Şehir Plancısı ve Selimiye eski Alan Başkanı Namık Kemal Döleneken, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii’nin aydınlatmasına yönelik eleştiride bulunarak, “Beyaz ışık hastane ışığıdır.” dedi.
Şehir Plancısı, Selimiye eski Alan Başkanı ve Edirne Belediyesi eski Başkan Yardımcısı Namık Kemal Döleneken, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii’nin beyaz ışıkla aydınlatılmasına yönelik bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Döleneken, Selimiye Camii’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındığı dönemde Alan Başkanlığı yaptığını ve bu sırada Edirne’nin miraslarına sahip çıkacağına dair söz verdiği için kendisini sorumlu hissettiğini belirtti.
Açıklamasında öncelikle, Selimiye’nin restorasyon sürecinin gizlilik içinde yürütülmesinin yanlışlığını ifade eden Döleneken, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir gizlilik olmadığını ve ülkelerin önemli anıtlarında restorasyonların, bilirkişilerle fikir alışverişi yapılarak şeffaflık içerisinde yürütüldüğünü belirtti.
Bununla birlikte Döleneken, özellikle kentin gündeminde oturan ve çokça eleştirilen ışıklandırma hakkında konuşarak, beyaz ışığın hastane ışığı olduğuna vurgu yaptı ve batıda hiçbir anıtta beyaz ışık kullanılmadığına dikkat çekerek şu sözleri kaydetti:
“Beyaz ışık kullanan ülkeler var, Suudi Arabistan beyaz ışık kullanıyor. Örneğin, Medine’ye gittiğiniz zaman oradaki meşhur dev camii haline gelen Peygamberimizin evinin olduğu eski mescit ve aynı zamanda Kabe ve oradaki camiler beyaz ışıkla aydınlatılıyor. Bir tek orada gördüm ben. batıda hiçbir kilise, hiçbir cami, hiçbir anıtsal yapı böyle bembeyaz parlak ışıkla aydınlatılmaz. Belli ki yapan arkadaşlar oradan örnek aldılar, öyle görünüyor. Selimiye’de caminin yapısı çok önemli. İnsanlar birdenbire gördüğü zaman ilk defa görenler sarsılıyor. Gece de doğru aydınlatıldığında binayı algılıyorsun, hakikaten çok etkileyici. Ama o ışığı beyaz yaptığın zaman binayı algılama şansın kalmıyor, bir ışık topu göreceksiniz. Herkes ışık çekecek artık orada geceleri. O yüzden bu konular, keşke son anda oldu bitti, deneme test aşamasında değil de biraz daha geniş tartışılabilse, konuşulabilseydi daha iyi olurdu. Umarım bu konuda da bir daha düşünme imkanları olur.“











