Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük, Gazze’de yaşananlara tepki göstermek amacıyla düzenlenen basın açıklamasında, “Gazze’deki vahşet son bulana dek, Mescid-i Aksa’yı çevreleyen zincirler kırılana dek, Emperyalizmin kirli eli coğrafyamızdan çekilene dek; Mücadelemiz, azmimiz ve kararlılığımız artarak devam edecektir!” dedi.
Saadet Partisi Edirne İl Başkanlığı, Filistin’de yaşananlara tepki göstermek amacıyla, Eski Camii önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. “Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek” başlığıyla düzenlenen açıklamada, aylardır süren saldırıların insanlık vicdanında derin yaralar açtığı belirtilirken, “Yaşanan vahşet son bulana dek mücadelemiz devam edecek.” mesajı verildi.
Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük’ün gerçekleştirdiği konuşmada, yaşanan olaylar nedeniyle Gazze’yi “modern dünyanın sahte ‘insan hakları’ maskesinin düştüğü yer” olarak tanımlarken, şu sözleri kaydetti:
“Gazze bugün sadece bir coğrafi bölge değil; imanın, direnişin ve topyekûn insanlık onurunun son kalelerinden biridir. Şunu herkes bilsin ki: Gazze’de dökülen her damla kan, bu zulme sessiz kalanların vicdanına sürülmüş kara bir lekedir. Bu katliam durana, abluka tamamen kalkana dek durmayacağız, susmayacağız! Onurumuz, kırmızı çizgimiz ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, bugün işgalci postallar altında zincirlenmiştir. Bu zincirler sadece taş duvarlara değil; Müslümanların ibadet hürriyetine ve tüm insanlığın inanç kutsiyetine vurulmuş bir prangadır. Unutulmasın ki Kudüs, zincirlenmiş İslam coğrafyasının esiridir. Biz Saadet Partisi teşkilatları olarak bir sesle haykırıyoruz: Kudüs özgürleşmeden dünya huzura kavuşamaz; Mescid-i Aksa’nın zincirleri kırılmadan insanlık prangalarından kurtulamaz. Siyonizm’in pervasızlığına karşı sadece “kınama” mesajları yayınlamak yetmez! Zulme karşı sadece “üzüntü” beyan etmek bu ateşi söndürmez! Türkiye sadece sözle değil; siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm caydırıcı gücüyle mazlumun yanında yer almalıdır. Çünkü İsrail ancak ve ancak güçten anlar. Komşumuz İran topraklarına yönelik gerçekleştirilen saldırılar, kardeş Lübnan’da sivil halkın üzerine yağan bombalar; bölgemizi topyekûn bir ateş çemberine sürükleme projesinin son halkasıdır. Bizler, emperyalizmin ve Siyonizm’in önümüze koyduğu mezhep fitnesini ve etnik kışkırtmaları reddediyoruz. Bilinmelidir ki emperyalizm sadece bomba yağdırmaz, ekonomik ambargolarla ve finansal terörle halkları açlığa mahkûm ederek diz çöktürmeye çalışır. Bizim ilacımız “tarafsızlık” yoktur! Biz safı belli olanlarız; biz hakikatin tarafındayız! Zulmün kimden gelirse gelsin karşısında, mazlum kim olursa olsun yanındayız. Gazze’deki vahşet son bulana dek, Mescid-i Aksa’yı çevreleyen zincirler kırılana dek, Emperyalizmin kirli eli coğrafyamızdan çekilene dek; Mücadelemiz, azmimiz ve kararlılığımız artarak devam edecektir! Bizler provokasyonlara gelmeden, vakar ve sükûnet içerisinde, birleştirici bir dille haykırıyoruz: Zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur! Buradan tüm dünyaya sesleniyoruz: Mazlumların gözyaşı, zalimlerin saltanatını mutlaka yıkacaktır. Kudüs’ün özgürlüğü ve İslam coğrafyasının selameti için bütün gücümüzle çalışmaya, hakkı ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”















