Dünya’yı etkisi altına alıp yaşam biçimimizi kökünden değiştiren Covid – 19 salgını ister istemez
evimizle olan ilişkimizi kuvvetlendirdi. Birçok kişi ev yaşantısını yeniden tanımladı desek abartmış
olmayız.
Salgın öncesi tempolu hayatlarımızda es geçtiğimiz evimizi yeniden keşfettik. Daha önce
denemediğimiz ya da yapmak isteyip de fırsat bulamadığımız şeyler gündelik hayatımızın parçası
haline geldi. Maske olmadan sokağa bile çıkılamıyorken dijital çağın nimetleri sayesinde
sosyalleşmekten geri kalmadık. Bazılarımız işini evden yapmaya devam edebildi. Kimileri
alışkanlıklarını ve hobilerini evine taşımayı tercih etti. Hem fiziki hem ruhsal sağlık arayışımızdaki ev
yolculuğumuz kendimize olan özeni pekiştirdi.
HAREKETSİZLİK KORKUTMUŞTU FAKAT…
Karantina sürecinde her yaştan ev halkını en çok endişelendiren hareketsizliğin üstesinden gelmenin
yollarını çabucak bulduk. Çocukların enerjilerini harcamaya olan ihtiyaçları, yaşlıların gündelik
hareket ihtiyaçları ve sağlıklı kalmak isteyen her bireyin günlük hareket olanağı kısıtlanmış gibi
görünmesine rağmen pratik ve eve özgü çözümler hemen devreye alındı. Önce ev içinde gezinmeler
denendi. Sonrasında karantina sürecinde işe yaramayacağını düşündüğümüz spor malzemeleri
hatırlandı. Zamanında alıp bir kenara konulan kondisyon bisikletinden tutun elinizin bir türlü
varmadığı dumble bir anda hakkını vermeye başladığınız irili ufaklı spor malzemelerine dönüştüler.
Spor yaşam biçimimdir diyenler zaten aktif olarak evlerinde de fitness aletleri ile spor yapma
olanağına sahip olduğu için hareketsizlik kaygısı yaşamadılar. Evde spor yapmak pandemi sonrası
yaşamımızda da yerini koruyacağa benzer. Sevdik bir kere…
EVİN KALBİNE GİDEN YOL
İşin ustaları zaten deyim yerindeyse döktürdüler. Deneyimsizlerse kendilerine evde yeni bir alan
açtılar. Yemek yapmayı öğrenmeyen kaldı mı? Mutfağın gücünü biliyorduk bilmesine de bu kadar haz
verebildiğini belki keşfedememiştik. Sağlığın bu kadar ön plana çıktığı bir ortamda bir yandan mutfağı
tekrar keşfederken bir yandan daha sağlıklı besinleri soframıza getirmenin çabasını gösterdik. Yemek
yaparken zihnimizi dinlendirmek, yemeğin kokusundaki haz, mutfaktaki yardımlaşma ve en
nihayetinde yaptığımız işten çabuklukla aldığımız geri bildirim; daha iyisini yapabilirsin ya da ellerine
sağlık sözleri bize yeni motivasyonlar verdi. Deneyimli ya da deneyimsiz olun aşırıya kaçıp sınırlarımızı
zorlayan tariflere soyunduk. Veyahut basit olanın değerini anlayıp ekmeğimizi kendimiz pişirdik.
Mutfak sadece karnımızı değil benliğimizi de doyurur oldu. Güçlendik.
MÜSAİTİZ HEMEN GÖRÜŞELİM
Evde kalma sürecinde mesafe anlayışımız yerle bir olduğu için en büyük yardımcımız internet oldu.
Hatta yavaşlayan hayatımız sosyalleşme ihtiyacımızı artırırken aksattığımız dostlukları pekiştirmek
için bir fırsata dönüştü. Evin genç bireylerinin gündelik internet alışkanlıkları daha yaşlı olanlara
bulaştı. Çoklu görüntülü konuşmaların misafir gezmelerinden eksik yanı kalmadı. Bazılarına iş
toplantıları yapabilmeyi bazılarına okullarına devam etmeyi sağladı. İnternet araçları iyimserliğimizi
korumamıza yardımcı oldu. Farkında olmadan birbirimize bulaştırmamıza da.
FIRSAT BULAMAMIŞTIM
Gündelik hayatın koşuşturmacası içerisinde çoğu zaman bahaneler üretir bazen de yorgunluktan
ruhumuzu beslemekten kolaylıkla kaçabiliriz. Gerekeli olmadıkça sokağa çıkmayı tercih etmediğimiz
şu günlerin bir diğer getirisi de o bir türlü ayıramadığımız zamanı bize geri vermesiydi. Elimizin bir
türlü gitmediği kitaplarda kaybolduk. İzlemediğimiz filmler listesini olabildiğince azalttık. Müzelerde
sanal turlar attık. Yakından takip ettiğimiz müzisyenlerin sosyal medyada yaptıkları canlı yayınlara
katıldık. Ruhumuz tazelendi.
HER İŞİN BAŞI SAĞLIK
Bu kadar zor bir salgın döneminden geçerken evde fiziki ve ruhsal sağlığımızı korumanın yollarını
bulmuş olabiliriz. Eskisi gibi dışarıda sosyalleşmeye başladığımız bu günlerde de her işin başı sağlık
diyerek başkalarıyla empati kurarak davranmamızda fayda var. Daha güzel yarınlar için kalın
sağlıcakla.














