Ana sayfa
Edirne'nin İlk veTek Yerel Televizyonu
Web Sitemize Hızlı Arama Özelliği Eklendi!
Artık ilişkili ve benzer haberleri okuyabilirsiniz...
Sitemize Haber Videoları bölümü eklendi!
Yeni yazı büyültme ve küçültme özelliği...

Haberler

  • Yayın Akışı
  • Haber Videoları
  • Bölgesel
  • Türkiye
  • Siyaset
  • Spor
  • Jenerikler
  • Köşe Yazarları
Ana sayfa Köşe Yazıları Naci Konyar köşe yazıları
  • Anasayfa
  • İletişim
  • Künye

Canlı Yayın

En Çok Oylananlar

  • Yeni
  • Hafta
  • Ay

En Yeniler

  • Devlet Yapımız (480 oy)
  • Siyasi Partilerde İnanmış Kadrolar (477 oy)
  • Bilim Adamları ve Din Alimleri (467 oy)
  • Barzani mi Tehlikeli PKK mı? (465 oy)
  • Avrupa Birliği ve Kıbrıs (464 oy)

Bu Hafta

  • Devlet Yapımız (36 oy)
  • Yolsuzlukların önemli bir nedeni mevcut sistemdir (32 oy)
  • Barzani mi Tehlikeli PKK mı? (27 oy)
  • Bilim Adamları ve Din Alimleri (26 oy)
  • Uyarıyoruz ideolojik mücadeleyi kazanmadan terör yok edilemez (25 oy)

Bu Ay

  • TBMM de yemin (136 oy)
  • Türk Dış Politikasında Liderler (131 oy)
  • Türkiye de ve Dünya da dengesizlikler devam ediyor (124 oy)
  • Medya iş dünyası ve siyasetçiler (104 oy)
  • Devlet Yapımız (95 oy)

İçerik paylaşımı

İçeriği paylaş
Yazıyı KüçültYazıyı BüyütNormale Döndür

Travma

Naci Konyar kullanıcısının resmi
Naci Konyar tarafından Pzt, 30/06/2008 - 18:14 tarihinde gönderildi.
66
oyla

Kişiye değil, kişinin eylemine tavır… “Ne ahlaksız adam” değil, ne kötü ahlak!... Fail değil, Fiil…

Nezaket ve Nezafet bu bizim dünyamızda…

Bizim kültürümüz “Hiç bir ayıp söz ve hayasız iş yoktur ki, insanın kıymetini alçaltmasın.Hiç bir haya yoktur ki, insanın değerini artırmasın;

Eğer bu fiilin faili bir devlet adamı ise yaralanan sadece insanlık kıymeti olmuyor, devletin mehabeti de yara alıyor.

İnsanın değeri de değersizliği de dilimin altındadır.Bu sebeple atalarımız az söylemeli, öz söylemeli, kararında söz söylemeli demişler…

Ne hazindir ki bela da insanın başına sözü üzerine geliyor…

Devlet adamı, sözüne, sinirine, nefsine hakim olan adamdır.Milletin vekili, devlet adamı demek “SÖZÜNÜ BİLEN” adam demektir.

Bu güne kadar Türkiye’de politikacı denince ince ve manalı konuşan, yalan söylemeyen, densizlik etmeyen adam akla gelirdi.

Devlet, politika adamının zaafları olabilir.Demagoji, dengesizlik hakkı da olsa devlet adamı bu hakkını 70 milyon vatandaştan en son kullanması gereken adam olmalıdır.

İlke olarak devlet adamı, millet vekili seviyeli olmak zorundadır.

Bir köşe yazarının Atatürk devrimlerinin millette travma yarattığının ileri sürerek eleştiri yapması normal karşılanabilir.Ama TBMM’ne yemin ederek gelmiş bir de iktidar partisinin 2nci adamı konumunda olan bir zatın devrimler millette travma yarattı demesi hoş karşılanamaz.Çünkü onun konumu o devrimleri eleştirmek değil, devrimlere sahip çıkmaktır.

Atatürk devrimleri travma yarattı sözlerinin ardından kendisi eleştirenlere “Devrim kanunlarını okudularsa eşek gibi anırırım” sözü de bir devlet adamına yakışmamıştır.Devletin mehabetine uygun düşmemiştir.

Gelenekçi ve muhafazakar olduğu bilinen bir partinin 2. adamı tarihte yaşanan bir kıssayı okumuş olmalıdır.

Eski zamanın devlet adamlarının çoğunda bir mehabet-i devlet duygusu varmış.

O zamanların bir valisi, mektupçusu ile birlikte, birkaç günlük bir teftiş yolculuğundan sonra evine dönünce, merdiven başında kimsenin bulunmadığını tetkik ettikten ve kapıları da iyice kapattıktan sonra kendi kendine kahkahalarla gülmeye başlamış.Mektupçu şaşırmış.Vali, cevap olarak:

“Hatırlar mısın? Hani biz bir çayırda arabayla geçerken, bir boğa çıkageldi.

Köylü, korkudan nasıl badi badi koşmaya başlamıştı.” deyince mektupçu:

“Aman efendim, bu hadise olalı yirmi gün geçti.” Demiş. Vali de şöyle cevap vermiş:

“Evet, kendimi zorla tutmuştum. Ya tutmamış olsaydım da, herkes benim kahkahalarla güldüğümü görselerdi.Vali paşa gülmekten katılıyor, diye düşünmez miydi? Ya mehabet-i devlet ne olacaktı?”

Mazide devletin mehabetine leke getirmemek için gülmekten çekinen ancak yirmi gün sonra evinde gülebilen bir Osmanlı valisi…

Bu gün mesai arkadaşları için “ Mecliste bir çok eşeği eşeklikten kurtardım” diyebilme düzeyine gelen devlet ricali…

Vitrindeki adamlar özellikle de devlet adamları ne söyleyeceklerinden ziyade ne söylememeleri gerektiğini iyi bilmelidirler.

85 yıllık Cumhuriyet tarihinde geldiğimiz şu manzaraya bakarak, 600 yıllık bir imparatorluğu ayakta vakarla tutmanın esrarını iyi yorumlamalıyız.

Mehabet-i devlet – Devletin heybeti, ululuğu, büyüklüğü karşısında duyulan saygılı korku.

Vakar- Onurlu olma, onuru koruma.


  • Naci Konyar köşe yazıları
  • 143 okuma
  • Arkadaşına Gönder:Köşe Yazısı
  • Yazıcı-dostu sürüm

Hızlı Arama

12 Ekim 2008 Pazar - 00:26:15
Sitelerine Ekle 
Favorilerine Ekle 

Çok Okunanlar

Bugün:

  • Orhan hoca bekarlığa veda etti
  • CHP de aday enflasyonu
  • Ak Partide adaylık yarışı
  • Esnafa kredi müjdesi
  • Prim Gün Sayısı 7 Bin 200 Oldu

Tüm zamanlar:

  • Esnafa kredi müjdesi
  • Roman Star elemeleri başlıyor
  • Haftalık Yayın Akışı
  • Romanstar Elemeleri Sıkıcı Başladı
  • Kırkpınar Haftası başladı!

Son görüntülenme:

  • Yardımcı herkese eşit yaklaşıyoruz dedi
  • 647 Kırkpınar ın ardından
  • Sedefçi 7 Temmuz da hakim karşısında
  • Trakya Üniversitesi nde atama
  • Ak Partide adaylık yarışı

Köşe Yazarları

Melih Yurduseven (141)
Beyazıt Sansı (81)
Ali İhsan Gürcihan (44)
Adem Özsoy (43)
Rıza Müftüoğlu (16)
Naci Konyar (12)
Atilla Bilgin (8)
daha fazla

Aylık Arşiv

  • Eylül 2007 (9)
  • Ekim 2007 (6)
  • Kasım 2007 (6)
  • Aralık 2007 (9)
  • Ocak 2008 (10)
  • Şubat 2008 (5)
  • Mart 2008 (15)
  • Nisan 2008 (40)
  • Mayıs 2008 (271)
  • Haziran 2008 (237)
  • Temmuz 2008 (258)
  • Ağustos 2008 (266)
daha fazla

Reklam

Tanınmışlar Bilgisayar


© 2008 Edirne Televizyonu
Atatürk Bulvarı Haşim İşcan İş Mrk. No:5 Edirne Tel : (0284) 212 77 84 - 214 80 88 Fax : (0284) 212 86 96
Tasarım ve Barındırma : SistemHost