Gazetecilerin yıpranma hakkının yeniden basın kartına şartına bağlanmasına Edirne Gazeteciler Derneği’nden tepki geldi. Dernek Başkanı Derya Sarılarlı, “pandeminin yaşandığı bugünlerde her kesime destek sağlanırken basın mensuplarının haklarının şarta bağlanması anlaşılır gibi değil” dedi. CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu da Basın kanununa göre sigortası yapılan ve bu kanun kapsamında çalışan her gazetecinin yıpranma hakkından yararlanması gerektiğini açıkladı.
Edirne Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Derya Sarılarlı, gazetecilerin uzun yıllardır sahip oldukları ancak bir dönem kesintiye uğrayan yıpranma hakkının Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen yeniden basın kartı şartına bağlanmasını eleştirdi.
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iptal gerekçesi ortadayken, gazetecilerin beş yıl erken emekli olmalarını sağlayan yıpranma payı hakkının yalnızca basın kartı sahipleri için geçerli olmasını ön gören yasa teklifinin TBMM Genel Kurulu’ndan geçtiğini hatırlatan Sarılarlı,
‘’Muhalefet partileri ve basın meslek örgütleri teklifin tüm basın çalışanlarını kapsayacak şekilde genişletilmesini isterken, gazetecilerin yıpranma hakkının genişletilmesi için verilen önerge reddedildi.
Bu ne anlama geliyor; ‘Kartın yoksa yıpranamazsın’
Mantığa pek uymasa da bu şekliyle geçti. Yasanın iptali için kısa zamanda konunun tekrar Anayasa Mahkemesi’ne götürmesini bekliyoruz. AYM’nin bu yasayı iptal edeceğini umuyoruz.
Gazetecilik yapmak için sarı basın kartı gerekmediği bilinmektedir. Kart yokken de bu mesleği kendisine iş edinmiş, geçimini bu işten sağlamış ve sağlamaya devam eden, yüz kızartıcı bir suç işlememiş, dolayısıyla gazetecilik mesleğinde kalıcı olmuş kişiler sarı basın kartı olmasa da yıpranmaktadırlar.
Meslektaşlarımız ekonomik olarak, sosyal olarak, risk taşıyarak bu işi layıkıyla yapma gayretindeyken, özellikle pandeminin yaşandığı bugünlerde her kesime destek sağlanırken basın mensuplarının haklarının şarta bağlanması anlaşılır gibi değil” dedi.
Öte yandan CHP Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu gazetecilerin yıpranma hakkının bir an önce yeniden yasal düzenleme ile getirilmesini istedi.
Gazeteciliğin kamusal bir görev olduğunu ifade eden Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu “7 gün 24 saat halkın haber alma hakkı için çalışan, işlerini yaparken can güvenliği dahil her türlü riski alan gazetecililere yıpranma haklarının verilmemesi bunun sarı basın kartı sahibi olmaya bağlanması anlaşılır bir şey değildir.
Anayasa Mahkemesi kararı sonrası, sarı basın kartı olmayan gazetecilerin yıpranma haklarını ellerinden almak istiyorlar. Yerel basın mensuplarının birçoğu şartlar nedeniyle zaten bu kartı almakta zorlanıyor. Üstelik sarı basın kartları son yıllarda iktidarın muhalif basın mensuplarına verilmiyor ya da bin bir zorluk çıkarılıyor.
Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde “sarı basın kartın varsa seni gazeteci sayarım, bu kartları da sadece benim istediklerimi yazana veririm” anlayışı olmaz” dedi.












