“DSİ’nin Meriç Nehri’nde yaptığı çalışmaları üzüntüyle izliyoruz.” Bu sözler TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Nihat Çolak’a ait. Çolak artık nehrin kanal vasfına dönüştüğünü söyledi. İl Koordinasyon Kurulu Üyesi Yüksek Mühendis Yılmaz Eren ise bölgede yaşayan canlıların Meriç Nehri’ne suya erişiminin zorlaştığını dile getirdi.
TMMOB İKK Sekreteri Nihat Çolak ve üyeler Yılmaz Eren ve Mehmet Emin Parlakçı DSİ 11'inci Bölge Müdürlüğü'nün Meriç Nehri'ndeki çalışmaları, Edirne Kavgaz Bölgesi Kimyalar Mevkii'ndeki ilave revizyon imar planları ve Kırkpınar Alanı Rekreasyon Projesi konularında açıklama yaptı.
Kent Ormanı'nda düzenledikleri toplantıda ilk olarak Meriç Nehri'nde devam eden çalışmalara değinen Nihat Çolak, TMMOB'a bağlı odalar olarak gerekli girişimlerde bulunduklarını söyledi. Çolak; “Bununla ilgili Edirne'de, Meriç Nehri düzenlemesi ile ilgili defalarca yaptığımız açıklamalara karşı bunların göz ardı edildiği, herhangi bir gelişme olmadığı ve Meriç Nehri'nin bir kanal vasfına dönüştüğünü ve çalışmalara devam edildiğini de üzüntüyle takip etmekteyiz” diye konuştu.
İKK Üyesi, Yüksek Mühendis Yılmaz Eren de, kıyıların halka açılmasını her zaman talep ettiklerini fakat bu şekilde yapılmaması gerektiğini dile getirdi. Eren; “Doğa ile kıyıların buluşması gerekiyor. Maalesef Edirne'de Meriç Nehri, Devlet Su İşleri'nin yapmış olduğu yanlış bir çalışma ile kanal halini almıştır. Gördüğünüz gibi şu anda Söğütlük'ten Meriç Nehri'ni görmek mümkün değil. Burada yaşayan canlıların da suya erişimi zorlaşmıştır. Ekolojik denge de bozulmaktadır. Böyle bir talebimiz olmadı. Bunu benimsemek de hoş bir şey değil. Her ne kadar yetkililer Meriç kenarının rekreasyonla, yeni bir düzenlemeyle halkın hizmetine açılacağını söylüyorsa da doğa ile ilişkisinin koparılması demek, bu işin güdük kalması demek oluyor. Keşke olmasaydı.” dedi.
TMMOB İKK Üyesi Mehmet Emin Parlakçı ise Edirne Belediye Meclisi'nin Eylül ayı toplantısında kabul edilerek askıya çıkan Edirne Kavgaz Bölgesi Kimyalar Mevkii'nin ilave revizyon imar planlarına da değindi. Parlakçı; “Askıdaki planlar tarafımızdan incelendi. Görüşlerimizin ve eleştirilerimizin tespitlerini yaptık. İlk aşama olarak düşüncemiz şuydu; Edirne Belediyesi ile bu görüşlerimizi paylaşıp, bunların düzeltilmesini kendilerinden talep etmeyi düşündük. Bu doğrultuda kendilerinden randevu istedik. Bu randevuya cevap vereceklerini umuyoruz. Çünkü olumlu karşıladılar. Mimarlar Odası'nın bu konuda görüşlerini zaten kendilerinin de beklediklerini ve bundan memnuniyet duyacaklarını belirttiler. Dolayısıyla biz de memnuniyet duyduk” şeklinde konuştu.
Söz konusu imar planlarının herkesin yaşamını etkileyecek planlar olduğunu dile getiren Parlakçı; “Dolayısıyla hepimizin buna katkı sunması gerekir. Mimarlar Odası da bu katkıyı sunacak odalardan bir tanesidir. Belki de en önde olması gerekenidir. Bu görevi üstlendik. İKK'da mesailer harcandı. Öncelikle kendileriyle tartışacağız ve suna-cağız. Planları açıp baktığımızda gördüğümüz eleştiriler var. Şu anda maddeler halinde dizdik. Bunları tartışacağız ve büyük bir ihtimalle Belediye Meclisi'nde düzeltmeye gideceklerdir. Ama ola ki eleşti-rilerimizi uygun görmeyebilirler, onu da süreç içinde göreceğiz. Ama şu sevindirici ki kendileri de böyle bir çalışma yapmamızdan memnuniyet duyuyorlar. Hatta beklediklerini de söylediler. İşin sevindirici yanı budur. Katkımız olursa biz de sevineceğiz” ifadelerini kullandı.
Toplantıda ayrıca İKK Üyesi Yılmaz Eren tarihi doku ve Sarayiçi'nde yapılan çalışmalarda Edirne halkının görüş ve önerilerinin değerlendirilmediğini belirtti. Eren; “Üzüldüğüm nokta budur. Özellikle son birkaç yıldan beri bu planlama çalışmalarında biz teknik elemanların, odaların, sivil toplum örgütlerinin ne yazık ki görüşleri alınmıyor. Bu konuda endişeliyiz. Bilgi sahibi olmayınca fikir sahibi de olamıyoruz ama görünen şöyle bir gerçek var; Edirne'deki yapılaşma, kentleşme konusunda müteahhitlerin, emlakçıların biz mühendislere ve mimarlara göre daha fazla bilgisi oluyor” şeklinde konuştu.












