Beyazıt Sansı köşe yazıları
Feyzullah Paşa türbesi mi
Edirnemiz gerçekten bir tarih hazinesi.
Saraylar, camiler, köprüler, çeşmeler, hanlar, kervansaraylar, hamamlar, türbeler vb. yüzlerce yapı.
Bu yapılardan bir bölümü zamana meydan okuyarak bu günlere ulaşmayı başarmış.
Bir bölümü de ne yazık ki zamana yenik düşüp toprağın kara bağrında kaybolup gitmiş.
Önceki gün Ayşekadın semtimizden duyarlı bir hemşehrimiz;
“Hocam vaktiniz varsa sana bir şey göstermek istiyorum” dedi.
Merak ettim.
Göstermek istediği şey bir tarihi mezardı. Hemşehrimiz oraya “Türbe” diyordu.
- Devamını oku
- 19 okuma
Türk ün Türk ten başka dostu yoktur
Aktütün Karakolunda uğradığımız hain saldırıya, sözde dostlarımız ABD ve AB ülkelerinden de taziye mesajları geldi.
Bu mesajlarda;
“Böyle bir saldırıya hiçbir ülke dayanamaz” mealinde sözler söyleniyor.
Ama işte biz dayanıyoruz(!)
Nasıl dayanıyoruz, neden dayanıyoruz? Bilen yok. Aslında halk olarak biz dayanmıyoruz. Bize hükümet edenler dayanıyor.
Bizce buna “dayanmak” denmez.
Dense dense “vurdumduymazlık” denir.
Menemen irtica ayaklanmasında (1930) öğretmen-teğmen Kubilay’ın şehit edilmesinin hemen akabinde Büyük Atatürk;
- Devamını oku
- 13 okuma
Çıt kırıldım tavırlarla olmaz
Şehitlerimiz için ulusça ağladık.
15 ilin meydanlarında toplanan 10 Binlerce yurttaşımız, PKK hainlerine lanetler yağdırdı.
Meydanlarda toplanan gözü yaşlı insanlarımızın tek isteği vardı;
“Bu hain saldırılar bitsin, daha başka anaların yüreği yanmasın”
Bu hain saldırılar bitsin.
Bitsin ama nasıl bitecek?
Suya sabuna dokunmadan, çıt kırıldım tavırlarla bu terörün bitmeyeceğini yaşadıklarımız bize gösterdi.
- Devamını oku
- 15 okuma
Bize ağlamak yakışmıyor
Dünkü gazeteler;
“Yine Yastayız/ Yeter Artık/ Türkiye Şehitlerine Ağlıyor/ Yüreğimiz Yanıyor/Milletimiz Şokta/ Daha ne bekliyorsunuz” v.b. benzeri anlamdaki manşetlerle çıktılar.
Kısacası gazetelerimizin manşetleri adeta “Ağlama Duvarı” gibiydi.
Gerçekten Ağlıyoruz.
Ben iki türlü ağlıyorum;
Hem hain pusularda ölen genç yiğitlerimize ve hem de ulusça düşürüldüğümüz çaresizlik için ağlıyorum.
Koca Türk Ulusuna böylesine insan pisliğinden kaynaklanan bir bela için, çaresizlik hiç yakışmıyor.
- Devamını oku
- 9 okuma
Tuvaleti yok etmeye AB ye niyeti var girmeye
Ramazan geldi ve gidiyor...
Ramazan ayında Edirnemizde oldukça yoğun bir ziyaretçi varlığını gözlemledik.
Ecdat yadigârı camilerimiz, dışardan gelen yurttaşlarımızla doldu, doldu, boşaldı.
Gelen konuklar günübirlikçi olsa da, bir şekilde esnafımızın yüzünü güldürecek şekilde alışveriş yaptılar.
Gelen konukların birçoğu ile birebir görüşme fırsatımız oldu.
- Devamını oku
- 31 okuma
Lalezar Edirnemizin yüzünü ak ediyor
Ramazan ayında kutsal mekânların (mabetlerin) ziyaret edilmesinde sayısız yararlar vardır.
Bu, yazılı bir kural olmasa da; Türk-İslam yaşamında yerleşmiş bir gelenektir.
Bilindiği gibi tarihi şehir Edirne’miz başta Selimiye Camii olmak üzere, sayısız mabetlerle doludur.
Bu özelliğinden dolayı Edirne şehri Ramazan aylarında ziyaretçi akınına uğruyor.
Bundan daha güzel ne olabilir?
Geçtiğimiz Çarşamba gününde Edirne’miz belki de Ramazan ayının en yoğun ziyaretçi akınına uğradı.
- Devamını oku
- 41 okuma
Bu yaratığa hangi cezayı vereceğiz
Okullar açıldı.
Ülkemizde yaşam yeniden canlandı, hareketlendi.
Çocuk candır, çocuk hayattır, çocuk neşedir, çocuk gelecektir, çocuk yaşam sevincidir.
Çocuklar Allah’ın masum, günahsız tertemiz yaratıklarıdır.
Nerde gülen bir çocuk görsem yaşama bağlanırım. Gönlümün engin tarlalarında bahar çiçekleri açar.
Ağlayan bir çocuk gördüğümde ise ruhum kararır.İçeme hüzün rüzgarları dolar. Beni hayata bağlayan bağlar kopacak gibi olur. Uçarak koşmak, o ağlayan çocuğu teselli etmek, ızdırabını hemencecik dindirmek isterim.
- Devamını oku
- 22 okuma
Taş
Biz Türklerin dünyadaki bir unvanı da “şair millet” tir.
Belki duygulu bir ulus olduğumuz için belki de Türkçe’nin şiire çok yatkın bir dil olduğu için “şair millet” diye de anılırız.
Bu yüce ulusun naçizane bir ferdi olarak bu şiir tutkusu bende de var.
Hatta biraz da fazlaca var.
Hiç unutmam ilk şiirimi ilkokul 2. sınıfta yazmıştım. (1953)
İlk iki mısra, hala aklımdadır.
“Kedimin adı Tekir/ sahibi de ben Bekir” diye gidiyordu.
Daha sonraki yıllarda şiirle daha iç içe olduk.
- Devamını oku
- 27 okuma
Çiftçi mağdur olur muymuş
Önceki akşam Tv2den ana haber bültenini izliyordum...
Kürsüde TBMM eski başkanı Bülent Arınç Manisa-Turgutlu ilçe kongresinde konuşuyor...
Bülent Bey AKP’nin 6 yıllık başarılarından söz ediyor ve “iktidarımızda çiftçiii...” diye başladığı anda salondaki sandalyesinden bir çiftçi üye ayağa kalkıp;
“İktidarınızda çiftçi perişandır, mağdur olmuştur..” deyiveriyor.
Sen misin “çiftçi mağdurdur” diyen Bülent Arınç Bey açıyor ağzını yumuyor gözünü?
- Devamını oku
- 21 okuma
Özür Diliyoruz
Cuma günkü gazetemizi okuduysanız, manşetindeki “ÖZÜR DİLİYORUZ” başlığı dikkatinizi çekmiştir.
Kerim Yurk, manşete taşıdığı bu haber-yorumun ayrıntılarını da kendi köşesinde “Tarih Sizden Hesap Soracak” başlığı ile Edirne kamuoyuna deklâre etmekteydi.
Kerim’in dediğine göre; söz konusu olayın başlangıcının üzerinden 9 ay geçmiş. Oysa ben daha az zannediyordum. Önemli değil...
- Devamını oku
- 26 okuma






>
>
>
>
>
>
>