesiyle cevap verir.

- Nikâh aşkı öldiriyi…

Sanatçının anlattığı bir başka fıkrada Harput’tan…Yolyemez Nazmi… 1980 öncesi Harput’un dayısıdır. Yolyemez namını yolda yürürken arabalara yol vermemesinden almış. Palabıyık, yumurta topuk, çeket omuzda tespih elde bir kabadayı tip…
Murat 124’lerin hükmü şahsiyetini sürdürdüğü o yıllarda bir gün Harput’un bir caddesinde Yolyemez Nazmi’ye Murat 124 taksi çarpar Yolyemez Nazmi yere yuvarlanır. Çeketi bir yana topuklu ayakkabılar bir yana tespih yerlerde. Murat 124’ün şöförü telaşla iner. Yerde yatmakta olan Nazmi Dayıya korkuyla yaklaşır.

- Nazmi dayı bir şeyin yok ya…

- Kardaş bende bir hasar yok, arabada bir hasar varsa ödiyek…

Sanatçı Esat Kabaklı bu yaşanmış fıkra gibi olayı anlattıktan sora Yolyemez Nazmi için bestelediği türküyü söyledi.

Mini konser konukların türkü isteklerinin yerine getirilmesi ile sona ererker konuklar para almadan adım atmayan sanatçıları hatırlayıp mütevazı çay bahçesinde tatilcilere yaz boyunca hemde iki defa bedava konser veren Esat Kabaklı'yı yüreklerinin ayrı bir köşesine koydular ve de ekranda gördüklerinin dışında da sanatçılarımızın varlığından kıvanç duydular.

Tatil yapabilme ayrıcalığı ve dostlardan ayrı kalmış bir tatil yapmanın ızdırabı arasında asılı kalmış bir tatilin kelimelerle ifadesi bu kadar yapılabilir.

Daha iyi tatillerin sizlerin olması dileğiyle DİKİLİ’den selam ve sevgiyle.


  • Naci Konyar köşe yazıları
  • 232 okuma
  • Arkadaşına Gönder:Köşe Yazısı
  • Yazıcı-dostu sürüm

Hızlı Arama

20 Kasım 2008 Perşembe - 23:16:43
Sitelerine Ekle 
Favorilerine Ekle 

Çok Okunanlar

Bugün:

  • Esnafa kredi müjdesi
  • Yarın Dünya öğretmenler günü
  • Park halindeki otoların lastiklerini kestiler
  • Kurbanlık Kesim Fiyatları
  • "Örümcek adam" operasyonu

Tüm zamanlar:

  • Esnafa kredi müjdesi
  • Haftalık Yayın Akışı
  • Roman Star elemeleri başlıyor
  • Romanstar Elemeleri Sıkıcı Başladı
  • Yurtta Sulh Cihanda Sulh

Son görüntülenme:

  • Tır kuyruğu yine uzadı
  • Sebze bollaştı fiyat düştü
  • Duvarlar sanki ilan panosu ve yazı tahtası
  • Sedefçi, eski okullarını ziyaret edecek
  • Meteorolojiden uyarı

Köşe Yazarları

Melih Yurduseven (171)
Beyazıt Sansı (110)
Ali İhsan Gürcihan (52)
Adem Özsoy (50)
Rıza Müftüoğlu (17)
Naci Konyar (16)
Atilla Bilgin (9)
daha fazla

Aylık Arşiv

  • Eylül 2007 (9)
  • Ekim 2007 (6)
  • Kasım 2007 (6)
  • Aralık 2007 (9)
  • Ocak 2008 (10)
  • Şubat 2008 (5)
  • Mart 2008 (15)
  • Nisan 2008 (40)
  • Mayıs 2008 (271)
  • Haziran 2008 (237)
  • Temmuz 2008 (258)
  • Ağustos 2008 (266)
daha fazla

© 2008 Edirne Televizyonu
Atatürk Bulvarı Haşim İşcan İş Mrk. No:5 Edirne Tel : (0284) 212 77 84 - 214 80 88 Fax : (0284) 212 86 96
Tasarım ve Barındırma : SistemHost