Ulusal Süt Konseyi’nin 1 Mayıs 2026’dan itibaren geçerli olacak çiğ inek sütü tavsiye fiyatını 24 lira 30 kuruş olarak açıklamasına Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün’den tepki geldi. Ün, üretim maliyetinin altında kalan fiyatlarla çiftçinin zarar ettirildiğini söyledi.
Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Ulusal Süt Konseyinin 1 Mayıs 2026’dan itibaren geçerli olacak çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatını 24 lira 30 kuruş olarak belirlemesini değerlendirdi.
Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği’nin Nisan 2026 için 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyetini 28 lira 35 kuruş olarak açıkladığını hatırlatan Ün, belirlenen fiyatın maliyetin altında kaldığını ifade etti.
Ün, üreticinin zarar ettirilerek üretimin artırılamayacağını ve enflasyonun düşürülemeyeceğini belirterek, “Maliyetin altındaki fiyatlarla çiftçimiz daha ne kadar zarar ettirilecek? Çiftçi zarar ettirilerek nasıl üretim arttırılacak ve enflasyon düşürülecek? Algı oyunları, rakamlarla oynamak çiftçiyi kurtarmıyor, vatandaşın cebindeki yangını söndürmüyor” dedi.
Türkiye’de yanlış tarım ve ekonomi politikalarının yükünün üreticinin sırtına yüklendiğini savunan Ün, bu anlayışla bir adım bile ileri gidilemeyeceğini söyledi. Çiftçinin çalışmasına rağmen zarar etmesi halinde üretime devam etmesinin beklenemeyeceğini kaydeden Ün, Türkiye’de yaşanan tablonun da bu olduğunu dile getirdi.
“Paramız var ki alıyoruz” anlayışının Türkiye’yi ithalata bağımlı hale getirdiğini ifade eden Ün, şu ifadelerde bulundu: “Pandemi dönemi bize göstermişti ki paranız olsa da bazı şeyleri alamazsınız. Kaldı ki Türkiye’nin tefeci faizleri ödeyerek çevirmeye çalıştığı ekonomisiyle her şeyi alabilecek parası da yok. Çiğ süt alım fiyatları maliyetlerin altında açıklanır, çiftçinin ürününe maliyetinin altında fiyat verilir, dünyanın dört bir yanından ne varsa ithal edilir, çiftçinin canı çıksın anlayışıyla enflasyonun düşürüleceği zannedilir. Sonra gelinen noktada enflasyon altında milyonlar ezilir ve ithal ürünler cenneti haline gelir.
Maliyetinin altında süte fiyat verenler ülkemizi tereyağını bile ithal eder duruma getirdi. Yüzbinlerce süt hayvanı artık bu maliyetlerin altından kalkılamadığı için kesime gitti, gitmeye de devam ediyor. Her gün bu işin altından kalkamayıp bırakan çiftçilerimizin haberini duyuyoruz. Sonuç mu elde artık sıfır bile kalmıyor.
İktidarın kafasına göre bu ülkede enflasyonu, açlık sınırının altında maaş alan emekli, her gün iş cinayetlerinde ölen işçi, zararına üretmeye çalışan çiftçi, okula yarı aç giden ne sağlık beslenmeden doğru dürüst bir eğitimden uzak bırakılan öğrenci ve daha listeyi uzatarak söyleyeceğimiz milyonlarca dar gelirli yükseltiyor. Sonuç olarak bu anlayış kötü günlerden daha kötü günlere götürdü. Şimdi de daha da kötü günlere götürmeye çalışıyor. Buna dur demenin zamanı geldi de geçiyor.”















