Belçika’da master öğrencisi olan Ece Era sosyal medya üzerinden Edirne Çöplüğü’nde barınan hayvanları görmesi üzerine mezuniyet filmini çekmek için Edirne’de buluyor. Hayvanlarla empati kuran bir dile sahip filmin çekimleri bittikten sonra birçok festivale gönderilerek sokak hayvanları konusunda bilgilendirme yapmak ve Türkiye’nin tanıtımı amaçlanıyor.
İstanbul'da yaşayan ve Belçika'da master öğrencisi olan Ece Era sokak hayvanları üzerine çekeceği mezuniyet filmi için Edirne'de bulunuyor. Era, sosyal medyada Edirne Çöplüğü'nde barınan çok sayıdaki hayvanı görmesi üzerine arkadaşı Pierre Nativez ile kente geldiklerini söyledi. Edirne'nin dokusunu da arka plana alacaklarını belirten Era, hayvanlarla empati kuran bir dile sahip yarı belgesel yarı kurgu bir film olduğu şeklinde bilgi verdi.
Filmin çekimleri tamamlandıktan sonra birçok festivale gönderilerek sokak hayvanları konusunu duyurmak ve de Türkiye tanıtımı amaçlıyor.
Ece Era, “İstanbul’da doğdum ama şu anda Belçika'da film okuyorum, master yapıyorum. Buraya çekim için geldim Edirne’ye. 1 ay çekeceğiz önce Edirne’de olacağız sonra İstanbul’a geçeceğiz. Mezuniyet filmimin çekimleri için buradayız. Konusu yarı belgesel, yarı kurgu bir film bu. Konusu hayvanlara dayanıyor. Fakat aynı zamanda da hayvanlara yardım eden bir kadının içinde oluşan kontrastı anlatıyor. Empatik olmak istiyor hem de normal hayata dahil olmak istiyor. Kontrol sahibi olmak istiyor. Oradaki hayvanların ne durumda olduğunu göstermekte farkındalık yaratma amacımız. Deneysel bir çalışma. Anlatması çok zor. Belçika’da master film olduğu için amacım Avrupa'ya ulaşmak. Çünkü Belçika’da gördüğüm kadarıyla sokak hayvanları çok az ve bu konuyla hiçbir bilgileri yok. Hayvanseverlik çok farklı işliyor. Türkiye’yi tanıtma amaçlı, sadece hayvanlar değil. Türk toplumu, Avrupa – Batı arasında kalması, şu anki Türkiye’de çelişkiler ne bunları göstermek amaçlı bir film. 6 kişilik ufak sınıflardayız. Film festivallere gönderiliyor. Kabul görürse avrupa'daki film festivallerinde yer almak hedefim. İnstagram'dan Edirne çöplüğünü gördüm. Orada yaşayan hayvanların sayısının çok fazla olduğunu gördüm. O yüzden burasını seçtim. Hayvanları sıklıkla besleyen birisi ile iletişime geçtim. Filmde çoğunlukla Edirne çöplüğünde çekimler olacak. Aynı zamanda restoranda çekimimiz olacak. Hayvanlardaki açlık, oradaki eziyet ve insanların nasıl sofralarda keyifle yediğini kontrast yapmak için öyle bir çekimiz var.”













