Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, il başkanlığı seçiminde kendisinin de parti üyesi olarak isteği adayı destekleyebileceğini söyleyerek, “delegenin oy vereceği kişiye müdahale etme gibi bir durum partimizde hiç olmadı. Halkın verdiği yetkiyle görev yapan kişilerin kendi istediği yere oy versin diye birini ekmeğiyle, işiyle, aşıyla tehdit etmesi namussuzluktur. Bunu bugüne kadar ne ben yaptım ne de yapan arkadaşıma şahit oldum” dedi.
Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, 9 Şubat’ta yapılacak İl Kongresi öncesinde kırmızı kazağını giyerek il başkanlığı seçiminin de startını vermiş oldu. Başkan Gürkan, kendisinin de bir parti üyesi olarak istediği adayı destekleyebileceğini kaydetti.
Gürkan, basın mensuplarına yaptığı açıklamada İl kongresinde CHP üyesi olarak mevcut il başkanı Fevzi Pekcanlı’yı destekleyeceğini belirterek, herkesin biryol arkadaşı olduğuna dikkat çekerek, siyasetin bir ekip kadro işi olduğunu söyledi.
Gürkan, “Siyasette kuşkusuz herkesin yol arkadaşı, çalışma arkadaşı var. Bu bütün siyasi partiler için doğal bir süreç. Fakat ne Recep Gürkan ne Özlem Becan ne de başka bir arkadaşın hiç kimsenin ifadesine ipotek koyma şansı da yok, hakkı da yok. Ama siyaset ekip işidir, kadro hareketidir. Bu hareketi sürdürürken ekip olarak davranışlar gösterir, kararlar alırsınız. Bu da doğaldır. Fakat bu şu demek değil; Özlem Becan, Recep Gürkan ya da bir başkası ne olursa olsun delegenin oy vereceği kişiye müdahale etme şansımız yok. Bizim partimizde hiç olmadı bu durum. Konuşursun, anlatırsın, ikna edersin bu ayrı bir durum. Halkın verdiği yetkiyle görev yapan kişilerin kendi istediği yere oy versin diye birini ekmeğiyle, işiyle, aşıyla tehdit etmesi namussuzluktur, şerefsizliktir. Kim yapıyorsa yapsın bu böyledir. Bunu bugüne kadar ne ben yaptım ne de yapan arkadaşıma şahit oldum.” dedi.
Kendisinin belediye başkanı olarak aday destekleme konusunda eleştirildiğini belirten Gürkan, parti üyesi olarak desteklediği adayın yanında olduğunu söyledi.
Gürkan, “Tabii ki partilimle konuşacağım. Ben halktan oy isterken ne yapıyorum; kapı-kapı geziyorum konuşuyorum ikna etmeye çalışıyorum. Ben evde otururken kimse bana oy vermiyor. Herkes çıkıyor kendisini anlatıyor. Parti içindeki süreçte aynı. Bu gayet doğal fakat yetkimi kullanma gücüm var diye birini tehdit ediyorsam namussuzluk budur. Bunu yapan da namussuzdur, şerefsizdir, ahlaksızdır. Elinde bir belge olmadan, kanıt olmadan bu şekilde insanları suçlayan da namussuzdur, şerefsizdir, ahlaksızdır. Ben bugüne kadar hiç yapmadım. Yüzlerce örnek koyabilirim. Bu olmaz! Sen belediye başkanısın neden karışıyorsun, diyorlar. Ben bağımsız belediye başkanı değilim. Başka bir partinin de belediye başkanı değilim. Ben bu partinin aynı zamanda üyesiyim. Bu partide bir üyenin ne kadar hakkı varsa, benimde o kadar hakkım var. Elbette karışacağım. Ama makamımı kullanarak karışıyorsam, tehdit ederek karışıyorsam bana istediğinizi söyleyin. Sorun burada. Ben işin bu mecraya götürülmeye çalışıldığını gördüm son birkaç gündür. O yüzden seçim mi isteniyor, buyurun seçim yapalım. Ben hazırım.” Dedi.












