Eğitim-İş Edirne Şube Sekreteri Olcay Dal, yükseköğretim de 2017-2018 akademik yılın başladığını belirterek, “Türkiye’de laik, demokratik, çağdaş, parasız, kamusal, bilimsel ve mali özerkliğe sahip bir yükseköğretim istiyoruz” dedi.
Eğitim-İş Edirne Şubesi’nde yönetim kurulu üyeleriyle birlikte basın toplantısı düzenleyen şube sekreteri Olcay Dal, üniversitelerin büyük baskılar altında eğitim verdiğini söyledi.
YÖK’ün kaldırılmasını ve bilimsel eğitimin hâkim kılınması gerektiğini dile getiren Dal, “Türkiye’de laik, demokratik, çağdaş, parasız, kamusal, bilimsel ve mali özerkliğe sahip bir yükseköğretim istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Üniversitelerin yönetimsel anlamda da büyük sıkıntılar içinde olduğunu savunan Dal, şöyle devam etti: “676 sayılı KHK ile demokratikliği zaten tartışmalı olan rektörlük seçimleri tamamen kaldırılmış ve üniversiteler doğrudan iktidara bağlanmıştır. YÖK’ü kaldıracağız diyenler, rektörlük seçimlerini kaldırarak demokrasinin, bilimsel özgürlüğün ve özerkliğin esamesini bile bırakmamışlardır. Özerk ve bağımsız olması gereken rektörler, koltuğunu kaybetme kaygısıyla iktidar ile bağını açıkça belli ederek, müfredattan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının çıkartılmasında destek verir hale gelmişlerdir.
Bunun en son örneği, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde yaşanmıştır. Üniversitenin resmi web sitesinde eski rektör döneminde yer alan Türk bayrağı, Atatürk fotoğrafı ve “Cumhuriyeti Seviyorum” yazısı “Gelenekten geleceğe” olarak değiştirilmiştir. Mevcut rektör bu manidar değişikliği “güncelleme” diye geçiştirmeye çalışsa da, bunun temelinde Türkiye Cumhuriyeti’ni “Yeni Türkiye” olarak güncelleme sevdası olduğu açıktır.
Eğitim-İş Edirne Şube Sekreteri Olcay Dal, yükseköğretimdeki bir başka problemin ise atama ve terfilerde liyakatin yok sayılması olduğunu ifade etti. Yükseköğretimde çözüm bekleyen bir başka problemin ise öğrencilerin barınma problemi olduğunu ifade eden Şube Sekreteri Olcay Dal, öğrencilerin yalnızca yüzde 14’ü Kredi Yurtlar Kurumu’nun yurtlarından faydalanmakta olduğunu dile getirdi.












