17 Şubat 2026
4.7 C
Edirne
Ana SayfaEDİRNE‘KARMA EĞİTİM’ TARTIŞMALARINA TEPKİ GÖSTERDİLER

‘KARMA EĞİTİM’ TARTIŞMALARINA TEPKİ GÖSTERDİLER

-

Edirne Laik Bilimsel Eğitim Çalışma Grubu, karma eğitime yönelik tartışmalar ve ‘kız okulları’ talebine tepki gösterdi. Grup adına açıklama yapan Gülsüm Erkıran, “Laiklik için, eşitlik için, özgürlük için karma eğitimi tartıştırmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Edirne Laik Bilimsel Eğitim Çalışma Grubu, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Gülsüm Erkıran tarafından yapılan açıklamada, karma eğitime yönelik tartışmalar ve ‘kız okulları’ talebine tepki gösterildi. Erkıran, laiklik, eşitlik ve özgürlük için karma eğitimi tartıştırmayacaklarını belirtti.

Erkıran tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü. 2012 yılında Birleşmiş Milletler tarafından alınan kararla kız çocuklarının cinsiyetlerinden kaynaklı maruz kaldığı eşitsizlikler konusunda farkındalığın arttırılması amacıyla ilan edilmiştir. Bizler biliyoruz ki kadınların; sosyal, siyasal, iş yaşamına katılımı ve eşit temsiliyet hakkının kullanımı kadınların, kız çocuklarının nitelikli eşit, kapsayıcı bir eğitim hakkıyla mümkündür.

Siyasal iktidar geldiği günden beri, toplumsal yaşamın tüm alanlarını dini referanslarla belirlemeye çalışırken, attığı her adımda kadınların ‘ikinci sınıf’ yurttaşlığını kurumsallaştırmaya çalışmakta, eğitimi bunun için ideolojik bir araca dönüştürmektedir.

Uzunca bir süredir, sermaye grupları ve şirketleşmiş tarikat yapılarının, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talepleriyle eğitim sistemimiz ve sosyal yaşamımız dizayn edilmeye çalışılmaktadır.

Bunları kamuoyu önünde dile getirmekte de beis görmemektedirler.

En son çocukların iş yaşamına ve evlilik yaşamına erken katılımı için eğitim süresinin kısaltılmasını gündeme getirmişlerdir. Zorunlu eğitim süresini kısaltmaya çalışan iktidar, aynı zamanda güya kız çocuklarının okula devam etmesi için karma olmayan ‘kız okulları’ talebi olduğunu, bilindik bir argümanla seçme özgürlüğü olarak piyasaya sunmaya ve meşrulaştırmaya çalışmaktadır.

Toplumun realitesi ve ailelerin talepleri doğrultusunda, kız çocuklarının okula gidememesinin gerekçesini karma eğitime bağlamaya çalışıyorlar.

Ancak iktidarın, MEB’in, dinselleştirme, işçileştirme ve piyasalaştırma olarak devam eden okullaşma politikaları gereğince fiili olarak adım adım karma eğitim ortadan kalkıyor.

MEB’in 2024-2025 eğitim öğretim yılı değerlendirmelerinde okul terkinde kitlesel bir artış görülüyor. Ancak bu terki karma olmayan okullarda daha fazla görülürken; karma eğitim yapılan akademik liselerde kız öğrencilerin daha çoğunlukta olduğunu görüyoruz.

Bunun nedenleri derinleşen yoksulluk ve eşitsizlikler, eğitim yoluyla bir gelecek hayalinden vazgeçmiş milyonlar, kamunun tasfiyesi, bütçe kullanımında politik tercihler ve eğitimin payının azalması, kamuda tasarruf adı altında ulaşım, barınma ve beslenme hakkının yok sayılması olarak görülüyor.

Geçtiğimiz yıl kamuda tasarruf adı altında, taşıma hakkı elinden alınan ve sınırlandırılan çocuklarımızdan, 300 bin öğrenci bu yıl okullarında değil.

Bakanlığın söylediği gibi eğer kız çocukları karma eğitim yüzünden devam etmiyorsa, ki bu doğru değil, bunu sorun olarak görmelidir. Toplumsal cinsiyet eşitliğine dair müdahale programları geliştirmelidir.

Eğitim hakkı anayasal bir haktır ve ayrımsız tüm çocuklar için bu hakkın kullanımı ve sürdürülmesinin denetimi kamunun sorumluluğundadır.

Ülkemizde karma eğitim mücadelesi, Milli Mücadele yıllarında başlamış ve erkeklerden neredeyse yarım yüzyıl sonra karma eğitim hakkı, kadın öğrencilerin dersliklere girerek fiili olarak başlatmasıyla kazanılmıştır.

Şimdi bizden bu kazanılmış haklarımızdan vazgeçip yüz yıl geriye dönmemizi ve bu ayrımcılığı normalleştirmemizi bekliyorlar. Kabul etmeyeceğiz.

Okul; biyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlık olan çocuklarımızın sağlıklı gelişimi için, toplumun laik demokratik geleceği için hayatın çeşitliliğini barındırmak zorundadır. Okul sadece gelecekte bir meslek edinecek akademik gelişim alanı değildir. Çocuklarımızın günün büyük bölümünü geçirdiği, kendini inşa ettiği, sosyalleştiği, kendinden olmayan büyükler ve akranıyla güvenli bir karşılaşma alanıdır. Okulun kapsayıcılığı ve çeşitliliği, yaşamın bir parçası olarak var olursa, çocuklarımızın tam iyilik halinden ve sağlıklı gelişiminden bahsedebiliriz.

Buradan bir kez daha ifade edelim ki; tüm bunlar ortadayken bu talep pedagojik değil politik bir taleptir ve hem anayasaya hem Milli Eğitim Temel Kanunu’na aykırı bir taleptir.

Genelde tüm çocukların, özelde kız çocuklarımızın okul terkinin nedeni karma eğitim değildir. Çocuklarımızın; nitelikli, parasız kamusal eğitim hakkına erişimini engelleyen karar alıcılardır.

Nitelikli, bilimsel, laik, parasız ve ulaşılabilir bir kamusal eğitim çocuklarımız için hak ve kız çocuklarımız için yaşamsaldır.

Çocuklarımız ve ortak geleceğimiz için, laik, demokratik bir ülke için, laik, demokratik, bilimsel, parasız kamusal eğitim hakkı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Laiklik için, eşitlik için, özgürlük için karma eğitimi tartıştırmayacağız.”



Bir Cevap Yazın

Gözden Kaçmasın

Son Günlerde Popüler

Edirne Ticaret Borsası Side