Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Atatürk ve değerlerine yapılan her türlü incitici söz ve davranışı kabul etmediklerini açıklayıp kınadı. Başkan Celil Özcan, “Andımız; milli haysiyetimiz, milli namusuzdur” dedi ve Milli Eğitim Bakanlığına Andımızla ilgili sorular sordu.
ADD Edirne Şubesi Öğrenci Andı ile ilgili dernek binasında basın açıklaması yaptı ve Milli Eğitim Bakanlığı'na Andımız ile ilgili hazırladığı soruları sordu.
Şube Başkanı Celil Özcan, “Oyunu görüyor, biliyor ve kararlıyıyız. Oyunu bozacağız” dedi.
Özcan;”Danıştay 8. Dairesi, 2018’de 'Andımız kaldırılamaz' dedi. MEB itiraz etti. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 8. Daire’nin kararını iptal etti. Andımız artık okullarda okunmayacak. Danıştay devlet madalyalarındaki Atatürk kabartmasını da yine çıkarma kararı aldı.
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, ülkemizin kurtarıcısı, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve kurucu değerlerimize yapılan her türlü incitici söz ve davranışı kabul etmiyoruz ve kınıyoruz.
Siyasi iktidarın, Büyük Atatürk'ün adına bile tahammül edemediğini ve Türk sözüne mesafeli durduğunu sürekli vurgulamaktayız.
Algı operasyonlarıyla, istemediğini “hain-düşman” istediğini dost vatansever ilan eden siyasi iktidar; TBMM’deki oylamada Andımıza karşı çıkmıştı. Milliyetçilik ve beka konusunda ısrarlı olanların kayıtsız-çekimser kalması ise ayrıca düşündürücüdür.
Atatürk Devrim ve İlkelerine, milliliğe vurgu yapan Andımızdan kimler niçin rahatsızlık duyarlar? Milletimiz bu sorunun cevabını artık çok iyi bilmektedir. Algı operasyonları gerçeğini toplumumuz anlamıştır.
Andımız; milli haysiyetimiz ve milli namusumuzdur. Milli ve yerli olmak; Atatürkçü Düşünceye sahip olmak demektir. Adımız Türk olduğuna göre Andımızın da “Türküm” diye başlaması Anayasal ve tarihi bir zorunluluktur. Anayasamızın 66. maddesi, “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” hükmünü taşır. Her vatandaşımız Anayasal olarak Türk olduğuna göre, ‘Andımız’daki “Türküm” ibaresi en doğal haktır.
“Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi, özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.” demek, hiçbir Türk vatandaşını rahatsız etmemelidir. Doğruluk, çalışkanlık, küçükleri korumayı, büyükleri saymayı, yurdumuzu, milletimizi sevmeyi ilke edinmek rahatsızlık bir yana bizim “Milli” Eğitimimizin amaçlarındandır.
Andımız;Türk Milleti’nin varoluş metnidir. Türk Milleti, Atatürk Devrimi ve Atatürkçü Düşünce sayesinde onurlu bir ulus olarak yaşamını sürdürmektedir. Andımızdan vazgeçenler aslında ulusal onurumuzdan vazgeçmektedir. Bu durumda kazanan, Türkiye düşmanı emperyalist güçler ve onların yerli işbirlikçileridir. Oyunu görüyoruz, biliyoruz, kararlıyız. Bu oyunu bozacağız.”
Daha sonra Özcan Milli Eğitim Bakanlığı'na Öğrenci Andı ile ilgili hazırladığı soruları basının huzurunda sordu ve şöyle konuştu:
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA SORULAR
“Andımız ile ilgili aşağıdaki soruları -eğer cevaplayabilirseniz- cevaplayın!
1- Andımızda geçen cümlelerden hangisi sizi rahatsız etmiştir?
a) Türküm, doğruyum, çalışkanım. b) İlkem, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak; yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. c) Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. d) Ey Büyük Atatürk! e) Ne mutlu Türk’üm diyene!
2- “Varlığım Türk varlığına armağan olsun.” Cümlesi size ne çağrıştırmaktadır?
a) Bölücülük, b) Yıkıcılık, c) Irkçılık d) Gericilik e) Şeriatçılık
3- Size göre kimin açtığı yolda ve gösterdiği hedefte yürünmesi sakıncalıdır? (*Bu açık uçlu sorudur. Boşluğu doldurunuz.)
Sayın Milli Eğitim Bakanlığı; sınav kağıdını doldurmaya cesaretinizin olmadığının bilincindeyiz. Sınavdan Sıfır (0) aldınız ve yıllardır sınıfta kaldığınız için okuldan atıldınız. Biliniz ki içinizden her ne geçiriyorsanız, o cevapların, Türk Milleti olarak gözümüzde hükmü yoktur. Andımızın okullarımızda yeniden okunması için mücadelemizi sürdüreceğimizi Türk Milleti’ne duyuruyoruz.”












