20 Mayıs 2024
14.3 C
Edirne
Ana SayfaEDİRNEUZMANINDAN AÇIKLAMA: KAHVE, SIVI EKSİKLİĞİNE YOL AÇABİLİR!

UZMANINDAN AÇIKLAMA: KAHVE, SIVI EKSİKLİĞİNE YOL AÇABİLİR!

-

Yaz aylarında vücudun sıvı ihtiyacının arttığını belirten Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Organ Nakli Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Sedat Üstündağ, kafeinli içeceklerin sıvı ihtiyacını karşılamak için uygun olmadığını söyledi.

İnsan vücudundaki sıvı ihtiyacını belirleyen en önemli faktörlerinsıcaklık, terleme ve buharlaşma olduğunu söyleyen Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Organ Nakli Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürü Prof. Dr. Sedat Üstündağ, buna bağlı olarak yaz aylarında sıvı ihtiyacının önemli ölçüde arttığını ifade etti. Bazı vatandaşların sıvı ihtiyacını karşılamak adına kafeinli içeceklere yöneldiğini belirten Prof. Dr. Üstündağ, bu durumun oldukça yanlış olduğunu, kahvenin vücutta sıvı eksikliğine yol açabileceğini vurguladı.

Prof. Dr. Üstündağ, “Kahve, vücutta sıvı ve böbreklerden serbest su kaybını arttırabilen ve dolayısıyla sıvı eksikliğine yol açabilen bir içecek. Dolayısıyla kahve öncesinde ve sonrasında sıvı tüketmek kahvenin bu etkisini azaltabilir. Vücudun susuz kalmasını engelleyebilir. Yine içerdiği kafein nedeniyle belirli miktarlar aşıldığı zaman özellikle yaşlı bireylerde, hipertansiyonu olan bireylerde kan basıncında tehlikeli yükselmelere yol açabilir. Sağlıklı bireylerde dahi 300 miligramın bir günde aşılmamasını tavsiye ediyoruz. Yani sıvı eksikliğini kahve ile gidermek çok doğru bir yol olmayacaktır” ifadelerine yer verdi.

İçecek olarak sıvı ihtiyacını karşılamak için kafeinli içeceklerin çok uygun olmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Üstündağ, “Sağlıklı bireylerde 300 miligrama kadar izin veriyoruz dedik ama mesela bir bardak çay içtiğimizde 60 miligram kadar kafein almış oluyoruz. Bir fincan Türk kahvesinde kafein miktarı çok daha fazla oluyor. O miktarın geçilmemesini öneriyoruz” diye konuştu.

Erkeklerin günde 2 buçuk litre, kadınların ise 2 litre civarında su almalarının yeterli sıvıyı almış olmaları anlamına geleceğini söyleyen Prof. Dr. Üstündağ, “Bu sadece suyu kapsayan bir değerlendirme değildir. Bütün içecekleri kapsayan bir değerlendirmedir. Ancak burada önemli bir nokta içeceklerin içerisindeki solut miktarıdır. Su dışındaki sıvılarla örneğin meyve suyundan alacağımız sıvı su kadar değerli bir sıvı değildir. Suyun içerisindeki ek maddeler arttıkça sıvı eksikliğini giderme kabiliyeti o kadar azalmış olur” dedi.


Çay içmenin da bazı sakıncaları olduğuna değinen Prof. Dr. Üstündağ, “Çayın içerisindeki madde bronşları genişletme, idrar kan akımını arttırma niteliği olan bir madde. Onun da iki sakıncası var. Biri çay ne kadar sıcak içilirse yemek borusu lezyonları mideyle ilgili rahatsızlıklar o kadar fazla oluyor. Çayın metal çubukla karıştırılması sıcaklığını düşürdüğü için yemek borusu lezyonlarının oluşumunu azaltıyordu. Bu anlamda çayı da çok sıcak içmemek lazım. Koyu çay İçerdiği tanin içeriği nedeniyle demire bağlayabilir. Özellikle kahvaltıda ve ya yemeklerle beraber çay içildiği zaman demirin emilimini engelleyebilir. Bu da demir eksikliği anemisi oluşumunu kolaylaştırabilir. Açık, limonlu ve en iyisi mi şekersiz çay, bir içecek olarak kahveye tercih edilebilir.” şeklinde konuştu.



Bir Cevap Yazın

Gözden Kaçmasın

Son Günlerde Popüler

Edirne Ticaret Borsası Side