Osmanlı’ya 92 yıl başkentliğinin bakiyesini geleceğe gururla taşıyan serhat kendi Edirne’de sonbaharda doğanın sunduğu renk cümbüşüyle bir başka güzellikte yaşanıyor.
Meriç’in nazlı nazlı getirdiği Balkan havasını solumak için kente gelen turistler kuş cıvıltıları arasında mesire yerlerinde doğanın sunduğu güzelliklerin keyfine varıyor.
Balkan soğuğu, zemheri ayazı gelmeden “Pastırma yazının” ılık havasının keyfini çıkaran Edirneliler, sarı ve kahverenginin onlarca tonunun birbirine karıştığı kentte bir tablo gibi duran tarihi mirasları seyre dalarak ruhlarını dinlendiriyor.
Güzellikleri görmek isteyenler, kıvrım kıvrım akarak gelen Meriç Nehri'nde bir gerdanlık gibi duran yüz yıllık Tarihi Meriç Köprüsünden geçerek, sağını solunu örten ağaçlar arasında, kimi otantik Karaağaç Mahallesine giderek oradaki kahvehanelerde çayını yudumluyor, yada kent ormanında stresten, gürültüden, şehir hayatından uzak bir gün geçiriyor.
Dökülen yapraklar her ne kadar kara kışın habercisi olsa da, hazan yapraklarının renk uyumu insanı büyülemeye yetiyor.












