11 Mart 2026
1.5 C
Edirne
Ana SayfaEDİRNEYEREL“SAĞLIK KRİZİ BİR EĞİTİM KRİZİNE DÖNÜŞTÜ”

“SAĞLIK KRİZİ BİR EĞİTİM KRİZİNE DÖNÜŞTÜ”

-

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, Eğitim Sen Edirne Şube binasında, yaptığı açıklamada her geçen gün eğitim alanına dair yaşadıkları kaygının arttığını söyledi. Aydoğan, “Sağlık krizi bir eğitim krizine dönüştü” dedi.
 

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, Eğitim Sen Edirne Şube binasında eğitimle ilgili gündemi değerlendirdi. Eğitim Sen Edirne Şube Başkanı Özer Demir, Genel Başkanlarının eğitimle ilgili gündemi değerlendirip açıklamalarda bulunacağını belirtti.

Necmettin Kıyıcı, Ece Tütün, Firdevs Selvili, Nur Yılmaz Ercin’den oluşan Yürütme Kurulu’nun da bulunduğu toplantıda Feray Aytekin Aydoğan, Merkez Yürütme Kurulu olarak Türkiye’nin birçok ilinde okul bahçeleri ve açık alanlarda arkadaşlarıyla bir araya geldiklerini, her geçen gün eğitim alanına dair yaşadıkları kaygının arttığını belirtti.

16 Mart’ta salgından dolayı okulların kapanmasından bugüne yaklaşık 7 ay geçmesine rağmen Milli Eğitim Bakanlığı’nın hala yüz yüze eğitimin sağlık riski olmadan açılabilmesine dair ve uzaktan eğitimde yaşanılan sorunların ve eşitsizliklerin giderilmesine ilişkin hazırlıklı olmadığını gördüklerini kaydeden Aydoğan, “Bir yol haritaları yok” dedi.

Aydoğan; “Stratejileri, planlamaları yok ama aynı zamanda bu hazırlıksızlığın siyasi iktidarın bir tercihi olduğunu da biliyoruz. Uzun yıllardır kamusal eğitime ayrılmayan bütçeler salgın gibi son derece yaşamsal bir dönemden geçerken dahi ayrılmamakta ve bu ısrar sürdürülmekte. Salgında şunu çok daha net bir şekilde gördük. 18 yıldır eğitimde yaşanılan eşitsizlik salgında daha da derinleşti. Başta yoksul ailelerin çocukları olmak üzere eğitimden kopuş hızlanıyor. Öğrencilerimiz gerekli önlemlerin alınarak yüz yüze eğitimin başlamasını ve uzaktan eğitimdeki eşitsizliklerin giderilmediği her gün ya sermaye için ucuz iş gücü haline geliyor ya da köktenci grupların hedefi haline getiriliyor.

Yüz yüze eğitim ile ilgili gerekli önlemleri almayan Milli Eğitim Bakanlığı’nın karar alıcılarının Diyanet ve Diyanet’e bağlı yurtlarda, cemaat yurtlarında Kuran kurslarında her türlü çalışmayı sürdürdüğünü görüyoruz. Geçtiğimiz haftalarda da çocuklara uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet görüntülerine birlikte tanıklık ettik. Aynı zamanda Ensar ve Aladağ’da yaşadığımız o karanlık tablo salgında ülkenin her yerinde daha da yaygın bir şekilde yaşanmaya devam ediyor.

Kamu okullarıyla özel okullar arasında ciddi bir uçurum oluştu. Eğitime yeterli bütçe ayrılmadığından kamu okullarının kendi arasında eşitsizlikler oluştu. Köylerde, kırsal kesimde yaşayan öğrencilerimiz eğitimden tamamen koptu.

Şu an aslında bir neslin kayboluşu riskiyle karşı karşıyayız. En son açıklama yapıldı. Yüz yüze eğitimin 2. 3. 4. 8. Ve 12. Sınıflar için başlayacağı ve 5 Ekim’de de çok hızlı bir şekilde meslek liseleri, spor liseleri, güzel sanatlar liseleri, çok programlı Anadolu liseleri ve mesleki eğitim liselerinde uygulama derslerinin yüz yüze başlaması hayata geçirildi. Ancak çok ciddi kaygılar yaşıyoruz.

En çok yüz yüze eğitimin başlamasını biz öğretmenler istiyoruz. Yüz yüze eğitim başlamalı ama bilim referans alınmalı. Bilimsel veriler referans alınmalı. Siyasi iktidar okulların açılması için bilim insanlarının uyarısını hayata geçirmeliydi. Fiziksel hareketliliği azaltacak, enfeksiyon zincirinin kırılmasına ilişkin önlemler alınmalıydı. Hiçbir önlem alınmadı.

Şu anda çok sayıda sınıfın Pazartesi’den itibaren yüz yüze eğitime geçilmesi söz konusu. Herhangi bir öğrenciye veya öğretmene tanı konulduğunda eğitimin devam edeceği söyleniyor. Bu halk sağlığı riski anlamına geliyor. Öğrencilerimizin velileriyle temas ettiğimiz tüm kesimlerle birlikte değerlendirdiğimizde en son sağlık rehberinin güncellenmesi şu anda salgın yayılımının artması noktasında çok büyük bir riskle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

Okullarda yeterli ve gerekli önlemlerin alınmalıydı. İlçe ilçe okul okul dolaşıyoruz. Ancak koruyucu malzeme eksikliği sürüyor. Temizlik görevlisi istihdamı hala tamamen sağlanmadı. Sağlık görevlisi istihdamı gündeme dair alınmadı. Şu anda tamamen bilime aykırı gerekli ve yeterli önlemler alınmadan işletilen bir süreçle karşı karşıyayız.

6 milyonu aşkın öğrencimiz tamamen eğitimden kopmuş durumda ve şu an üretilebilen tek çözüm 6 ayı aşkın süre geçtikten sonra 500 bin tablet. İnternet erişimi, bilgisayar, tablet sorunu sürüyor.

Hem özlük hem mesleki hem de ekonomik açıdan ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Şu an yaşadığımız tablo eğitim açısından ülkemizde büyük bir krize dönüştü. Eğitim hakkıyla birlikte sağlık hakkının da satın alınabilir bir hizmet olarak gösterilen bir tabloyla karşı karşıyayız.

MEB, kamu okullarına yeterli bütçe ayırmadığından veliler özel okullara mecbur bırakılıyor. Özel okullarda salgın yayılımına ilişkin hiçbir bilgi kamuoyuna yansıtılmıyor. Kamu okullarında gerekli önlemlerin alınmaması eğitimin ticarileştirilmesinin yolunu açıyor. Bu da son derece bilinçli bir politika. Bu da 18 yıldır siyasi iktidarın eğitimin ticarileştirilmesi, paralaştırılması alınıp satılabilir bir hizmet haline getirilmesinin sonucu bunu şu an çok net bir şekilde yaşıyoruz. Özel okullar ve kamu okulları arasındaki uçurum ciddi boyutta. En son LGS sınavı da bunun bir kanıtıydı. Sosyo-ekonomik durumu orta ve üst gelirde olan ailelerin çocuklarıyla yoksul ailelerin çocuklarının aldığı puanların aralığı 120 puan gibi bir açıya ulaşmış durumda.

Bilindiği üzere yabancı dil dersleri özel okullarda daha da ağırlıklı görülüyor. Yine LGS’de temel, belirleyici test öğrencilerin okullara yerleştirilmesinde yabancı dil testiydi. 3.53 oranla en belirleyici test oldu. Yani her geçen gün özel okullarla kamu okulları arasındaki eşitsizliğin derinleştiğini görüyoruz.”


Bir Cevap Yazın

Gözden Kaçmasın

Son Günlerde Popüler

Edirne Ticaret Borsası Side