Anadolu’nun farklı illerinde öğretmenlik yapan Tuncay- Saadet İşbilen çifti, öğretmenlik mesleğinin sevgiyle yapılacak bir meslek olduğunu söyledi. 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde ziyaret ettiğimiz Edirneli emekli öğretmen çift, mesleki anılarını paylaştı.
Bugün 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü. Edirneli emekli Müzik Öğretmeni Tuncay İşbilen ile Emekli Sınıf Öğretmeni Saadet İşbilen, dünya öğretmenler gününde mesleki anılarını ETV ile paylaştı.
Anadolu’nun farklı illerinde öğretmenlik yapan Müzik Öğretmeni 64 yaşındaki Tuncay İşbilen, öğretmen bir aileden geldiğini, mesleğini çok sevdiğini söyledi. Öğretmenlik mesleğinin parayla yapılacak bir meslek olmadığını söyleyen İşbilen, “bu bir gönül işidir. Dünyaya yeniden gelsem tekrar öğretmen olurdum” dedi.
İşbilen, “Göreve başlamadan önce eşimle evlendim ve 25 yıl öğretmenlik yaptım. Oğlum üniversite sınavına gireceği için ayrıldım. Aynı yıl iki kız evlat edinerek koruyucu aile olduk. Çocuklarım evlendi. Torunlarım var. Kızlarımın bir evli biri bekar. Hem babaanne oldum hem de anneanne olacağım. Sınıf öğretmeniyim. Ailemde çok sayıda öğretmen var. Öğretmen bir aileden geliyorum. Öğretmenliği çok seviyorum.
Öğretmenlik eskiden daha iyiydi. Şimdi biraz zorlaştı. Öğrenci açısından. Biz daha rahat bir öğretmenlik geçirdik. Şimdi daha zor gibi geliyor bana. Ama öğretmenlik kutsal bir meslek. Bayanlar için en uygun meslek. Çocuklar ailelerinden çok öğretmenleriyle vakit geçiriyor. Bu işi severek yapmak lazım. Sevmeden olmaz. Çocukları sevmek gerekir. Çocukları sevmeden öğretmen olunmaz. Dünyaya yeniden gelsem tekrar öğretmen olurum. Bu iş parayla yapılacak bir iş değil. Gönül işi.
İlk görev yerimiz Çankırı’da bir köydeydi. Banyosu, tuvaleti olmayan bir köydü. İlk kızımı orada kaybettim. İmkansızlıklar yüzünden. 4 yıl zorluklar içinde geçti. En zor ve güzel öğretmenliğim Malatya Pütürge’de geçti. Yatılı okulda çalıştım. Çocuklara anne baba oldum. Üşüyen çocukları evime getirdim. Çorap ve giysi giydirdim. ‘En faydalı orada oldum’ diyebilirim öğrencilerime” dedi.
Emekli Sınıf Öğretmeni 61 yaşındaki Saadet İşbilen de yıllarca köy okullarında öğretmenlik yaptığını anlattı. İşbilen, mesleğin fedakarlık gerektirdiğini söyleyerek, “Biz çocuklara işin doğrusunu vermezsek aldığımız parayı hak etmemiş oluruz” dedi.
İşbilen, “Bu meslek parayla yapılacak bir meslek değil. Sevgiyle yapılacak bir meslek. 7 yaşındaki çocuklar size o kadar doğal yaklaşıyor ki. Ağzınızın içine bakıyorlar. Acaba öğretmen bugün ne söyleyecek. Kapalım diye. Teyp gibi bir şeyler kaydetmeye çalışıyor. Biz onlara işin doğrusunu vermezsek aldığımız parayı hak etmemiş olacağız. Yanlış yapmış olacağız. Köy okulunda önce okula gelip sobamızı yakıp öğrencilerin temizlik kontrolleri yapıyorduk. Eşim kimi çocukların saçlarını tarıyordu. Ondan sonra derse başlıyorduk” dedi.













