Atatürkçü Düşünce Derneği, Cumhuriyetin 97’ncı yılı manifestosunu açıkladı. “97. yıla ne yazık ki buruk ve sıkıntılı giriyoruz” diyen Derneğin Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, parlamenter demokratik sisteme geçişin zorunlu hale geldiğini, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığının kırmızı çizgileri olduğunu açıkladı.
Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi tarafından Cumhuriyet’in 97’nci yılı manifestosu açıklandı. Dernek binasında yapılan basın açıklamasına Edirne Şube Başkanı Celil Özcan ile dernek üyeleri katıldı.
Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şube Başkanı Celil Özcan, 97’nci yılı buruk kutladıklarını belirtti. Özcan, Cumhuriyeti Atatürk devrimi esaslarıyla yeniden inşa etmenin temel görevleri ve öncelikleri olduğunu belirterek, görüşlerini ‘Parlamenter demokratik sisteme geçiş zorunludur’, ‘Laiklik milli egemenliğin ve milletimizin güvencesidir’, ‘Hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığı Atatürkçü düşünce’nin kırmızı çizgisidir’, ‘Atatürk’ün ekonomi modelini ve sosyal devlet ilkesini hayata geçirmek şarttır’, ‘Ulusal, laik, bilimsel, eşit ve karma eğitim vazgeçilmezimizdir’, ‘Cumhuriyetimizin özü demokrasidir, demokrasimizin temeli de cumhuriyettir’, ‘Sağlıkta dönüşüm, sağlık sistemimizi iflas ettirmiştir’, ‘Doğaya ihanet vatana ihanettir’ şeklinde sekiz başlık altında paylaştı.
Özcan, “Parlamenter Demokratik Sistem; ulusal birliğimiz, bütünlüğümüz ve geleceğimiz için yaşamsal önemdedir. Bu konuda, siyasi partilerimizi daha kararlı ve daha net tavır almaya; 12 Eylül darbesinin getirdiği seçim sisteminin değiştirilmesi yönünde çaba harcamaya çağırıyoruz. Diyoruz ki: Gazi Meclis’in itibarı iade edilmelidir!
TBMM’nin bugün hak ettiği konumda olmadığı kesindir. Dünyaya örnek bir tavırla Milli Kurtuluş Savaşı’nın karargâhı ve yönetim merkezi olan TBMM’nin devre dışı bırakılması, dışlanması kabul edilemez. Bu yanlışı düzeltmek için var gücümüzle çalışacağız. Biliyoruz ki, Gazi Meclis’in itibarı Türk Milleti’nin de itibarıdır…
Atatürk’ün talimatıyla kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kendi yasal sınırlarının dışına çıkması da kabul edilemez. Diyanet İşleri Başkanı’nın Atatürk Devrimi kazanımlarıyla sorunlu olduğu açıkça görülmektedir. Devlet kurumları, devletimizin ve milletimizin esas unsurlarıdır. Şahısların ve iktidarların yaptırım sopası değildir. Değiştirilen ve dönüştürülen yönetim sisteminde, devlet kurumları artık şahıs kurumları haline getirilmiştir.
Cumhuriyetimizin 100. yılında bu tespitlerimizin ötesine geçeceğiz; Atatürk Devrimi’nin ve Devrim Kanunları’nın gereğini mutlaka yapacağız” dedi.












