Pancar sökümünden pekmez kaynatılmasına kadar tüm aşamalarını etv ekranlarına taşıdığımız Kırklareli’nin meşhur Poyralı pekmezi, tatlı yolculuğunun ardından tüketiciyle buluşuyor.
Kaynak sularının suladığı lezzetli pancarların yetiştiği tarlalarda yıl boyu mesai neredeyse hiç bitmiyor.
Suyu seven pancarın sulaması, çapalaması, bakım derken emeklerin kantara konulduğu ana gelindiğinde çiftçi büyük bir heyecanla yetişmiş pancarı tarladan zahmetlerle sökmeye başlıyor. “Pırpır” denen su motorunun motoruyla ilerleyen araçlarla tarlalarına giden Poyralı köylüleri hasat zamanının tamamını tarlasında sökümle geçiriyor.
Pancarı topraktan ayıran çiftçi, tonlarca pancarı yapraklarını gövdeden ayırarak, traktör römorklarına yüklüyor.
Pancarın tarladaki zorlu mesaisi aslında sökümünden sonra da devam ediyor. Toprağın altından çıkarılarak, yapraklarından ayrılan gövdenin kabukları soyularak, suyla çamurdan arındırılıyor. Daha sonra temizlenmiş şeker pancarı köydeki pekmezhanelere getirilerek, pancarın pekmeze dönüş serüveni başlıyor.
Pancarlar tahta ezme makinesinde sıkıştırılarak posasından ayrılmasından sonra, şırası “bumba” adı verilen büyük kazanlara konularak, bir süre odun ateşinde kaynatılıyor.
Daha sonra 50 litrelik kazanlara konulan pekmez, yaklaşık 14 saat odun ateşinde kaynatılır.
Üç kez süzme işleminden geçirilen pekmez daha sonra, satış için şişelere konularak, Türkiye'nin çeşitli illerine gönderiliyor. Özellikle kış aylarında tercih edilen pekmez, sofradaki yerini alıyor.
Poyralı köyünde aile bütçesine şifalı pekmezle katkı sağlayan kadınlardan biri de Meryem Kayacık… Kayacık'ın çeyrek asırdır kaynattığı pekmezleri, yurdun dört bir yanında insanlar keyifle tüketiyor.
“Bizim buranın pekmezinin lezzeti suyundan, doğallığından” diyerek Poyralı pekmezinin haklı meşhurluğunun altını çizen Meryem Kayacık, geleneksel yöntemlerle elde edilen pekmezin fabrikasyon üretimle kıyaslanmayacak kadar lezzet farkı meydana getirdiğini söyledi.
Pekmezin topraktan kazana zahmetini anlatan Meryem teyze, pekmez yaparken en çok kaynatma işleminde zorlandığını, pekmeze kimsenin pahalı dememesini her bir aşamasında alın teri olduğunu vurguladı.












