Edirne’de tarihi Alipaşa Çarşısı’nda kabak kemane üretimi ve tamiri yapan Gazanfer Denizeri, 47 yıldır geleneksel el sanatını yaşatmaya çalışıyor. Babasının açtığı dükkanda mesleğe başlayan Denizeri, kabak kemane yapımının ince işçilik isteyen zahmetli bir sanat olduğunu söyledi.
Edirne’de kabak kemane ustası Gazanfer Denizeri, tarihi Alipaşa Çarşısı’nda 47 yıldır sanatını sürdürüyor. Babasının 1955 yılında açtığı müzik aletleri dükkanında çırak olarak mesleğe başlayan 62 yaşındaki Denizeri, yıllardır kabak kemane üretimi ve tamiri yapıyor.
Uzun yıllar bağlama çaldığını, bu süreçte kabak kemaneye ilgi duymaya başladığını belirten Denizeri şu ifadeleri kaydetti:
“Esasında bağlama çalıyorum ben ama çok bağlama çalanların yüzde ellisi aşağı yukarı kabak kemaneye meraklıdır. Güzel bir sesi var kabak kemanenin. Kendim üretebilirim bunu dedim biraz elim beceriklidir. Kendim üretmeye başladım ama çok zor yapımı, çok ince bir sanat. Ölçüleri var, mikron ölçüleri var. Su kabağı veriyor o sedayı. Diğer şeyler, hindistan cevizi olsun ağaç olsun o sedayı, güzelliği, tanıyı su kabağı gibi veren olmuyor. Her yerde var bu su kabağı. Türkiye’nin her yerinde kolay çıkabilen bir bitki. Simetrik olması lazım yuvarlak olması lazım. Tınısı güzel olacak, şuradan tuttuğun zaman avucunun rahat etmesi gerekiyor notaları daha iyi almanız için. Bu sap kısmı gürgenden olur, cevizden olur, ben akçaağaçtan yapıyorum bunu. Ön deri kısmı balık derisinden olur. Güzel çok kaliteli koyun ince koyun derisinden de yaptığım oluyor güzel tını veriyor.”
Son yıllarda kabak kemaneye ilginin arttığını belirten Denizeri, yılda yaklaşık 10 kabak kemane ürettiğini kaydetti.
Babasından öğrendiği mesleği çocuklarına da öğretmek istediğini ancak onların merakının olmadığını anlatan Denizeri, mesleğini sürdürecek çırak bulamamaktan yakınıyor. Geleneksel el sanatlarının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirten Denizeri, kabak kemane zanaatının kaybolmamasını temenni ediyor.















