Bilim Adamları ve Din Alimleri
Bilim, insanın önce kendine sorduğu ``neden´´ sorusundan, ``merak´´ ettiklerinden ve beslediği amaçlardan doğan ve gelişen bir olgudur.
İnsan bilim sayesinde daha iyi hayat şartlarına kavuşmakta ve yeni şeyler öğrenmektedir.
Bilimi geliştiren ilim adamlarıdır.
İlim adamlarının en büyük özelliği araştırıcı ve mucit olmalarıdır.
İlim adamları elde etmedikleri, görmedikleri bir şeye inanmaz ve bunları savunmazlar. Hayatları ve çabaları böyle bir çizgide geçer.
Bilim, bilim adamlarına verdiği manevi hazzın dışında insanların maddi yönünü geliştirici özelliktedir.
Din ise öncelikle inanca dayanır ve insanların manevi yönüne hitap eder.
Din adamlarının araştırmacı, inceleyicileri ve ufuk açıcıları din alimleri olarak adlandırılırlar. Din adamları sadece öğretici ve nakledicidirler.
Tarih boyunca genelde bilim adamları ile din adamları hep çatışmışlardır.
Bu çatışmalardan ise insanlık hep kaybetmiştir.
Halbuki inanç esasına dayanarak araştıran din alimleri ile yeni şeyler keşfetmek için çabalayan bilim adamlarının müşterekliği çok önemlidir.
Eğer bu müştereklik temin edilse, bilim adamları daha çok şeyi icat eder, inanan insanlarda inançlarını akıl ve bilimle daha kuvvetlendirebilir.
Kutsal kitaplarda her şeye bir işaret vardır. Bu işaretleri bilim adamları alabilse bazı şeyler çok daha çabuk ortaya çıkarabilir. Ama bilim adamlarını din dışı gören din adamları ile, din adamlarını küçümseyen ilim adamları var oldukça bu mutabakat zor gerçekleşir.
Mesela Kur`an-ı Kerimde göğün genişlediği belirtilmektedir. Ama bilim adamları göğün genişlediğini çok yakın zamanda yıldızları gözlerken anlayabilmişler ve yer çekimine karşı uzayda ayrı bir gücün olduğunu daha yeni kabul etmişlerdir.
Bu gün Amerika`da ilim adamlarıyla, din adamlarının müşterekliği üzerinde çok ciddi bir şekilde durulmaktadır.
Batı`da papazlar ayrıca üniversitelerde okumakta ve müspet ilimleri öğrenmektedirler.
Ülkemizde de İlahiyat Fakültesi öğretim üyeleriyle ilmi araştırmalar yapan enstitüler ve bilim adamlarıyla gerekli olan ilişki ve işbirliği sağlanmalıdır.
Dinimiz ilme ve akıla çok büyük önem vermektedir. İslam tasavvufunda ``Allah, kendini eşyada bulanı daha çok sever´´ sözü ile ilimi araştırmalarla Allah`ın büyüklüğünü anlayanların daha çok sevildiği anlatılmaktadır.
Bilimi geliştirmek için, bilime her şeyden fazla önem vermek gerçeğinin yanı sıra bilim adamlarıyla din alimlerini bir zeminde buluşturmanın da önemi bilinmelidir.
Dini daha iyi anlamak için bilime, bilimde çok daha fazla netice almak için de dini bilmeye ihtiyaç vardır.
Ülkemize çağ aşırtacak en büyük güçlerden biri bilimdir.






>
>
>
>
>
>
>