13 Temmuz 2024
33.2 C
Edirne
Ana SayfaEDİRNETABİP ODASI: YAŞAMAK VE YAŞATMAK İSTİYORUZ

TABİP ODASI: YAŞAMAK VE YAŞATMAK İSTİYORUZ

-

17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele günü dolayısıyla Edirne Tabip Odası adına açıklama yapan Dr. Seher Çimen Özgen, sağlıkta şiddete karşı mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek, “Biz hekimler, şifa dağıtmaya çalışırken ölmek istemiyoruz; yaşamak ve yaşatmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Dr. Ersin Arslan’ın ölüm yıldönümü olan 17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele günü dolayısıyla Türk Tabipler Birliği Edirne Tabip Odasında basın açıklaması düzenlendi. Basın açıklamasına; Edirne Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gürcan Altun, kurul üyelerinden Dr. Seher Çimen Özgen, Dr. Celal Karlıkaya ve Dr. Sibel Sevinç Pekdemir katıldı. Oda adına basın açıklamasını okuyan Dr. Seher Çimen Özgen, Dr. Ersin Arslan’ın 17 Nisan 2012 yılında görevi başındayken öldürülmesine dikkat çekmek amacıyla anma günü düzenlediklerini belirtti. Özgen, Türk Tabipler Birliği ve Tabip Odaları olarak şiddetle mücadeleyi her alanda sürdürmeye devam edeceklerini söyledi.
Dr. Seher Çimen Özgen, “Evet! Bugün 17 Nisan; Dr. Ersin Arslan’ın 17 Nisan 2012 yılında görevi başındayken hastanesinde öldürülmesinin üzerinden tam 11 yıl geçti; ama ne yazık ki sağlıkta şiddet sorunu hala çözülmüş değil; tam tersine tırmanarak devam etti, ediyor. Türk Tabipleri Birliği ve Tabip Odaları olarak 2016 yılından beri her 17 Nisanda, “Sağlıkta Şiddetle Mücadele Günü”nde meslektaşımızı anarken, şiddetin nedenlerini sorgulamaya, şiddeti ortadan kaldıracak sağlık politikalarını dile getirmeye ve bu politikaların hayata geçirilmesi için mücadeleye devam ediyoruz.
2003 yılından beri adım adım uyguladıkları “Sağlıkta Dönüşüm Programı” neoliberal politikalarla sağlığımızı meta, bizleri köle kıldı. Apartman bodrumlarına, penceresiz mekanlara sıkıştırılan 1. Basamak Sağlık Hizmetleri, bu ülkenin yurttaşları olarak hepimizin geleceğini çalan kara delikler olarak şehrin en uzak yerine kondurdukları “şehir/şirket” hastaneleri, eğitimden uzaklaşan, niteliği değil niceliği gözeten üniversite hastaneleri hem pandemide hem de depremde enkaz altında kaldı.
Güvencesiz, esnek çalışma koşullarıyla güvenli ve sağlam olmayan binalarda sağlık hizmetinin verilemeyeceğini yine en son deprem bize gösterdi. Keza alınamayan randevular, alınsa bile 5 dakikaya sığdırılmaya çalışılan muayenelerle verilemeyen sağlık hizmeti, yok sayılan sağlık hakkı, iyileşemeyen hastalıklar, yapılamayan ameliyatlar, mesleki özerkliğe yapılan müdahaleler, hekimlerde ve sağlık emekçilerinde tükenmişliğe yol açtığı gibi toplumun sağlığını bozdu. Sağlığımızı bozan, bizi yok sayan, tüketen, değersizleştiren sağlık politikaları şiddeti körükledi.
Yıllardır toplumun her kesimine, her yaşam alanına, kadınına, çocuğuna artarak yönelen şiddetten sağlık çalışanları da nasibini aldı. O nedenle TTB ve Tabip Odaları olarak bizler şiddetle mücadeleyi her alanda sürdürüyoruz.
Dr. Ersin Arslan’ın öldürülmesinin ardından bugüne dek etkili bir yasal düzenleme için yaptığımız girişimler sonucunda yetersiz de olsa yasal düzenlemeler yapıldı. Ancak biliyoruz ki sağlık sistemi böyle devam ettikçe, toplumsal şiddetin önüne geçilmedikçe sağlık kurumlarında şiddetin de sona ermeyeceğini biliyoruz.
Yaşamı ve yaşatmayı kendine şiar edinmiş bir mesleğin mensupları olarak sağlıkta şiddete karşı her yönüyle mücadelemiz devam edecek; çünkü biz hekimler, şifa dağıtmaya çalışırken ölmek istemiyoruz, yaşamak ve yaşatmak istiyoruz.” ifadelerine yer verdi.

Bir Cevap Yazın

Gözden Kaçmasın

Son Günlerde Popüler

Edirne Ticaret Borsası Side